Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Çok sayıda gazeteciye gözaltı ve engelleme; istinaf mahkemesi Furkan Karabay’a verilen cezayı bozdu; Sol Haber ve Sendikal Haber’in X hesaplarına erişim engeli
NATO zirvesi öncesinde ve sırasında çok sayıda gazeteciye gözaltı ve engelleme
NATO zirvesi öncesi 5 Temmuz’da gazeteci, avukat, akademisyen, öğrenci, sendikacı ve aktivistlere yönelik operasyonlar düzenlendi.
Polis, bianet ve Niha+ muhabirlerinden Abbas Vural’ı, T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü’yü ve Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’yu sabah saatlerinde evlerine yaptığı baskınlarla gözaltına aldı. Üç gazeteci de dört günlük gözaltının ardından 9 Temmuz günü serbest bırakıldı.
Basın kuruluşları, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmasının özgürlük ve güvenlik hakkının yanı sıra halkın bilgi edinme hakkı ile basın ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek, gözaltıları kınadı ve gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.
Öte yandan, 7 Temmuz günü Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni protesto etmek isteyen gruba polis müdahale etti. Müdahale sırasında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, bazı milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri polis tarafından abluka altına alındı. Polis, protestoyu takip eden gazetecilerin görüntü almasını da engellemeye çalıştı, basın mensupları bölgeden uzaklaştırıldı.
22 Haziran’da başkentte 13 günlük bir toplanma yasağı ilan edilmişti. Ertesi gün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “terör örgütleriyle bağlantılı oldukları” iddiasıyla 241 kişi hakkında tutuklama emri çıkarmış ve 225 kişi gözaltına alınmıştı. Kaos GL’nin genel yayın yönetmeni Yıldız Tar da gözaltına alınanlar arasındaydı. Tar, 25 Haziran’da “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılanmak üzere tutuklanmıştı.
Gazeteciler Berfin Ay, Hazar Dost ve Kayhan Ayhan gözaltına alındı
Gazeteciler Hazar Dost ve Kayhan Ayhan, 6 Temmuz’da gözaltına alındıktan sonra 7 Temmuz günü serbest bırakıldı.
Gazeteci Hazar Dost, 6 Temmuz günü İstanbul’da oturduğu mahallede alışveriş yaparken gözaltına alındı. BirGün muhabiri Kayhan Ayhan ise aynı gün İstanbul’da evinde gözaltına alındı.
Gazeteci Doğu Eroğlu, Dost’un gözaltına alınma gerekçesinin, daha önce yerel mahkemece hükme bağlanan ancak istinaftan dönen bir dosyadaki “eksik ifadesi” olduğunu duyurdu.
Eroğlu, Dost’un çağrılması halinde her an ifade vermeye gidebileceğinin nöbetçi savcılığa iletilmesine karşın, talebin reddedildiğini yazdı. Geceyi semt karakolunda geçiren Dost, 7 Temmuz’da Küçükçekmece Adliyesinde mahkemeye çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını ilk celseden beri takip eden Ayhan ise “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla gözaltına alındı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gönderildi. Ayhan, 7 Temmuz günü yurt dışı seyahat yasağıyla birlikte serbest bırakıldı.
Öte yandan, Azadîya Welat Yazı İşleri Müdürü Berfin Ay, Şırnak’ın Cizre ilçesinde gözaltına alındı. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) gitmek üzere geldiği sınır kapısında, asılsız olduğu anlaşılan bir ihbar üzerine gözaltına alınan Ay, savcılık tarafından ifadesi alınmadan adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, Ay'ın haftada bir gün imza verme şartını içeren adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.
İstinaf mahkemesi Furkan Karabay’a verilen cezayı fazla bularak bozdu
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, gazeteci Furkan Karabay'ın, Mirgün Cabas'ın YouTube kanalına verdiği röportaj nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Burak Erdoğan, Necmeddin Bilal Erdoğan ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın şikâyetiyle yargılandığı davada kararını verdi. İstinaf mahkemesi, Karabay'ın “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) ve “iftira” (TCK 267) suçlarından aldığı mahkûmiyet kararını bozdu. Karabay, bu iki suçlama dışında bir de “hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla yargılanıyordu ancak mahkeme bu suçlamadan beraat kararı vermişti.
