Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Fatih Altaylı hakkında hapis cezası ve tutukluluğa devam kararı; Saraçhane davasında 8 gazeteciye beraat; RTÜK’ten 3 televizyon kanalı ve 2 radyo istasyonuna ceza; Tuğçe Yılmaz hakkında “Türk milletini aşağılamak” suçlamasıyla dava açıldı
Gazeteci Fatih Altaylı'ya hapis cezası ve tutukluluğa devam kararı
Tutuklu gazeteci Fatih Altaylı'nın, YouTube kanalındaki programında söylediği sözler gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanını tehdit" (TCK 310/2) suçlamasıyla İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davanın ikinci duruşması 26 Kasım 2025 günü Silivri Cezaevi yerleşkesindeki 2 No'lu duruşma salonunda görüldü.
Jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirilen Altaylı alkışlarla karşılandı. P24 tarafından takip edilen duruşmada Altaylı'nın avukatları ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı hazır bulundu.
Celse arasında sunduğu 1 Kasım 2025 tarihli esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, Altaylı'nın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı mütalaaya katıldıklarını belirterek Altaylı’nın cezalandırılmasını talep etti.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Altaylı, "Ben gazeteci arkadaşımdan rica ettim, benim yayından sonra Sayın Cumhurbaşkanı'nın programında bir değişiklik olmuş mu diye bakması için. Gördüm ki programlarında en ufak bir değişiklik olmamış. Cumhurbaşkanı'nın benim konuşmamdan rahatsız olacağı, korkacağı bir şey yok. Ben örgüt üyesi de değilim, şiddete başvurmuşluğum yok. Cezaevinde olduğum için değil ama fikri olarak haksızlığa uğradığımı söylemek istiyorum. Şu an karşınızda olmaktan utanç duyuyorum demeyeyim ama çok gereksiz buluyorum” dedi. Altaylı beraatını ve tahliyesini talep etti.
Mahkeme, “Cumhurbaşkanını tehdit” suçundan Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Kaçma şüphesi bulunduğu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçeleriyle Altaylı'nın tutukluluğunun devamına hükmedildi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
RTÜK’ten 3 televizyon kanalı ve 2 radyo istasyonuna ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), üç televizyon kanalı ve iki radyoya yayın ihlali gerekçesiyle ceza verdi.
Kurul, SZC TV’de yayımlanan “Türkiye’nin Sözü” programında CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş’ın iktidara yönelik, “Meşruiyetini kaybetmiş, meşruiyetini Amerika’da bulmaya çalışıyor. Ülkenin madenlerini peşkeş çekiyor” ve “Mevcut Milli Eğitim bakanı (Yusuf Tekin) kendisiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığına çökmüş olan Cihannüma kliği ile beraber memleketi bambaşka bir yere doğru sürüklemeye çalışıyordu…” ifadeleri nedeniyle idari para cezası verdi.
Kurul, Edessa TV’de Filiz Aslan’ın sunuculuğunu yaptığı “Gezgin Mikrofon” isimli ve “Ani Harabeleri” konulu belgeselde yer alan şu ifadelere de adli para cezası verdi:
“Evet şimdi girelim ve Ani Harabeleri’nin içinde yatan o muhteşem kiliseleri, katedralleri ve sonradan kondurulan camileri görelim. Camiler de diyorum çünkü Alparslan 1065’te bu şehri ele geçirdikten sonra camiye çevirmiş çoğu kiliseleri ve yeni camiler de yaptırmış. Ne yazık ki işte bizim bu vandal kültürümüzün bir yansıması…”
Karara gerekçe olarak, ifadelerin “toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olduğu” belirtildi.
TLC’de yayımlanan “Şeytanın Avukatı” (The Devil’s Advocate) adlı filmde müstehcen ögeler bulunduğu gerekçesiyle kanala para cezası kesildi.
Metro FM’de sunuculuğunu Onur Yar’ın yaptığı Metro Morning isimli programda da bir dinleyicinin gönderdiği “Bütün uyuşturucuları en az bir kere denememekten dolayı pişman olurdum” mesajı nedeniyle, kanala para cezası verildi.
