Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 559

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 559

İstinaf mahkemesi Orhan Bursalı’nın hapis cezasını kaldırdı, beraat verdi; Karar muhabiri Çalıkoğlu’na beraat; Evrensel’e düzenlenen silahlı saldırı için “kovuşturmaya gerek yok” kararı

İstinaf mahkemesi Orhan Bursalı hakkında verilen hapis cezasını kaldırarak beraat verdi 

Gazeteci Orhan Bursalı hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamasıyla verilen hapis cezası istinafça kaldırıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi, 16 Şubat 2026 tarihinde oy birliğiyle Bursalı’nın beraatına hükmetti. 

Bursalı hakkında sosyal medya paylaşımında bir kişiye ait ikamet izin belgesinin yayımlanması nedeniyle “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” iddiasıyla dava açılmıştı. Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesi, 7 Şubat 2025 tarihinde görülen üçüncü duruşmanın sonunda Bursalı’yı 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm etmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermişti. Karara karşı Bursalı’nın avukatı Enes Ermaner istinaf başvurusunda bulunmuştu. 

Dosyayı inceleyen 26. Ceza Dairesi, söz konusu suçun oluşabilmesi için hukuka aykırılık bilinci ve suç kastının bulunması gerektiğini vurguladı. Kararda, gazeteci olan Bursalı’nın sosyal medya hesabından bir yabancı uyrukluya ait ikamet izin belgesini, seçim güvenliği konusunda uyarı amacıyla paylaştığı belirtildi. Paylaşımda, söz konusu belgenin kimlik belgesi olmadığı ve oy kullanılamayacağı yönünde ifadeler yer aldığı aktarıldı. Mahkeme, bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığına hükmederek beraat kararı verdi. 

Kobani davasında fotoğraf çeken gazetecilere hapis cezası 

Ankara Batı 14. Asliye Ceza Mahkemesi, Kobani davasının karar duruşmasını izleyen gazeteciler Damla Kırmızıtaş, Derya Okatan Albayrak, Fatih Polat, Fırat Can Arslan, Handan Ceren Bayar, Hüseyin Hayatsever ve Kaan Can Bircan hakkında “ses ve görüntülerin kayda alınması” suçundan mahkûmiyet kararı verdi

Basit yargılama usulüyle görülen duruşmada mahkeme, gazetecilerin 16 Mayıs 2024’te Sincan Ceza İnfaz Kurumunda görülen Kobani davasının karar duruşmasında cep telefonu ve tabletlerle çekim yaptıklarının kolluk tarafından tespit edildiğini belirtti. Mahkeme, gazeteciler hakkında alt sınırdan 1 ay hapis cezası verildi; takdiri indirim ve basit yargılama indirimi uygulanarak ceza 18 gün hapse düşürüldü. 

Mahkeme, Damla Kırmızıtaş hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verirken, bazı sanıklar yönünden kısa süreli hapis cezasını 900 TL adli para cezasına çevirdi. Gazeteci Fatih Polat hakkında ise önceki mahkûmiyet nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına hükmedildi. 

Cezaevinde gazeteciye işkence iddiası 

Gazeteci Emre Orman sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tutuklu gazeteci Pınar Gayıp’ın cezaevinde işkenceye maruz kaldığını öne sürdü

Orman, 20 Şubat günü güvenlik görevlilerinin koğuşlara baskın yaparak tutuklu ve hükümlülere 40 dakika boyunca işkence yaptığını, bu kişilerin arasında Gayıp’ın da olduğunu belirtti. 

İstanbul merkezli 22 kentte 6 Şubat günü Ezilenlerin Sosyalist Partisine (ESP) yönelik düzenlenen operasyonda 81 kişi “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) iddialarıyla tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanı gazeteciler Elif Bayburt, Müslüm Koyun, Nadiye Gürbüz ve Pınar Gayıp da vardı. 

Belediye eşbaşkanından gazeteciye darp ve tehdit 

DEM Partili Tatvan Eşbaşkanı Mümin Erol, gazeteci Mücahit Tarlan’ı darp etti

Gazeteci Sinan Aygül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Erol’un belediyenin kar temizleme konusunda yetersiz kalmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Tarlan'ı arayarak, gazeteciyi tehdit ettiğini duyurdu. 

Aygül, Erol’un aynı günün sabahında gazeteciyle barışmak istediğini söyleyip aracılar vasıtasıyla Tarlan’ı belediyeye çağırdığını ve yüzde 64 engelli, kalp hastası gazeteciye makam odasında yine hakaret ve tehdit savurduğunu yazdı. 

Aygül olayın devamına ilişkin şunları yazdı: “Tarlan'ın karşılık vermesi üzerine Erol, şoförü ve koruması olarak çalıştırdığı amcasının oğlu Abdullah Erol ile birlikte engelli gazeteciye saldırarak darp etti. Erol, hafif yaralanan gazeteciyi daha sonra darp raporu almaması ve şikayetçi olmaması için yeniden tehdit etti.” 

