Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Halk TV'ye kayyum atandı; Oya Lale Arslan hakkında tahliye kararı; Osman Kavala'nın yeniden yargılanma talebine ret; Murat Ağırel ve Bahadır Özgür'e gözaltı
Halk TV’ye polis operasyonu: Kanala kayyum atandı, 11 kişi gözaltına alındı
Türkiye’de medya kuruluşlarına yönelik operasyonlara 14 Ekim sabahı bir yenisi daha eklendi. Cafer Mahiroğlu’nun sahibi olduğu Halk TV’nin İstabul'daki merkezine sabah saatlerinde polis ekipleri girdi, kanalın yayın akışına müdahale edildi ve şirket yönetimine kayyum atandı.
Halk TV'ye yapılan kayyum atamasının kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu ile ilgili soruşturma kapsamında yapıldığı kaydedildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamasında Mahiroğlu'na ait diğer şirketlere de TMSF tarafından kayyum atandığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı alındığı açıklandı. Savcılık açıklamasında 11 kişinin gözaltında olduğu kaydedildi. Mali Şube ile Kaçakçılık ve Organize Suçlar polisleri de kanalın İstanbul Zeytinburnu'ndaki merkezinde arama yaptı.
Yurtdışında bulunan Mahiroğlu, X hesabından bir paylaşım yaptı ve "Butlan lideri Kılıçdaroglu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV'de" ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV'de katıldığı programda Halk TV'yi "24 saat yalan haber yapmakla" suçlamıştı. Cafer Mahiroğlu için de, "Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?" demişti.
Kanalın internet sitesindeki habere göre, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş canlı yayın akışının devam etmesini istedi ancak kayyum bunu kabul etmedi. Kayyum heyetinin başında ise İbrahim Paşalı bulunuyor. Bir dönem Yeni Şafak’ta yazan, TVNET’te program yapan Paşalı’nın adı, son dönemlerde operasyon düzenlenen medya kuruluşlarına atanan kayyum heyetinde olmasıyla anılıyor. Paşalı, Flash Haber ve EkoTürk’ün ardından Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT’nin yönetim süreçlerinde görev almıştı. Daha sonra ise siyasi casusluk soruşturması kapsamında tutuklanan Merdan Yanardağ'ın sahibi olduğu TELE 1'e kayyum olarak atanmıştı.
Oya Lale Arslan hakkında tahliye kararı
Gazeteci Oya Lale Özan Arslan hakkında tahliye kararı verildi. Gelişmeyi yaklaşık 40 gündür cezaevinde bulunan Arslan'ın avukatı Çağlar Çağlayan duyurdu. Sosyal medya platformları ve YouTube yayınları üzerinden hedef gösterilen Oya Lale Arslan, "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) ve "örgüt propagandası" (TMK 7/2) suçlarından 4 Eylül’de tutuklanmıştı.
Bahadır Özgür gözaltına alındı
Gazeteci ve Halk TV yazarı Bahadır Özgür “soruşturmanın gizliliğini ihlal” (TCK 285) suçlamasıyla 15 Ekim'de gözaltına alındı. Ayrıca Özgür’ün X hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. Özgür'ün gözaltına alındığını, kayyum atanan kanalın genel yayın yönetmeni Bengü Şap Babaeker, X hesabından duyurdu. Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülen Özgür'ün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi. Bahadır Özgür, Emniyet'te alınan ifadesinde paylaşımına konu haberde "gizlilik kararı bulunan hiçbir evrak veya belgeye yer vermediğini" ifade etti. Emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Özgür, savcılık tarafından yurt dışı yasağı ve imza adli kontrol talepleriyle mahkemeye sevk edildi. Savcılığın talebini uygun bulan mahkeme, Özgür hakkında yurtdışı çıkış yasağı ve imza şartı şeklinde adli kontrol kararı verdi.
