Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 558

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 558

Alican Uludağ tutuklandı; Nisanur Yıldırım için ceza talebi; Enver Aysever hakkında iddianame hazırlandı; istinaf İsmail Arı’ya verilen beraat kararına itirazı reddetti 

Alican Uludağ tutuklandı

Deutsche Welle (DW) Türkçe'nin Ankara muhabiri Alican Uludağ 20 Şubat günü “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) iddiasıyla tutuklandı. 

Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) suçlamalarıyla 19 Şubat günü Ankara’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirildi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyon kapsamında, Uludağ’ın Ankara’daki evine polis baskını yapıldı. Uludağ, İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısını planlayan IŞİD mensuplarını tahliye edildiğine ilişkin haberi ve X'teki sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Uludağhakkındaki soruşturmaya, gözaltına alındıktan sonra Adalet Bakanlığından izin alınarak “Türk milletini aşağılamak” (TCK 301) suçlaması da eklendi. Uludağ, 20 Şubat günü İstanbul Adliyesinde savcılığa ifade verdi. 

İfadesinin ardından Uludağ, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Alican Uludağ, yaptığı savunmada paylaşımlarının eleştiri olduğunu vurguladı. Ancak hakimlik, Uludağ'ın "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan tutuklanmasına karar verdi. 

Uludağ, 18 Aralık 2024 tarihinde NOW TV'de yayımlanan haberinde, Yargıtay'ın Atatürk Havalimanı'nda 45 kişinin ölümüne sebep olup 46 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2604 yıl hapis cezası alan altı sanık hakkında tahliyeye hükmettiğini kamuoyuna duyurmuştu. 

MA muhabiri Ceylan Şahinli hakkında dava açıldı 

Gazeteci Ceylan Şahinli hakkında, Suriye’de düzenlenen SİHA saldırısıyla öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin anmasına katıldığı gerekçesiyle dava açıldı. 

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Şahinli hakkında soruşturma açan Suruç Cumhuriyet Başsavcılığının "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla hazırladığı iddianame, Suruç Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

İddianameyi kabul eden Suruç Asliye Ceza Mahkemesinin önümüzdeki günlerde duruşma tarihi belirlemesi bekleniyor. 

Enver Aysever hakkında “kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla iddianame hazırlandı 

Tutuklu gazeteci Enver Aysever hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla iddianame düzenlendi

YouTube yayınında sağcılara yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınan gazeteci-yazar Enver Aysever, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla 11 Aralık'ta tutuklanmıştı. 

Küçükçekmece Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede suç oluşturan eylem olarak "sol görüşlü vatandaşları, sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik etti" ifadeleri kullanıldı. Aysever'in paylaşımı altına gelen yorumları "tahrik" delili olarak gösteren savcılık, videodaki ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti. 

İstinaf mahkemesi İsmail Arı hakkında verilen beraat kararına yapılan itirazı reddetti 

AKP Bursa Milletvekili ve eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın şikâyeti sonucu açılan ve BirGün muhabiri İsmail Arı’nın beraat ettiği dava için istinaf mahkemesi kararını verdi. İstinaf, beraat kararının hukuka uygun olduğunu belirterek Varank’ın başvurusunu reddetti. 

Varank’ın şikâyetiyle, 18 Kasım 2022 tarihinde BirGün’de yayımlanan “Deniz manzaralı araziyi Varank’ın ‘kuzeni’ kaptı!” başlıklı haber nedeniyle BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla dava açılmıştı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın dördüncü duruşmasında savcı ceza talep etmiş, mahkeme ise “yüklenen suçun kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle” Arı’nın beraatına kararı vermişti. Bunun üzerine karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine taşınmıştı. 

Mahkeme 11 Şubat 2026'da, “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından” oy birliğiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. 

İsmail Arı “hakaret” şüphesiyle ifade verdi 

Gazeteci İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üstüne “hakaret” (TCK 125) iddiasıyla ifade verdi

Arı ifadesinde “Ebubekir Şahin gerek önceki görevleri gerek ise mevcut görevi dolayısıyla kamuya mâl olmuş bir kişidir. Kızının sınavsız memur yapılması da haber değeri taşımaktadır ve bunun haber olması da sıradan bir gazetecilik faaliyetidir… Bir suç işlemedim, sadece gazetecilik yaptım” dedi. 

Arı “Kızı Türk Telekom'dan Rekabet Kurumu'na” başlıklı haberinde, Şahin’in kızını sınava gerek kalmadan istisnai kadrodan Rekabet Kurumuna soktuğunu yazmıştı.  