Aygül bu durumu partiye anlattığını ancak partinin yerel yönetimler komisyonunun meseleyi bir şekilde örtbas etmeyi başardığını kaydetti. 

Gazeteci Ertaş gizli tanık iddiaları nedeniyle gözaltına alındı 

Gazeteci Mehmet Ali Ertaş, Mardin'in Artuklu ilçesinde 22 Şubat günü kimlik kontrolü sırasında gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ertaş, 23 Şubat’ta Mardin Adliyesine sevk edildi. Ertaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savcılığa ifade verdi. Avukat Erdal Kuzu ile birlikte savcılık sorgusuna katılan Ertaş'a gizli tanık "K8Ç4B3L1T5"nin iddiaları soruldu. 

Ertaş, iddiaları kabul etmediğini belirterek, gazeteci olduğunu ve hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu beyan etti. İfadenin ardından savcılık, Ertaş'ı serbest bıraktı. 

Ertaş hakkındaki dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Ekim 2022 tarihinde Ankara’da 11 gazeteci hakkında açılan davada beyanlarına yer verilen “gizli” tanık "K8Ç4B3L1T5" beyanları gerekçe gösterilerek başlatıldığı öğrenildi. 

Dosya kapsamında gazeteciler; Diren Yurtsever, Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın, Selman Gözelyuz, Zemo Ağgöz, Habibe Eren ve Öznur Değer ile bir süre Mezopotamya Ajansı Ankara bürosunda stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan gözaltına alınmıştı. Gazetecilerden dokuzuu tutuklanmış, ikisi serbest bırakılmıştı. İddianamenin hazırlanmasının ardından gazeteciler 16 Haziran 2023’te tahliye edilmişti.  Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme; Diren Yurtsever, Berivan Altan, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, ZemoAğgöz, Deniz Nazlım ve Öznur Değer değer hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla 6 yıl 3’er ay hapis cezası vermişti. 

Evrensel gazetesine düzenlenen silahlı saldırı için kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi 

Evrensel gazetesinin İzmir Temsilciliği’ne 13 Ağustos 2025’te düzenlenen silahlı saldırının arkasındaki azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. Tetikçi İ.C.B. 106 gün sonra serbest bırakılırken, İzmir Cumhuriyet Savcılığı, tetikçi ve onu aracıyla getiren şahsı azmettirenler hakkında yeterli delil ve emare olmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturma açılmasına yer olmadığına karar verdi. 

Davanın 1 Aralık 2025 tarihinde görülen ikinci duruşmasında, gazetenin avukatları savcılıktan dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve saldırının arkasında olabilecek diğer kişi veya kişilerin tespit edilmesi için detaylı araştırma yapılmasını talep etmişti. 

Evrensel gazetesinin İzmir temsilciliğine 13 Ağustos 2025 günü gece saatlerinde silahlı saldırı düzenlenmişti. Polis gazetenin tabelasından yedi kurşun çıkarmıştı. Tetikçi şahıs yakalanarak tutuklanmış, 1 Aralık 2025 günü İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ikinci duruşmanın sonunda ise tahliye edilmişti. 

İBB davasında sanık olan gazetecilerin yurt dışı yasağı kaldırıldı 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) ve “suç örgütüne yardım” (TCK 220/7) iddialarıyla gözaltına alınan gazeteciler Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Ruşen Çakır’ın yurtdışına çıkış yasağı kaldırıldı

Habibe İlknur Kaya ve Sarp Yalçınkaya’nın imza atma şartı kaldırılırken, yurtdışına çıkış yasaklarının devamına karar verildi. 

Soner Yalçın’ın ise yurtdışı çıkış yasağı geçtiğimiz ay kaldırılmıştı. 

İBB’ye yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gazeteciler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır ve Yavuz Oğhan 6 Kasım’da gözaltına alınmıştı. 

Gazeteciler; “yanıltıcı bilgiyi yayma” ve “suç örgütüne yardım” suçlamalarıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğünde ifade vermiş ve ardından yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştı. 

MA'nın Kürtçe X hesabına erişim engeli 

Sosyal medya platformu X, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumundan yapılan ihbar üzerine Mezopotamya Ajansı’na ait Kürtçe hesaba erişim engeli getirdi

Mezopotamya Ajansı'nın X hesapları geçtiğimiz ay da erişime engellenmişti. 

Zafer Arapkirli’nin davası Mart ayına ertelendi 

Gazeteci Zafer Arapkirli’nin, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216) ve “yanıltıcı bilgiyi yaymak” (TCK 217/A) suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 26 Şubat 2026 günü İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmaya katılan olmadı. 

Dava 10 Mart 2026 gününe ertelendi. 

Züleyha Müldür’ün davası Mayıs ayına ertelendi 

Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Züleyha Müldür ile iki kişi hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla açılan davanın üçüncü duruşması 26 Şubat 2026 günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmaya Müldür katılmazken, avukatı salonda hazır bulundu. 

Duruşmaya SEGBİS yoluyla bağlanan gizli tanık G.T., ETHA’nın Atılım Gazetesi’nin sosyal medyadaki adı olduğunu iddia etti. 