Murat Ağırel gözaltına alındı
Fon soruşturmasını haberleştirdiği için ev hapsinde bulunan Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel, Sarıgül ailesine ilişkin yürütülen bir soruşturma kapsamında 16 Ekim sabahı gözaltına alındı. Evinde arama yapılan Ağırel, işlemlerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Ağırel’in yanı sıra siyasetçi Aylin Kotil ve Ömer Sarıgül de gözaltına alınırken, Emir Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner hakkında da gözaltı kararı olduğu açıklandı.
Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebine ret
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararının ardından Osman Kavala’nın avukatları tarafından yapılan tahliye ve yeniden yargılama başvurusunu reddetti.
DW Türkçe’nin haberine göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin talebi üzerine gönderdiği mütalaada, Anayasa Mahkemesi’nin Kavala ile ilgili kararını henüz vermediğini ve iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirterek talebin reddini istedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Ekim 2026 tarihli ek kararında, Kavala’nın avukatlarının infazın durdurulması, müvekkillerinin tahliye edilmesi ve yeniden yargılama yapılması yönündeki taleplerinin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318 ve 318/3 maddeleri uyarınca reddine karar verdi. Mahkeme, 25 Nisan 2022 tarihli hükmün infazının devamına hükmetti.
Mahkeme kararında, AİHM’ye başvurmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiği vurgulandı. Gerekçede, uluslararası hukukta kabul edilen genel ilkelere göre başvurucuların öncelikle ulusal yargı mercilerine başvurmaları ve mevcut hukuki yolları kullanmaları gerektiği ifade edildi. Kararda, “Aksinin kabulü uluslararası bir mahkemenin yetkisini aşarak egemen bir devletin yargı yetkisini bağımsızca kullanmasına müdahale teşkil edecektir” denildi.
Kararda, başvurucuların AİHM’ye başvurusu için iç hukuk başvurusunun yetkili ve görevli merci önünde yapılması gerektiğine işaret edildi. “Ancak mahkememiz dosyasına konu kararda, iç hukuk yollarını tüketme şartının gerçekleştirilmeden karar verildiği görülmektedir” denildi. Ayrıca karara karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebileceği belirtildi.
Osman Kavala, 25 Nisan 2022’de Gezi Parkı davasında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.
RTÜK’ten Sözcü TV ve Koza TV’ye “fon” cezası
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), fon soruşturmasına ilişkin yayınları nedeniyle Sözcü TV ve Koza TV’ye yüzde 3 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
RTÜK gerçekleştirdiği toplantıda Sözcü TV ve Koza TV’de yayımlanan fon soruşturması içeriklerini değerlendirdi. Kurul, iki kanala yönelik yaptırım kararlarını, yayınlarda kullanılan ifadelerin izleyici kanaatinin oluşumunu etkilediği ve siyasi kesimlere yönelik suç isnadı içerdiği gerekçelerine dayandırdı.
Sözcü TV’ye, 7 ve 8 Ekim tarihlerinde yayımlanan programlarda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik hakkındaki iddiaların ele alınış biçimi nedeniyle ceza verildi. RTÜK, söz konusu yayınların izleyicilerin doğru ve sağlıklı kanaat oluşturmasını engellediği değerlendirmesinde bulundu.
Koza TV’ye ise 8 Ekim’de yayımlanan bir programda fon soruşturmasına ilişkin kullanılan “İktidarın bütün isimlerinin içinde olduğu bir vurgundan bahsediyoruz” ifadesi nedeniyle yaptırım uygulandı. Kurul, bu sözlerin bir siyasi kesimin tüm mensuplarına ağır suç isnadında bulunduğu görüşünü benimsedi.
Sözcü TV sunucusu Serap Belovacıklı hakkında soruşturma başlatıldı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Sözcü TV sunucusu Serap Belovacıklı hakkında “halkı kin ve nefrete teşvik” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Re’sen başlatılan soruşturmanın gerekçesi olarak Belovacıklı’nın sosyal medya paylaşımları gösterildi.
YENİ Parti milletvekili Ümit Özlale, fon vurgununa ilişkin açıklamasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın babasının da yüklü miktarda işlem yaptığını öne sürmüştü. İddianın yalanlanmasının ardından Özlale, iktidara yakın isimlerin hedefi olmuştu. Özlale’nin eşi Serap Belovacıklı, sosyal medya hesabından eleştirilere tepki gösteren paylaşımlar yapmış, ardından bu mesajları silmişti.
