Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Tutuklu gazeteci Rahime Karvar tahliye edildi

Tutuklu gazeteci Rahime Karvar tahliye edildi

Beş aydır tutuklu yargılandığı dava kapsamında ilk kez hâkim karşısına çıkan Karvar, “İddianamede suç delili olarak sunulan gazetecilik faaliyetlerimi savunuyorum” dedi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL

 

Tutuklu gazeteci Rahime Karvar hakkında mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek "örgüt üyeliği" (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 12 Haziran 2025 günü İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

 

P24 tarafından takip edilen duruşmada tutuklu gazeteci Rahime Karvar ile avukatları hazır bulundu.

 

Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Karvar, üzerine atılı suçlamayı reddetti. Karvar, “Basın emekçilerine dönük baskıların bir örneği olarak, beş aylık tutukluluğumun ardından bugün ilk kez hâkim karşısına çıkıyorum. Savcılık basın emekçilerinden devlet kurumlarının halkla ilişkiler faaliyetlerini yürümelerini istiyor. Bu gazetecilik mesleğinin ilkelerine aykırıdır. İddianamede suç delili olarak sunulan gazetecilik faaliyetlerimi savunuyorum” dedi.

 

Karvar, “Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünden yaptığı bir konuşmayı bir gazeteci olarak yaptığım programda ele almam basın ve ifade özgürlüğünün ihlalidir. Savcılık her ne kadar mesleki faaliyetlerimi suç unsuru olarak gösterse de ben bunu kabul etmiyorum. Beş aylık tutukluluk sürecim bir mağduriyete dönüştü” diyerek tahliyesini ve beraatını talep etti.

 

Mahkeme başkanı Karvar’a, “Çalıştığım yer neye hizmet eder, başıma iş açar mı’ diye öngöremedin mi?” diye sordu. Karvar, “Ben yaptığım işin suç olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla başıma iş açar mı diye de yaklaşmadım” yanıtını verdi.

 

Savcı, Karvar’ın tutukluluğunun devamını talep etti.

 

Karvar’ın avukatı Elif Taşdöğen, “İddianame polisin hazırladığı fezlekeyle aynı. Savcılık, kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlamış iddianamesini. Müvekkil Güncel Prodüksiyon’da program sunucusudur. Programa katılan konukların sözlerinden sorumlu tutulamaz” diyerek tahliye talep etti.

 

Avukat Taşdöğen’in savunmasında “Sayın Öcalan” ifadesine takılan mahkeme başkanı, “Benim mahkememde örgütün kurucusu terörist başına ‘sayın’ diye hitap edemezsiniz” dedi. Avukatlar, bu konuda Yargıtay kararları olduğunu hatırlatarak mahkeme başkanının müdahalesini eleştirdi. Mahkeme başkanı tekrarlanması durumunda işlem yapacağını söyledi.

 

Karvar’ın avukatlarından Serhat Çakmak ise tutukluluk açısından kaçma şüphesini gerektirecek bir delil bulunmadığından müvekkilinin tahliyesini talep etti.

 

Mahkeme, yurt dışı yasağıyla Karvar’ın tahliyesine karar verdi. Dava 17 Temmuz tarihine ertelendi.

 

Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Medya Haber Tv çalışanları Rahime Karvar, Ahmet Güneş, Welat Ekin, Vedat Örüç, Necla Demir ve Reyhan Hacıoğlu 17 Ocak 2025 tarihinde gözaltına alınmıştı. Karvar ve beraberindeki gazeteciler 20 Ocak günü “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

 

Karvar hakkındaki iddianame 24 Mart’ta tamamlandı.

 

İddianamede, Karvar’ın, “PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün yayın organı” olarak nitelendirilen Medya Haber TV kanalında “Mercek” adlı programın sunuculuğunu yapması suç unsuru olarak değerlendiriyor. Savcı, “Karvar’ın, sunduğu programlarda PKK/KCK yöneticilerinin çağrı ve söylemlerine yer verdiği ve bu söylemlerin örgütsel propaganda ve ajitasyon kapsamında değerlendirildiğini iddia ederek Karvar’ın yalnızca bir gazeteci veya sunucu olmadığını; örgütün medya yapılanması içinde sistematik ve sürekli görev üstlendiğini” öne sürüyor.

Yukarı