Şirin Kabakçı 2. duruşmasında da tahliye edilmedi; Mehmet Gündem 9 ay tutukluluğun ardından ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı 

 

Kapatılan Zaman gazetesinin eski Konya temsilcisi Şirin Kabakçı’nın “FETÖ üyeliği” iddiasıyla tutuklu olarak yargılandığı davanın ikinci duruşması 16 Ağustos günü İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından izlenen duruşmaya, 2017 Mayıs ayından bu yana tutuklu olan Kabakçı, Konya Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlandı.

Kabakçı’ya yöneltilen “örgüte üye olmak” suçlamasına, Zaman gazetesindeki çalışmasına dair SGK kaydı, “FETÖ üyeleri” ile HTS kaydı, yurt dışı seyahatleri, Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’nın tutuklanmalarını protesto etmesi dayanak olarak gösteriliyor.

Duruşma savcısı, dosyadaki eksik belgeleri gerekçe göstererek Kabakçı’nın tutukluluğunun devamını talep etti.

Savcının ardından söz alan Kabakçı’nın avukatı Cumali Aydemir, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, Kabakçı’nın gazetecilik faaliyetinde bulunduğunu ifade etti.

Aydemir sözlerine şöyle devam etti: “Şirin Kabakçı’nın gazetecilik dışında herhangi bir örgütsel faaliyette bulunduğuna dair bir tanık beyanı yoktur. Şirin Kabakçı, Zaman gazetesine kayyum atandıktan sonra da gazetede çalışmaya devam etmiştir.”

Zaman davasında “örgüt üyeliği” suçlamasından beraat eden sanıkları örnek gösteren avukat Aydemir, “Müvekkilimin onlardan bir farkı bulunmamaktadır” dedi.

Kabakçı’nın 16 aydır tutuklu bulunduğunun altını çizen Aydemir, “Ailesi mağdurdur, tahliyesini talep ediyorum. Müvekkilim bu davada beraat edecektir” ifadelerini kullandı.

Avukatının ardından söz alan Kabakçı, Digitürk üyeliğini talimatla iptal ettirdiği iddiasına yanıtla, “İptal tarihi Ekim 2015’tir. O zaman talimat söz konusu değildi” açıklamasında bulundu.

Selçuklu Belediyesi çalışanı bir kişinin hakkında yaptığı bir ihbardaki iddiaları reddeden Kabakçı, bu kişiyi tanımadığını ifade etti. “Konya’da görev yaptığım süre boyunca habercilik dışında herhangi bir faaliyetim olmadı” diyen Kabakçı, tahliyesini talep ederek sözlerini noktaladı.

Duruşmaya verilen kısa aranın ardından ara kararını açıklayan heyet, savcının talebi doğrultusunda Kabakçı’nın tutukluluk hâlinin devamına hükmederek davayı 9 Ekim 2018 tarihine erteledi.

Mehmet Gündem ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı

Gazeteci, Milliyet eski köşe yazarı Mehmet Gündem, dokuz ay tutukluluğunun ardından 14 Ağustos günü ilk kez hâkim karşısında çıktı.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Gündem, hakkındaki “örgüt üyeliği” iddialarını reddetti. Mahkeme savunmaların ardından verdiği ara kararında Gündem’in tutukluluğunun devamına hükmederek, davayı 30 Ekim 2018 tarihine erteledi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili ayrıntılı habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Mehmet Güleş: Cezaevinde Kürtçe mektuplar, kitaplar verilmiyor

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı muhabiri Mehmet Güleş, tutuklu bulunduğu Elazığ 1 No’lu Cezaevi’nde yaşanan hak ihlâllerini yolladığı bir mektupla aktardı.

Mezopotamya Haber Ajansı’nın (MA) aktardığına göre, sekiz ay önce sevk edildikleri cezaevinde şu ana kadar kendilerine Kürtçe mektup ve kitapların verilmediğini belirten Güleş, sadece Kürtçe sözlük ve gramer kitabı verildiğini, Kürtçe yazılan mektupların ise ne gönderilmesine, ne de kendilerine verilmesine izin verilmediğini ifade etti.

21 aydır tutuklu bulunan Güleş, ayrıca atölye gibi cezaevi yönetmeliğinde yer alan haklarından yararlanamadıklarını, temizlik malzemesi ve ayna, cımbız gibi ihtiyaçlarının karşılanmadığını, dışarıdan gönderilen kargoların 3 hafta bekletildikten sonra kendilerine teslim edildiğini, iç çamaşırı, çorap gibi ihtiyaçların ise dışarıdan yollandığında kendilerine verilmeyerek kantinden almaya zorlandıklarını ifade etti.

Güleş ayrıca cezaevinde 30 tutuklunun kendi istekleri dışında tek kişilik odalarda tutulduğunu, bu kişilerden birinin ise KOAH hastası olduğunu aktardı. 