Kararda, “yayın hizmetleri, alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz” denildi.
Kurul ayrıca, “Burhaniye Radyo Ses” radyosunda yayımlanan ve hükümlü veya tutukluların programa mesaj gönderdikleri “Mahkum Özel” programı hakkında da radyoya “istek şarkılar aracılığıyla kişilere şifreli mesaj ve talimat gönderilebileceği” gerekçesiyle adli para cezası verdi.
Gazeteciler Öznur Değer ve Osman Akın hakkında dava açıldı
JinNews Haber Müdürü Öznur Değer ile Yeni Yaşam gazetesi eski Yazı İşleri Müdürü Osman Akın hakkında yaptıkları haber gerekçe gösterilerek “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” (TMK 6/1) suçlamasıyla dava açıldı.
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Kızıltepe Jandarma Komando Tabur Komutanı Kamil Aksoy'un suç duyurusu ile başlatılan soruşturma sonrası hazırlanan iddianamede, haberin "Basın özgürlüğü kapsamında yer almadığı" savunuldu.
Gazeteciler, 16 Temmuz 2024'te Mardin’in Nusaybin ilçesinde bir eve yapılan baskında yaşanan işkence iddiaların ilişkin yaptıkları haber nedeniyle yargılanıyor.
Gazeteci İsmail Arı hakkında RTÜK’ün şikayeti üstüne dava açıldı
Gazeteci İsmail Arı hakkında yaptığı haber gerekçe gösterilerek RTÜK’ün şikâyeti üstüne dava açıldı.
Gelişmeyi X hesabından duyuran Arı, BirGün gazetesinde 30 Ağustos’ta yayımlanan “Skandalın RTÜK ayağı neden araştırılmıyor?” başlıklı haber nedeniyle yargılanacak.
Arı, dönemin RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in de dosyada mağdur olarak yer aldığını belirtti.
Bianet editörü Tuğçe Yılmaz hakkında “Türk milletini aşağılamak” suçlamasıyla dava açıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiyeli Ermeni gençlerle yaptığı söyleşiyi konu alan haberi nedeniyle bianet editörü Tuğçe Yılmaz hakkında "Türk milletini aşağılamak” (TCK 301) suçlamasıyla iddianame hazırladı.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, savcılığın hazırladığı iddianameyi kabul ederek ilk duruşma tarihini 2 Aralık saat 14.30 olarak belirledi.
Yılmaz, “Türkiyeli Ermeni gençler anlatıyor: 109 yıldır süren yas” başlıklı haberi nedeniyle yargılanacak.
Gazeteci Rojda Altıntaş ifadeye götürüldü
Gazeteci Rojda Altıntaş “haberleşmenin gizliliğini ihlal” şüphesiyle 27 Kasım günü ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.
Altıntaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, GBT kontrolü sırasında polisin kendisine hakkında yakalama kararı olduğunu söylediğini ve ifadesinin alınması için gözaltına alındığını duyurdu.
Avukatı ise yaptığı açıklamada, “Müvekkili pek çok kez hedef de gösteren MK isimli şahsın şikayetlerine ilişkin adres karmaşası sebebiyle tebligat problemi yaşanmış ve yakalama kararı çıkartılmış” diye konuştu.
Altıntaş ifadesini verdikten sonra aynı gün karakoldan ayrıldı.
Hatice Şahin’in davası Mayıs 2026’ya ertelendi
Gazeteci Hatice Şahin’in “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması bugün Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Şahin'in savunmasının ardından mahkeme, davayı 5 Mayıs 2026 tarihine erteledi.
Saraçhane davasında 8 gazeteciye beraat
İstanbul Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından gerçekleşen protesto eylemlerini takip eden ve gözaltına alınıp iki günlüğüne tutuklanan gazeteciler Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Zeynep Kuray, Gökhan Kam, Kurtuluş Arı, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Emre Orman’ın da aralarında bulunduğu 12 kişinin “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşması 27 Kasım 2025 günü İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşma İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin salonunda yapıldı. Sanıkların katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı tüm sanıkların beraatını istedi.
