Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Altı gazeteci İmamoğlu soruşturmasına ilişkin ifadeye çağırıldı; yedi gazetecili dava beraatla sonuçlandı; Sedef Kabaş’a hapis cezası; istinaf yedi gazeteciye verilen hapis cezasını onadı
Altı gazeteci İmamoğlu soruşturmasına ilişkin ifadeye çağırıldı
Gazeteciler Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Soner Yalçın ve Batuhan Çolak, 6 Kasım günü sabah saatlerinde düzenlenen ev baskınıyla ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Gazeteci Ruşen Çakır da öğlen saatlerinde polis eşliğinde evinden alınarak ifade vermeye götürüldü. Gazetecilerin cep telefonlarına da el konuldu. İfadeye çağırılan bir diğer gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ise yurt dışında bulunduğundan ifadesi alınamadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazetecilerin “yanıltıcı bilgiyi yayma” ve “suç örgütüne yardım” iddialarıyla ifadelerinin alınacağını duyurdu.
Gazeteciler ifadelerini verdikten sonra aynı gün yurt dışı çıkış yasağıyla birlikte serbest bırakıldı.
Avukat Hüseyin Ersöz, gazetecilerin, bir gizli tanığın bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’ndan para aldığı iddiası üzerine gözaltına alındığını aktardı.
İstinaf yedi gazeteciye verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını onadı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, 11 gazetecinin yargılandığı davada gazeteciler Diren Yurtsever, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, Zemo Ağgöz, Öznur Değer ve Deniz Nazlımhakkında “örgüt üyeliği” suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını, “hükümde esaslı bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle onadı. Habibe Eren, Ceylan Şahinli ve Mehmet Günhan yönünden verilen beraat kararları da kesinleşti.
Daire, Berivan Altan hakkında “örgüt üyeliği” suçundan verilen hükmü ise usulden bozdu. Gerekçeli kararda suç tarihi ve gözaltı bilgilerine yer verilmemesi ile Altan hakkında Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı suçlamayla süren dosya arasında bağlantı kurulmadan hüküm verilmesi bozma gerekçesi olarak gösterildi.
Öte yandan Ankara Bölge Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı, 22 Ceza Dairesi'nin Gazeteciler Ceylan Şahin, Habibe Eren ve Mehmet Günhan'a ilişkin verilen beraat kararlarının onanmasına itiraz ederek "örgüt üyeliğinden" cezalandırılmasını talep etti.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
LeMan'ın karikatüristi Doğan Pehlevan için “Cumhurbaşkanına hakaret” iddianamesi
LeMan Dergisi'nde yayımlanan bir karikatürde Hz. Muhammed ve Hz. Musa'nın karikatürize edildiği gerekçesiyle "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" suçunun işlendiği iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan karikatürün sahibi Doğan Pehlevan hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla yeni bir iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eser sahibi Pehlevan tarafından kullanıldığı tespit edilen sosyal medya hesabından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içerikli paylaşım yaptığı, söz konusu paylaşımın onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici nitelikte olduğu belirtildi.
İsmail Arı’ya “hakaret” davasında beraat
Gazeteci İsmail Arı hakkında MHP Milletvekili Levent Uysal’ın avukatı Ferhat Pamuk’un şikayeti üzerine “hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 7 Kasım 2025 günü İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya Arı katılmazken avukatı Ali Deniz Ceylan salonda hazır bulundu.
Savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtti ve beraat istedi.
Mahkeme beraat kararı verdi.
Gazeteci Perihan Kaya davasında dosya mütalaa için savcılığa gönderildi
Gazeteci Perihan Kaya’nın “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın sekizinci duruşması 7 Kasım 2025 günü Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada, Kaya’nın avukatı Resul Temur hazır bulundu. Yurt dışında ikamet eden Kaya ise duruşmaya katılmadı.
Mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi. Dava 24 Aralık 2025 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Hakkı Boltan’ın davasında mütalaa hazırlanacak
Kürt Yayıncılar Birliği Eş Başkanı ve Aram Yayınevi sahibi Boltan’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) ve “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamalarıyla yargılandığı davanın sekizinci duruşması 6 Kasım 2025 günü Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Dava, savcının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için 6 Ocak 2026’ya ertelendi.
Dava, 2016 yılında Cizre’de yaşanan sokağa çıkma yasakları sırasında yaptığı Kürtçe basın açıklamasına dayanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu davada müşteki olarak yer alıyor.
Barış Terkoğlu ve İyi Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok’un davası Nisan 2026’ye ertelendi
Gazeteci Barış Terkoğlu’nun “Hatırlı FETÖ’cüler nasıl kurtarılıyor” ve “Savcı bey geliyorum, bu yazıyı da ekleyin" başlıklı yazıları nedeniyle İyi Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok ile birlikte “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması 6 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Terkoğlu ve Üçok ile avukatları duruşmada hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti.
Önceki celse iddianameye konu haberle ilgili soruşturmanın akıbetinin sorulması için HSK’ya yazı yazılmıştı. HSK’nın mahkemenin yazısına “böyle bir soruşturma yoktur” diyerek yanıt vermesine ilişkin konuşan Ahmet Zeki Üçok, “HSK yok diyor ama Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından savcı Gökalp Kökçü hakkında hazırlanan iddianamede, HSK’da böyle bir soruşturma yürütüldüğü kabul ediliyor. HSK mahkemenin sorduğu soruya yalan cevap veriyor. Resmi evrakta sahtecilik, yargılamayı etkileme, görevi kötüye kullanmak var burada” dedi. Üçok, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılarak savcı Gökalp Kökçü hakkında hazırlanan iddianamenin dosyaya gönderilmesini istedi.
Terkoğlu da savunmasında “Gökalp Kökçü hakkında yazılan iddianameyi okusanız ‘burada daha nasıl haberler varmış’ diye şaşar, eksik gazetecilik yapmakla yargılarsınız beni. Dava konusu yazıda Gökalp Kökçü’nün söylemleri dışında benim tek bir hakaret içeren ifademi göremezsiniz. Kökçü’nün itham ettiği hakimin ismini bile açık yazmamışım. Ben nasıl hakaret etmiş olabilirim?” diye sordu. Terkoğlu, Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenmesini ve Kökçü hakkında yazılan iddianamenin dosyaya celbini talep etti.
Terkoğlu ve Üçok’un avukatları da müvekkillerinin taleplerini yinelediler ve emekli savcı Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenilmesini ve Kökçü hakkındaki iddianamenin dosyaya celbini istediler.
Mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak emekli savcı Gökalp Kökçü hakkındaki iddianamenin istenilmesine karar verdi.
Gökalp Kökçü’nün tanık olarak dinlenilmesi talebini bu aşamada reddeden mahkeme, davayı 28 Nisan 2026 gününe erteledi.
"Yenidoğan çetesi savcısı" haberinden gazetecilere ceza istendi
Yenidoğan Çetesi'ne yönelik soruşturmayı yürüten savcının görevden alındığı iddiası ile ilgili haber ve paylaşımlar gerekçe gösterilerek halktv.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe, gazetepencere.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nilay Can, gazeteci Veysi Dündar ve avukat İrem Çiçek hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 5 Kasım 2025 günü Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Dinçer Gökçe ile avukat Ali Deniz Ceylan hazır bulun.
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Dinçer Gökçe, Nilay Can, Veysi Dündar ve İrem Çiçek'in üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmasını istedi. Savcı ayrıca avukat İrem Çiçek'in "kurul halinde görev yapan kamu görevlilerine hakaret" suçlamasından da cezalandırılmasını istedi.