Hasta gazeteci Metin Duran için kampanya 

Geçirdiği kalp krizi sonrası felçli kalan ve hafızasını yitiren, 4 buçuk ay önce ise hakkında verilen hapis cezası nedeniyle cezaevine gönderilen gazeteci Metin Duran’ın tahliye edilmesi talebiyle 12 Ağustos günü sosyal medyada bir kampanya başlatıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre, Mardin’de yayın yapan ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Radyo Rengin’in çalışanlarından Duran, hakkında “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiası ile verilen 3 yıl, 3 ay, 15 günlük hapis cezası nedeniyle 4 buçuk ay önce Nusaybin’deki evinde gözaltına alınarak cezaevine gönderildi.

Duran’ın hâlen Ankara’daki Sincan Kapalı Cezaevi içinde bulunan hastanede tutulduğu ve kendisine sadece bir kardeşinin refakatçi olarak gitmesine izin verildiği belirtiliyor.

Konu ile ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Evrensel muhabiri Kemal Özer’in tutukluluğuna devam kararı 

Eylül 2017’den bu yana tutuklu bulunan Evrensel gazetesi muhabiri Kemal Özer, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşmasında 10 Ağustos günü hâkim karşısına çıktı.

Duruşmada Özer’in avukatları, kendisine isnat edilen suçların gerçekleşmediğini belirterek tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, avukatların talebini reddederek Özer’in tutukluluk hâlinin devamına karar verdi ve davayı 24 Ekim 2018 tarihine erteledi.

Karara gerekçe olarak “kuvvetli suç şüphesi” ile Özer’in “tutuklu kaldığı sürenin adlî kontrol tedbiri için bu aşamada yetersiz kalacak olması” gösterildi.

Geride kalan haftanın diğer ifade özgürlüğü davaları 

  • İstanbul Büyükada’da gerçekleştirilen bir toplantı sırasında gözaltına alınan 10 insan hakları aktivisti ile birlikte yargılanan ve davanın tek tutuklu sanığı olan Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, 14 ay tutukluluğun ardından, 15 Ağustos günü cezaevinden tahliye edildi. Yargılamayı yapan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi Kılıç’ın tahliyesine, aylık olarak yapılan tutukluluk incelemesi sonucunda karar verdi. Aynı mahkeme davanın Ocak ayında görülen duruşmasında Kılıç’ın adlî kontrol şartıyla tahliyesine karar vermiş, savcının itirazı üzerine Kılıç cezaevi çıkışında yeniden gözaltına alınmıştı. Davanın Haziran ayında görülen duruşmasında ise Kılıç hakkında beklenen polis raporunun mahkemeye ulaştığı, raporda Kılıç hakkındaki iddialara delil teşkil edecek bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği görülmüştü. Kılıç ve avukatları tahliye talebinde bulunmuşlar, ancak mahkeme ara kararında Kılıç’ın tutukluluk hâlinin devamına hükmederek davayı 7 Kasım’a ertelemişti.
  • İzmir’de 15 Ağustos günü düzenlenen sosyal medya operasyonu kapsamında EMEP, HDP ve ÖDP üyesi üç kişi gözaltına alındı. Dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle gözaltı gerekçelerine dair bilgiye ulaşılamazken soruşturmaya gerekçe olarak, sosyal medya paylaşımlarında “terör propagandası” veya “suçu ve suçluyu övme” suçlarının işlendiği iddia edildi. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen üç kişi, adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
  • Emniyet Genel Müdürlüğü, 346 sosyal medya hesabı hakkında “dolar kuru” paylaşımları nedeniyle soruşturma başlattı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yer alan açıklamada, paylaşımların Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nca takip edildiği belirtildi. Açıklamada, “dolar kur yükselişini provoke edici ve algı oluşturacak şekilde 07.08.2018 tarih itibariyle paylaşım yapan 346 sosyal medya hesabı” tespit edildiği ve haklarında tahkikat başlatıldığı bildirildi.
  • Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bir kişi, Cumhurbaşkanına sosyal medya üzerinden hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Nesimi D. adlı kişi, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.
  • Kuzey Alman Radyoları (NDR) Türkiye’de bir Alman vatandaşının sosyal medyada “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklandığını bildirdi. NDR’in haberine göre Kürt kökenli Alman vatandaşı İlhami A., 14 Ağustos günü sabah saatlerinde Elazığ’ın bir köyünde ailesini ziyaret etmekte olduğu sırada polis tarafından gözaltına alındı. İlhami A., ifadesi alındıktan sonra tutuklanarak Elazığ’daki cezaevine gönderildi. Avukatı Ercan Yıldırım, İlhami A.’nın Facebook üzerinden Türk hükümetini eleştirmek ve bu paylaşımlar yoluyla “terör propagandası yapmak” suçlamasıyla gözaltına alındığını söyledi.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları 

P24 tarafından, açık kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında oluşturulan listeye göre, 17 Ağustos 2018 itibariyle Türkiye’de en az 183 gazeteci ve medya çalışanı, tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan ulaşılabilir.