Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

VİDEO | "Hakim bey, siz de biliyorsunuz gazetecilik yaptığımızı..."

VİDEO |

Gazeteciler Furkan Karabay ve Elif Akgül, muhabirlik yaptıkları adliye koridorlarından cezaevi görüşlerine uzanan tanıklıklarını anlatıyor

 

Türkiye’de gazetecilerin aylarca cezaevinde kalması uzun süredir olağan bir uygulamaya dönüştü. OHAL döneminden bu yana gazeteciler, haklarında bir soruşturma başlatılır başlatılmaz çoğu zaman tutuklama talebiyle hâkim karşısına çıkarılıyor. Sadece mesleklerini yaptıkları için haftalarca, aylarca, hatta kimi zaman yıllarca, iddianame dahi hazırlanmadan, hangi suçlamalarla karşı karşıya olduklarını bilmeden cezaevinde tutulabiliyorlar.

 

Expression Interrupted programı kapsamında Çiçek Tahaoğlu tarafından hazırlanan video haberde gazeteciler Furkan Karabay ve Elif Akgül, muhabirlik yaptıkları adliye koridorlarından cezaevi görüşlerine uzanan tanıklıklarını anlatıyor.

 

 

Mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca yargılanan gazeteciler, yargılama süreçlerindeki hukuksuzluklara ve iddianamelerin niteliğine dikkat çekiyor. Tutuklama tedbirinin bir cezalandırma pratiğine dönüştüğünü vurgulayan Karabay ve Akgül, bu durumun sadece basın çalışanlarını değil, toplumun farklı kesimlerini de kapsayan genel bir ifade özgürlüğü sorununa dönüştüğünü belirtiyor.

 

Akgül, Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla 18 Şubat 2025’te gözaltına alındı ve üç ayı aşkın süre tutuklu kaldı. Akgül, 20 Ocak 2026’da, 2011–2013 yılları arasında hukuka aykırı biçimde yapılan ve mesleki faaliyetlerine ilişkin görüşmeleri içeren dinlemelerin suç delili olarak sunulduğu davada beraat etti. Akgül, geçirdiği soruşturmalara rağmen gazetecilik yapmayı sürdürüyor.

 

Karabay, yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle üç kez tutuklandı. Son tutukluluğu 201 günü buldu ve 2 Aralık 2025’te tahliye edildi. Tahliye edildiği duruşmada Karabay’a, “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasından 1 yıl 9 ay, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” (TMK 6/1) suçlamasından 1 yıl 3 ay ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” (TCK 125) suçlamasından 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

 

Karabay tahliyesinden sonra Medyascope’ta gazetecilik yapmaya başladı. Ancak 26 Ocak 2026’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına ilişkin belgeli ve teyitli bir haberi gerekçe gösterilerek bu kez “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (TCK 217/A) suçlamasıyla ev hapsine çarptırıldı. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Karabay’dan “Türkiye’nin en çok tutuklanan muhabiri” olarak söz ediyor. Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International) ise 4 Şubat’ta Karabay hakkındaki ev hapsi kararının kaldırılması çağrısında bulundu. Karabay, ev hapsi altında da haber yapmaya devam ediyor.

 

P24, haber takip ettikleri mahkemelerde bu kez kendi savunmalarını yapan gazetecilerin yaşadığı hukuki baskıyı ve mesleki dayanışmanın önemini mercek altına aldı. Akgül ve Karabay’ın yanı sıra gazeteciler Can Bursalı, Canan Coşkun, Ilgaz Gökırmaklı ve avukat Harun Karabay tanıklıklarını paylaştı.

 

Yukarı