Gazeteci Dinçer Gökçe ve avukat Ali Deniz Ceylan esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunma yapmak üzere süre talep etti. Süre talebini kabul eden mahkeme, davayı 8 Ocak 2026 tarihine erteledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Fatoş Erdoğan ve 19 diğer sanıklı dava başladı
CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyım atanmasına karşı yaptıkları sosyal medya paylaşımları nedeniyle, aralarında gazeteci Fatoş Erdoğan’ın da bulunduğu üçü tutuklu 20 kişi hakkında “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 5 Kasım 2025 günü İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Tutuklu sanıklar Abdullah Esin, Nur Betül Aras ve Ömer Faruk Mangaltepe’nin yanı sıra tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu. Başka bir dosyadan tutuklu olan akademisyen Emrah Gülsunar duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Sanıklar ve avukatları, iddianamenin başka bir dosyadan kopyalanıp hazırlandığını savundu. Akademisyen Emrah Gülsunar, kendi paylaşımıyla ilgisi olmayan "Soğuk Savaş Programı" ve "dini değerlere saldırı" gibi ifadelerin iddianamede yer aldığını belirterek, "Bu ifadelerin benim paylaşımımla ne ilgisi var?" diye sordu.
Avukat Muhammed Mesut Yıldız da "Soğuk Savaş programı ile bu dosyanın ne ilgisi var? Bu iddianame, başka bir dava metninden kopyalanıp yapıştırılmış" dedi.
Elif Ertürk’ün avukatı, iddianamede delil olarak kullanılan “sanal devriye” uygulamasına da itiraz etti. Avukat, Anayasa Mahkemesi’nin 19 Şubat 2020 tarihli kararıyla bu uygulamayı iptal ettiğini hatırlatarak, iddianamenin hukuka aykırı temellerle hazırlandığını savundu.
Gazeteci Fatoş Erdoğan, protestoları haberleştirdiğini ve sosyal medya paylaşımlarında video ve açıklamaları tırnak içinde aktardığını belirtti. Erdoğan, “Bu açıklamalar bana ait değil ama iddianamede bu nedenle suçlanıyorum. Gazetecilik görevimi yaptım” dedi.
Plastik mermiyle yaralandığını söyleyen ve vücudundaki morlukların tespit edildiği fotoğrafları heyete gösteren Erdoğan, “Burada gerçekten yargılanması gereken ben miyim?” diye sordu.
Savcı, tutukluluk hallerinin ve adli kontrol tedbirlerinin devamını istedi.
Mahkeme, 57 gündür tutuklu bulunan üç sanığın yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Tutuksuz sanıkların imza yükümlülüğü kaldırıldı.
Avukat Muhammed Mesut Yıldız hakkında yargılama izni alınmadığı için Adalet Bakanlığı’na yazı yazılmasına hükmedildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ek iddianame hazırlanması için de müzekkere yazılmasına karar verildi.
Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2026’da görülecek.
Gazeteci İsmail Arı’ya "Dayakçı bürokrat yargılanacak" haberinden beraat
BirGün muhabiri İsmail Arı’nın, AKP’li bürokrat Rıza Uçan’ın yargılanacağını haberleştirdiği için “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 4 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24’ün takip ettiği duruşmaya Arı katılmazken avukatı Ali Deniz Ceylan ile Uçan’ın avukatı Fatma Betül İsen salonda hazır bulundu.
Avukat Ceylan, duruşma savcısının önceki celsede sunduğu ve Arı’nın “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan ceza talep edilen esas hakkında mütalaasına karşı beyanda bulundu.
"Bu davalarda savcıların da işini yapıyoruz. Şüpheliler lehine de delil topluyoruz" diyerek söze başlayan Ceylan, haberde belirtilen darp konusuyla ilgili Uçan'ın yargılandığı bir davanın hala devam ettiğini hatırlattı.
Ceylan, öte yandan habere konu Tozkoparan Mahallesinde haberdeki iddialara ilişkin tepkiler olduğunun açık kaynaklardan öğrenebileceğini ifade etti.