Kayseri’de gazeteci Aslan “yanıltıcı bilgiyi yayma” şüphesiyle ifade verdi 

Kayserili yerel gazeteci Ali Türk Aslan, bir polis baskınına ilişkin yaptığı haber gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) şüphesiyle 16 Şubat günü gözaltına alındı

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubeye götürülen Aslan’ın burada polis tarafından ifadesi alındı. Daha sonra Aslan, Kayseri Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla telefonuna el konularak serbest bırakıldı. 

Basın kartı ücreti “terör finansmanı” sayıldı 

ETHA muhabiri Pınar Gayıp’ın Uluslararası Gazeteciler Federasyonunun (IFJ) sağladığı Uluslararası Basın Kartı ücreti ödemesi, emniyet ifadesinde gazetecilere yöneltilen sorular arasında yer aldı

İstanbul merkezli 22 kentte 6 Şubat günü Ezilenlerin Sosyalist Partisine (ESP) yönelik düzenlenen operasyonda 81 kişi “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) iddialarıyla tutuklandı. Tutuklananlar arasında ETHA çalışanı gazeteciler Elif Bayburt, Müslüm Koyun, Nadiye Gürbüz ve Pınar Gayıp da vardı. 

Gürbüz’ün emniyet ifadesine giren mali analiz raporunda, Gayıp adına yaptığı Uluslararası Basın Kartı (International Press Card, IPC) başvurusu ödemesinin sorulduğu görüldü. 

Raporda, Gürbüz’ün 6 Ağustos 2021 tarihinde Türkiye Gazeteciler Sendikasına (TGS) “Pınar Gayıp IFJ kart ücreti” açıklamasıyla gönderdiği 350 TL, “terör suçundan hakkında işlem yapılan şahıslarla para transferi” başlığı altında değerlendirildi. 

Soruşturma kapsamında Gürbüz’e, bu para transferini “hangi amaçla” ve “kimin talimatı” ile yaptığı soruldu. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, "Söz konusu ücret, IFJ’nin kart karşılığıdır. Cebinde IFJ kartı taşıyan herkes gazetecidir. Buradan suç üretme çabası beyhudedir.” dedi. 

İnan Ketenciler yeniden yargılandığı davada beraat etti 

Gazeteci İnan Ketenciler hakkında, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrası başlayan yeniden yargılamanın ilk duruşması 19 Şubat 2026 günü İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı doğrultusunda yeniden ele alınan dosyada, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi, Ketenciler hakkında beraat kararı verdi. 

Ketenciler, 23 Haziran 2019 tarihinde bekçilerin bir vatandaşa yönelik kötü muamelesini videoya çekip sosyal medya hesabından paylaşması nedeniyle yargılanmıştı. Ketenciler hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” ve “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri kaydetmek veya yaymak” (TCK 286/1) suçlamaları yöneltilmişti. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi, “soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri kaydetmek veya yaymak” suçundan bir ay hapis cezasına hükmetmiş, bu cezayı 25 gün karşılığı 500 TL adli para cezasına çevirmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermişti. Bu kararın ardından Ketenciler, bireysel başvuruda bulunmuştu. Anayasa Mahkemesi, başvuruyu inceleyerek gazetecinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiş ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermişti. 

Nefes muhabiri Nisanur Yıldırım hakkında ceza talebi 

Nefes gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım hakkında yaptığı haber gerekçe gösterilerek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un şikâyeti üzerine "kamu görevlisine hakaret" (TCK 125/3) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 18 Şubat 2026 günü Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Yıldırım'ın katılmadığı duruşmada avukatı Merve Bilgin ile müşteki Ersoy'un avukatı hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti. 

Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Yıldırım'ın "kamu görevlisine hakaret" suçlamasından cezalandırılmasını talep etti. 

Yıldırım'ın avukatı esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre talep etti. Ersoy'un avukatı Hasan Hüseyin Kalafat ise mütalaaya katıldıklarını belirterek, Yıldırım’ın cezalandırılmasını istedi. 

Süre talebini kabul eden mahkeme, davayı 11 Haziran 2026 gününe erteledi. 

Haberin ayrıntıları için tıklayın.

Ömer Ödemiş’e hapis cezası

TELE1 TV Ankara bürosu idari temsilcisi görevini yürütürken, TMSF''nin el koyması sonrası atanan kayyım tarafından işten çıkarılan Ömer Ödemiş, “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla 18 Şubat 2026 günü 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ödemiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek başlatılan soruşturma kapsamında 9 Nisan 2016’da gözaltına alınmıştı. Tutuklama talebiyle Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilen gazeteci, ertesi gün serbest bırakılmıştı.