Gazeteci Hayri Tunç'un avukatı Şule Recepoğlu, gazeteci olan müvekkilinin olay yerinde haber takip etmek için bulunduğunu söyledi ve beraat istedi. Diğer sanık avukatları da savcının esas hakkındaki mütalaasına katıldıklarını belirterek müvekkillerinin beraatını talep etti.
Mahkeme, "yüklenen fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması" nedeniyle 8 gazeteci ve 4 avukatın ayrı ayrı beraatına karar verdi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Osman Akın ve Veysi Sarısözen’in davasında Sarısözen’in dosyası ayrıldı
Gazeteciler Osman Akın ve Veysi Sarısözen’in “örgüt propagandası” (TMK 7/2) iddiasıyla yargılandığı davanın 20. duruşması 27 Kasım 2025 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya gelen olmadı.
Mahkeme, Sarısözen’in dosyasının ayrılmasına karar vererek, dosyayı esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderdi.
Dava 27 Ocak 2026 gününe ertelendi.
Gazeteci Şerife Oruç’un davası Haziran 2026’ya ertelendi
Gazeteci Şerife Oruç'un “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla 2016 yılından beri yargılandığı davanın 30. duruşması 27 Kasım 2025 günü Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya Oruç katılmazken, avukatı Mesut Aydın salonda hazır bulundu.
Mahkeme heyeti önceki celseler gibi gazeteci Oruç hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar verdi.
Dava 16 Haziran 2026 tarihine ertelendi
Hasan Cemal’in yeniden görülen davasında bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılacak
Gazeteci Hasan Cemal hakkında, T24 internet sitesinde 16 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan köşe yazısı gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davanın ikinci duruşması 27 Kasım 2025 günü görüldü.
Yargıtay’ın bozma kararının ardından Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasına Hasan Cemal ve avukatı Fikret İlkiz, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinden SEGBİS yoluyla katıldı.
Kimlik tespitinin ardından savunma yapan Cemal, “Buraya kendimi savunmak için gelmedim. Kendimi savunmaya ihtiyacım yok. Bu memlekette, insanları yalanda yaşatmak için nasıl korkunç bir devlet aygıtı kurulduğunu çok iyi biliyorum” dedi.
Cemal’in savunmasının ardından mahkeme, dosyanın bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılabilmesi için talimat evrakının ait olduğu mahkemeye iadesine karar verdi.
Haber takibinde gözaltına alınan gazetecilere açılan dava başladı
DEM Parti İstanbul İl Binası önündeki basın açıklamasını takip ederken gözaltına alınan JinNews muhabiri Elfazi Toral ve Demokratik Modernite çalışanı Sema Korkmaz ile bir kişi hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" (TCK 265), "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlarından açılan davanın ilk duruşması 27 Kasım 2025 günü İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Elfazi Toral ile avukatı Sidar Perçin hazır bulundu.
Savcı, eksik hususların giderilmesini talep etti. Avukat Perçin ise müvekkili Toral'ın duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.
Mahkeme, Elfazi Toral'ın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi. Sema Korkmaz'ın adresinin araştırılarak beyanının alınması için usulü işlemlerin yapılmasına da karar veren mahkeme, davayı 14 Nisan 2026 tarihine erteledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Rüstem Batum’un davası zaman aşımından düştü
Gazeteci Rüstem Batum’un “devletin kurumlarını aşağılama” (TCK 301) suçlamasıyla yargılandığı davanın 26. duruşması 26 Kasım 2025 günü İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Batum’un avukatı Hazal Sümeli hazır bulundu.
Mahkeme sekiz yıllık zaman aşımının dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.
Batum’a yöneltilen suçlamaya 10 Eylül 2015 tarihinde İMC TV’de yayınlanan “Ayşegül Doğan ile Gündem Müzakere” adlı programdaki beyanları delil olarak gösteriliyordu.