Hükmünü açıklayan mahkeme, Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 223-2/a’da düzenlenen “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” gerekçesiyle Arı’nın beraatına karar verdi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Hakan Dirik’e hapis cezası
Gazeteci Hakan Dirik yaptığı haber gerekçe gösterilerek yargılandığı davada 10 ay hapis cezasına çarptırıldı, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Yenigün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Dirik hakkında eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın şikayeti üstüne “iftira” suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması 4 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Mahkeme, Dirik'e 10 ay hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Dirik, Cumhuriyet muhabiri olduğu dönemde Türkiye'den Suriye'deki cihatçı gruplara sarin gazı yapımında kullanılan kimyasal silah hammaddesi sevkiyatı yapıldığına ilişkin iddiaları haberleştirdiği gerekçesiyle yargılanıyordu.
İsmail Arı ve Yaşar Gökdemir’in davası Nisan ayına ertelendi
BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir'in, “Kuzey Kıbrıs’ta MHP'li vekilin talimatıyla ‘veriler silindi’ iddiası” haberi nedeniyle MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ve eşi Ece Uysal'ın şikâyeti üzerine "iftira" (TCK 267) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 4 Kasım 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24’ün takip ettiği duruşmaya Arı katılmazken avukatı Ali Deniz Ceylan hazır bulundu.
Belgelerin dosyaya gelmemesi üzerine hem avukat Ceylan hem de duruşma savcısı eksik hususların giderilmesini talep etti. Talepleri kabul eden mahkeme davayı 28 Nisan 2026 tarihine erteledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Sedef Kabaş'a "yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" suçundan hapis cezası verildi
Gazeteci Sedef Kabaş’ın, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’la ilgili yaptığı bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 4 Kasım 2025 günü İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Kabaş’ın avukatı Selen Sınmaz hazır bulundu. Kabaş ise duruşmaya katılmadı.
Önceki celsede esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Kabaş'ın atılı suçtan cezalandırılmasını talep etmişti. Mütalaaya karşı savunma yapan avukat Sınmaz beraat istedi.
Mahkeme, dava konusu paylaşımda "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun unsurlarının oluştuğuna hükmederek Sedef Kabaş'a 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Yedi gazetecili davada tüm sanıklara beraat
Gazeteciler Hayri Tunç, Gülistan Dursun, Pınar Gayıp, Serpil Ünal, Can Papila, Muhammet Enes Sezgin ve Osman Akın hakkında “örgüt propagandası” (TMK 7/2) ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamalarıyla açılan davanın beşinci duruşması 4 Kasım 2025 günü İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya gazeteciler katılmazken, avukatları hazır bulundu.
Mahkeme heyeti, gazetecilerin beraatına karar verdi.
Dava, Nazım Daştan ve Cihan Bilgin anmasına katılım gerekçesiyle açılmıştı.
MA muhabiri Ahmet Kanbal’ın “yanıltıcı bilgiyi yayma” davası Ocak 2026’ya ertelendi
Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Ahmet Kanbal’ın, 6 Şubat depreminde devlet müdahalesinin yetersiz olduğu yönündeki sözleri gerekçe gösterilerek "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) iddiasıyla yargılandığı davanın talimat duruşması 3 Kasım 2025 günü Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Mardin 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilen talimat kapsamında Mardin’de görülen duruşmaya Kanbal ve avukatı Erdal Kuzu katıldı.
Duruşmada savunma yapan Kanbal suçlamayı reddetti.
Avukat Erdal Kuzu da müvekkilinin gazeteci olduğuna dair belgeleri ve devletin yetkililerin depremin ilk üç gününde yetersiz kaldığına ilişkin haberlerin dökümünü mahkemeye sunacaklarını söyledi.
Mahkeme talimat dosyasının kapatılarak, dosyanın Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Davanın bir sonraki duruşması 16 Ocak 2026'da görülecek.
En az 29 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
7 Kasım 2025 günü itibarıyla Türkiye’de en az 29 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