Mehmet Şahin’in davasında dosya savcılığa gönderildi 

Yazar ve gazeteci Mehmet Şahin hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) iddiasıyla açılan davanın altıncı duruşması 17 Şubat 2026 günü Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü

Duruşmada Mehmet Şahin ve avukatı Resul Temur hazır bulundu. 

Mahkeme, mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine hükmetti. Dava 11 Haziran 2026 gününe ertelendi. 

Haber telifleri nedeniyle yargılanan gazetecilerin davası Nisan ayına ertelendi 

Gazeteciler Erdoğan Alayumat, Tuğçe Yılmaz, Suzan Demir, Gülcan Dereli, Kemal Taylan Abatan, çevirmen Serap Güneş ve sosyolog Berfin Atlı’nın “örgüte yardım” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşması 17 Şubat 2026 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü

Sanıklar duruşmaya katılmadı. 

Mahkeme, dijital materyallerin incelenmesinin beklenmesine karar vererek, davayı 28 Nisan 2026 gününe erteledi. 

Öznur Değer ve Osman Akın’ın davası Mayıs ayına ertelendi 

JinNews Haber Müdürü Öznur Değer ile Yeni Yaşam gazetesi eski Yazı İşleri Müdürü Osman Akın hakkında, yaptıkları haber gerekçe gösterilerek “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” (TMK 6/1) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 17 Şubat 2026 günü Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.Gazeteciler, Mardin’in Nusaybin ilçesinde 16 Temmuz 2024 günü bir eve yapılan baskında işkence yaşandığı iddiasına ilişkin yaptıkları haber nedeniyle yargılanıyor. 

Duruşmada Değer hazır bulundu, Akın ise katılmadı. Değer’in avukatları Erdal Kuzu, Ali Kahraman ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mardin Şube Eşbaşkanı Berivan Orhan da duruşmada yer aldı. 

Değer, savunmasında, “Dosyaya konu olay bir gazetecilik faaliyetidir. Marînê isimli köye jandarma tarafından baskın yapıldığı ve köylülere işkence edildiği bilgisi tarafıma ulaştı. Bunun üzerine köye gittim, yaptığım görüşmelerde olaya ilişkin bilgi aldım ve röportaj yaptım. Açık kaynak taramasıyla isminin Kamil Aksoy olduğunu öğrendiğim Kızıltepe Jandarma Komutanı’nın kadınlara fiziksel işkence yaptığı ve cinsel saldırı tehdidinde bulunduğu yönünde beyanlar vardı. Bu kapsamda yurttaşlar darp raporu aldı; raporlarda işkence izleri yer aldı. Ben gazetecilik faaliyeti yürüttüm” dedi. 

Değer’in savunması sırasında mahkeme başkanı, haberde Aksoy’un fotoğrafının kullanılıp kullanılmadığını sordu. Değer, savunmasını şöyle sürdürdü: “Haberde fotoğrafını da kullandım. Zaten Kamil Aksoy’un fotoğrafı açık kaynaklarda erişilebilir durumdadır. Bu nedenle ‘hedef gösterme’ iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.” 

Avukat Kuzu, “Müvekkilin fiili suç teşkil etmemektedir. Haber, basın özgürlüğü kapsamında ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla yapılmıştır. Müvekkilin kastı kamuoyunu bilgilendirmektir. Suçun unsurları oluşmamıştır” dedi. 

Diğer avukatlar da Değer’in gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü belirterek, haber ve paylaşımların suç unsuru oluşturmadığını söyledi. 

Savunmaların ardından mahkeme davayı 21 Mayıs 2026 gününe erteledi. 

Can Bursalı iki suçlamayla hâkim karşısına çıktı 

Gazeteci Can Bursalı hakkında Duvar haber sitesinde yayımlanan haberler gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) ve “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması 17 Şubat 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Bursalı ve avukatı Melike Polat duruşmada hazır bulundu. 

Bursalı, savcılıkta verdiği ifadenin geçerli olduğunu belirtti. Müşteki, suçtan zarar gördüğü gerekçesiyle davaya katılma talebinde bulundu. 

Mahkeme, şikayetçinin davaya katılma talebini kabul etti. Bursalı’nın savunması alındığı için duruşmalardan vareste tutulmasına hükmeden mahkeme, davayı 24 Eylül 2026 gününe erteledi. 

En az 34 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde               

Alican Uludağ’ın tutuklanmasının ardından, 20 Şubat 2026 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 34 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.            

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir. 

Yukarı