Dairenin 13 Ocak tarihli kararına göre, Karabay'ın tek bir konuşmasından hem hakaret hem iftira suçu çıkarılıp ayrı ayrı ceza verilmesi hatalı. Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi, aynı fiil birden fazla suçu oluşturuyorsa sanığa yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesini öngörüyor. Yerel mahkeme bu kurala uymayarak Karabay'ı hem hakaretten hem iftiradan cezalandırmış, bu da fazladan ceza anlamına gelmişti.
Daire, iki suçun tek bir fiilden kaynaklandığını, bu nedenle TCK 44. maddesi uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi gerekirken, her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet kurulmasının kanuna aykırı olduğunu belirtti.
Erdoğan'ın çocukları Necmeddin Bilal Erdoğan, Ahmet Burak Erdoğan ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar'a yönelik hakaret suçundan verilen beraat kararına ilişkin avukatlarının itirazları ise reddedildi. Daire, yerel mahkemenin bu yöndeki kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti.
Dosya, cezanın yeniden, tek suçtan belirlenmesi için yerel mahkemeye gönderildi. Dosya bozularak yerel mahkemeye döndükten sonra, mahkeme 7 Temmuz'a duruşma tarihi vermişti. Bu duruşma ise hâkimin izinli olması sebebiyle yapılamadı.
Sol Haber ve Sendikal Haber’in X hesaplarına erişim engeli
Sol Haber’în X hesabına ilişkin 4 Temmuz günü “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişime engeli kararı verildi.
Erişim engeli 5 Temmuz’da X tarafından uygulandı. soL Haber'in X hesabı Türkiye'den "görünmez" hale getirildi.
Öte yandan, emek mücadelesine ilişkin haberler paylaşan Sendikal Haber'in X hesabına da Türkiye'den erişim engeli getirildi.
Erişim engelinin ardından Devrimci Sendikal Dayanışma (DSD) Türkiye Yürütmesi yazılı bir açıklama yaptı. "Yasaklar Emekten Yana Mücadelemize Engel Olamaz" başlıklı açıklamada, Sendikal Haber hesabına erişim engeli getirildiği belirtilerek, siyasal iktidarın uzun süredir bant daraltma, yargı kararları ve erişim engelleriyle muhalif sesleri susturmaya çalıştığı ifade edildi.
Timur Soykan’ın davasında dosya yeni atanan savcıya gönderildi
Gazeteci Timur Soykan hakkında, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi yayma” (TCK 217/A) ve “suç işlemeye tahrik” (TCK 214) suçlamalarıyla açılan davanın 10 Temmuz 2026 tarihli duruşması, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Soykan, duruşmaya avukatı Gamze Pamuk ile birlikte katıldı.
Duruşmada savcı değişikliği yapıldı.
Suçlamaya konu edilen sosyal medya paylaşımlarını mahkemede okuyan Pamuk, bunların birer kanaat açıklaması olduğunu belirtti.
Savcı değişikliği nedeniyle yeni bir esas hakkındaki mütalaanın hazırlanmasını talep eden Pamuk, müvekkilinin beraatını istedi.
Mahkeme, dosyanın yeni atanan savcıya tevdi edilmesine karar vererek davayı 11 Eylül 2026 tarihine erteledi.
Diyarbakır'da 19 gazetecinin yargılandığı dava ertelendi
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de tutuklanan ve bir yılı aşkın süre tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edilen 19 gazetecinin “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın 11. duruşması 9 Temmuz 2026 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada yargılanan gazetecilerden Elif Üngür ve gazetecilerin avukatı Resul Temur hazır bulundu.
Yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi. Dava 10 Kasım 2026 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Furkan Karabay’ın tazminat davası Şubat 2027’ye ertelendi
Gazeteci Furkan Karabay hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Yakup Ali Kahveci’nin şikâyeti üzerine açılan 150 bin TL’lik manevi tazminat davasının duruşması 8 Temmuz 2026 günü İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada davalı vekili Avukat Özge Naz Akkaya, bekletici mesele yapılan ceza dosyasının temyiz aşamasına geçtiğini belirterek, dosyadaki kararın kesinleşmesinin beklenmesini talep etti.
Mahkeme, bekletici mesele yapılan ceza dosyasının güncel hâlinin celbine ve dosyada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verdi.
Dava 10 Şubat 2027 gününe ertelendi.
Hakan Tosun davasında ikinci duruşma: Görüntülerle ilgili bilirkişi incelemesi yapılacak
Gazeteci ve video-aktivist Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025’te Esenyurt’ta sokakta dövülerek öldürülmesine ilişkin failler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” (TCK 81) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 8 Temmuz 2026’da Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmaya gerekçesiz şekilde kısıtlı gazeteci alındı. Salona giremeyen gazeteci ve Hakan Tosun’un yakınları adliye binasında ses ve görüntü sistemi kurulan başka bir salona yönlendirildi. Duruşma salonunda ise Hakan Tosun’un ailesi ve avukatları ile sanık avukatları alındı. Tutuklu sanıklar ise tutuldukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla davaya katıldı. Duruşma savcısının da değiştiği gözlemlendi.
Duruşmanın başında söz alan Hakan Tosun’un avukatı Cemal Yücel, davaya ilişkin güvenlik kamera kayıtlarını yorumlayarak görüntülerin yeni bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluk halinin devamına karar vererek davayı 22 Eylül 2026 tarihine erteledi. Heyet, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için önce güvenlik görüntü kayıtlarının bilirkişiye gönderilmesine karar verdi. Görüntülerin bilirkişiden dönmesinden sonra da esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderileceğini duyurdu. Mahkeme başkanı, avukatlara ilk duruşmaya çıkan savcının ameliyat olduğunu, eğer iyileşirse celse arasında esas hakkındaki mütalaanın hazırlanabileceğini, bir sonraki duruşma hükmün açıklanabileceğini söyledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Züleyha Müldür ve iki diğer sanığın “terör” davası Eylül ayına ertelendi
Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri Züleyha Müldür ve iki diğer sanık hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 34/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla açılan davanın beşinci duruşması 7 Temmuz 2026 günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Müldür duruşmada hazır bulundu.
Müldür ve diğer sanıklar bu aşamada savunmalarına ek yapmayacaklarını, beraat talep ettiklerini belirtti.
Mahkeme, duruşma arasında mütalaanın sunulabileceğini belirterek Müldür’ün vareste tutulma talebini reddetti.
Dava 28 Eylül 2026 gününe ertelendi.
Casusluk davasında ikinci duruşma: Mahkeme tüm sanıkların tutukluluğuna devam kararı verdi
Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın, görevden uzaklaştırılan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve kampanya direktörü Necati Özkan ile birlikte “siyasal casusluk” (TCK 328/1) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 6 Temmuz 2026 günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşma Marmara Cezaevi Kampüsündeki Duruşma Salonları’nda yapıldı.
Dava, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yaz kararnamesi ile değişen mahkeme heyetiyle görüldü. HSK'nın 12 Haziran tarihli kararnamesiyle Mahkeme Başkanı Necati Sezer Çümen başka bir mahkemeye atanırken, itiraz sürecinde heyette görev yapan üyelerden birinin görev yerinin değiştirildiği, duruşmadan bir gün önce ise savcının değiştiği öğrenildi.
Duruşmada Yanardağ dahil bütün sanıklar hazır bulundu.
Sanıklar ve avukatlarının savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, BTK, Emniyet ve MİT'ten istenen dijital inceleme raporlarının henüz dosyaya ulaşmadığını kaydederek, tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Dava 29 Eylül 2026 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
En az 23 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
10 Temmuz 2026 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 23 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