G.T., sanıklardan Ezgi Gürbüz’ü Atılım Gazetesi’nin dağıtım faaliyetlerinden tanıdığını öne sürdü. Züleyha Müldür’ü ise hatırlamadığını söyledi. 

Züleyha Müldür’ün avukatı Sidar Pelçin ise savunma yapmadı. 

Müldür hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, 14 Mayıs 2026’ya ertelendi.

Ufuk Şanlı beraat etti

Gazeteci Ufuk Şanlı hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 26 Şubat 2026 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Şanlı ve avukatları duruşmada hazır bulundu.

Savcı 25 Şubat günü sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek, beraat talep etti.

Mahkeme, Aktaş’ın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına hükmederek beraat kararı verdi.

Karar muhabiri Çalıkoğlu beraat etti 

Gazeteci Feyza Nur Çalıkoğlu’nun, Çatalca Geri Gönderme Merkezi’ndeki kötü muamele iddialarına ilişkin yaptığı haber gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 26 Şubat 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmada Çalıkoğlu hazır bulundu. 

Tanık Abdülhalim Yılmaz, avukat olduğunu, haberde yer alan açıklamaların kendisine ait olduğunu ve bu açıklamaları yayınlanmadan önce kontrol ettiğini anlattı. 

Çalıkoğlu, savcının esas hakkındaki mütalaasını kabul etmediğini belirterek beraatını talep etti. 

Mahkeme, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Feyza Nur Çalıkoğlu’nun beraatına karar verdi. 

Engin Deniz İpek’in yargılandığı 35 sanıklı davada savcı ceza istedi 

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek’in de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında, Saraçhane’de düzenlenen miting sonrası “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 25 Şubat 2026 günü İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma, salonun yetersiz olması nedeniyle 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı. 

Duruşmada İpek dışında çok sayıda sanık ve avukat hazır bulundu. Ayrıca salonda resmi üniformalı ve sivil polisler de yer aldı. 

Beklenen bilirkişi raporunun dün dosyaya eklendiğini söyleyen avukatlar, raporda sanıklarla eşleşme yapılan fotoğrafların yanlış olduğunu, müvekkilleri olduğu iddia edilen fotoğrafların yanlış kişilere ait olduğunu söyledi. 

Savunmaların tamamlanmasının ardından esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçların sabit olduğunu ileri sürerek, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçundan sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti. 

Mahkeme davayı 4 Mart 2026 gününe erteledi. Hâkim, bir sonraki celsenin karar duruşması olacağını belirtti. 

Gazeteci Yıldız Tar ve yazar Halit Elçi’nin davası Haziran ayına ertelendi 

Gazeteci Yıldız Tar ve yazar Halit Elçi hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 23 Şubat 2026 günü Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü

Tar, Elçi ve avukatları Veysel Ok duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Uluslararası Af Örgütü, ÜniKuir, GALADER, LİSTAG, 17 Mayıs Derneği, Kırmızı Şemsiye Derneği, Kapsama Alanı, CEİD, MLSA, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaİstanbul, İnsan Hakları Derneği (İHD) LGBTİ Komisyonu, İHD Genel Merkezi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 1 No’lu Şube, Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadının İnsan Hakları Derneği, Pembe Hayat, Direnişin Renkleri, İzmir Barosu, Ankara Kadın Platformu, Avrupa Birliği (AB) Delegasyonu, İnsan Hakları Okulu, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Aramızda Derneği, STGM, Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD), Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, KuirGaming, Ankara Pride, GoFor, TİHV, İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP), Demos, Hayvan Yaşam Özgürlük, Antikapitalist Öğrenciler, Yeşil Sol Parti, BURHAK, Almanya Elçiliği, Fransa Elçiliği, Hollanda Elçiliği, İsveç Elçiliği ve Norveç Elçiliği takip etti. 

Duruşma salonunda ve önünde silahlı polisler bekletildi. Avukatların polislerin salondan çıkarılması talebi hâkim tarafından reddedildi. 

Mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarına ek savunma yapıp yapmayacaklarını sordu. Sanıklar ile avukatları ek savunma yapmayacaklarını beyan etti. Tar ve Elçi haklarındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep etti. Avukat Ok, “Yıldız bilinen bir gazeteci ve sivil toplum çalışanı. Mesleği gereği yurt dışına çıkması gerekiyor. Adli kontrollerin tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. 

Savcı, yurt dışı yasağının devam etmesini talep etti. 

Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, davayı 24 Haziran 2026 gününe erteledi.

Ercan Aktaş’ın davası ertelendi  

Gazeteci Ercan Aktaş hakkında "örgüt propagandası" (TMK 7/2) suçlamasıyla açılan davanın dokuzuncu duruşması 23 Şubat 2025 günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.  

Duruşmaya katılan olmadı.  

Mahkeme davayı 8 Eylül 2026 gününe erteledi. 

En az 27 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde                

Expression Interrupted’ın ulaştığı son bilgilere göre, 27 Şubat 2026 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 27 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.             

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.

Yukarı