AKP'den BirGün TV, Timur Soykan, Şaban Sevinç ve Zeynel Emre'ye tazminat davası
AKP, fon vurgununa ilişkin yayın ve açıklamaları gerekçe göstererek BirGün TV ve Timur Soykan'a 600 bin liralık tazminat davası açtı. Şaban Sevinç ve YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre hakkında da ayrı ayrı 500'er bin liralık dava açıldı.
Fon vurgununa ilişkin açıklamalar nedeniyle açılan davada, Timur Soykan ve BirGün TV’nin 26 Eylül, 3 ve 10 Ekim tarihli yayınları, Şaban Sevinç’in 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihli yayınları, Zeynel Emre’nin ise 12 Ekim tarihli açıklamaları gerekçe gösterildi.
İzmir’de yayın yapan Manşetiz’de 12 gazeteci işten çıkarıldı
İzmir’de yayın yapan Manşetiz adlı dijital haber portalında çalışan 12 gazeteci, ödenmeyen maaş ve yemek kartı ücretlerini talep etmelerinin ardından işten çıkarıldı.
Gazeteciler, haber sistemine erişimlerinin engellendiğini, üç gün boyunca çalışmaya hazır beklemelerine rağmen devamsızlık gerekçesiyle işten çıkarıldıklarını belirtti.
Manşetiz bünyesinde çalışan editör ve muhabirlerin maaşlarının ve geçmişe dönük yemek kartı ödemelerinin aylardır aksadığı kaydedildi. Çalışanlar, birikmiş alacaklarını talep etmelerinin ardından şirket yönetiminin kendilerini işten çıkardığını ifade etti.
LeMan davası Şubat 2027’ye ertelendi
Haftalık mizah dergisi LeMan’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan bir karikatürde Hz. Muhammed ve Hz. İsa’nın tasvir edildiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” (TCK 216/1, 218) suçlamasıyla derginin altı çalışanına açılan davanın üçüncü duruşması bugün (13 Ekim) İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada yazı işleri müdürü Aslan Özdemir ile davada yargılanan diğer kişilerin avukatları Fikret İlkiz, Samet Fidan ve Utku Can Akyol salonda hazır bulundu. Derginin genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün ise yurt dışında olduğu için duruşmaya katılmadı.
Duruşmaya geçen celse müdahil olma talebiyle başvuran ancak mahkemece reddedilen Muhammed Hasan Medineli de katılmak istedi ve müşteki tarafına oturmak istedi. Hâkim, Medineli’nin talebinin reddedildiğini hatırlatıp salondan çıkarılmasını emretti. Daha sonra Tuncay Akgün’ün istinabe işleminin evrak eksikliğinden dolayı tamamlanamadığı duyuruldu. Sanık avukatları eksik hususların tamamlanmasını istedi. Duruşma savcısı ise Tuncay Akgün’ün dosyasının ayrılmasını talep etti. Avukat Fikret İlkiz savcının talebine itiraz etti.
Mahkeme, adli yardımlaşma kapsamında istinabe evraklarındaki eksiklikler giderildikten sonra istinabe işlemlerinin devam etmesine karar verdi. Savcının Tuncay Akgün yönünden dosyanın ayrılması talebinin bir sonraki celsede değerlendirmesine hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 2 Şubat 2027 günü yapılmasına karar verdi.
Hatice Duman’ın yeniden yargılandığı dava Aralık ayına ertelendi
Hatice Duman’ın “örgüt yöneticiliği” (TCK314/1) ve “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamalarıyla yeniden yargılandığı davanın 15 Ekim 2026 tarihli duruşması İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava 15 Aralık 2026 gününe ertelendi.
En az 25 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
Oya Lale Arslan'ın serbest bırakılmasının ardından, 16 Ekim 2026 günü itibarıyla Türkiye’de en az 25 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