Gazeteci Abdurrahman Gök’ün “terör” suçlamalarıyla yargılandığı davada gizli tanık dinlendi
Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Abdurrahman Gök'ün haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle "örgüt üyeliği" (TCK 314/2) ve "örgüt propagandası" (TMK 7/2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması 25 Kasım 2025 günü Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Gök ve avukatları hazır bulundu.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Gök hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla hazırladığı yeni iddianame mevcut dosyayla birleştirilmişti. Birleştirilen dosya yönünden savunmasını yapan Gök, “İş dönüp dolaşıp benim Kemal Kurkut’un fotoğrafını çekmeme geliyor. Asıl yargılanma nedenim bu fotoğraflardır. Gazeteciyim ve gazetecilik dışında başka herhangi bir meslek yapmadım. Yıllardır bu mahkemelerde yargılanıyorum, gizli tanığın ifadelerinin doğruluğu yoktur. Beraatımı ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını istiyorum" dedi.
Gök'ün ardından gizli tanığın dinlenmesine geçildi. Gizli tanık, “Abdurrahman Gök MA'da yönetici olarak çalışmaktadır, kendisiyle o sıralarda bağlantılarımız oldu. Suriye'de örgütle bağlantı kurduğunu biliyorum. Ama kiminle bağlantı kurduğunu bilmiyorum” diye konuştu.
Savunma avukatları yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. Savcı ise yurt dışı yasağının devamını istedi.
Gök’ün Yargıtay 3. Ceza Dairesindeki dosyasının akıbetinin sorulmasına karar veren mahkeme, yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması yönündeki talepleri ise reddetti. Dava 26 Şubat 2026 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
BirGün yazarı Zafer Arapkirli'nin yargılandığı dava Ocak 2026’ya ertelendi
BirGün gazetesi yazarı Zafer Arapkirli’nin sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilere “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 25 Kasım 2025 günü İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Soruşturma, iktidara yakın Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük’ün, Arapkirli’nin yaptığı bir paylaşımı hedef göstermesi üzerine başlatılmıştı. Arapkirli’nin, 23 Ekim 2024’te X’te yaptığı “ÇOK KÖTÜ BİR SENARİSTSİN… Zaten hep öyleydin” paylaşımı üzerine Küçük, Arapkirli’yi Cumhurbaşkanını hedef almakla suçlamış ve savcılığa çağrıda bulunmuştu.
Arapkirli ve avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
Arapkirli savunmasında şunları söyledi: “Öncelikle şunun altını çizmek ve zaten herkesin malumu olduğu halde, bir kez daha hatırlatmak gerekiyor: Burada ihbar ve şikâyet üzerine bir yargılama var. Ama, ortada bir suç yok. Siyasi bir yargılamadan ve her siyasi yargılamada olduğu gibi, bir ‘susturma, sindirme çabası’ndan söz edebiliriz sadece. Bir rejim yandaşının, rejimden beslenen minik bir yandaş muhbirin bir ihbarını, daha doğrusu iftirasını ‘asist’ olarak değerlendirip skor sağlamaya çalışma çabası var. Benim yaşım 68, gazetecilikte meslek kıdemim 48 yıl. Yani yarım asra yakın. Ben hep kurulu düzene, baskıcı rejimlere, demokrasi düşmanı uygulamalara karşı mücadele ederek yaşayarak gelmiş, neredeyse 18 yaşımdan bu yana, bu tür yönetimlere karşı korkmadan, hiçbir endişe duymadan mücadele etmiş biriyim.”
Daha sonra avukatlar savunma yaparak derhal beraat talep etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı ise davaya katılma talebinde bulundu.
Mahkeme, davaya katılım talebini kabul etti ve esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için davayı 13 Ocak 2026 tarihine erteledi.
Rüstem Batum’un davası Kasım ayına ertelendi
Gazeteci Rüstem Batum’un “Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) suçlamasıyla yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması 25 Kasım 2025 günü İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya katılan olmadı.
Dava 13 Nisan 2026 tarihine ertelendi.
En az 27 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
28 Kasım 2025 günü itibarıyla Türkiye’de en az 27 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
