Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Yıldız ve Dükel’e "gizli bilgileri temin" suçlamasıyla yeni iddianame

Yıldız ve Dükel’e

Mahkemenin sürmekte olan davayla birleşme kararı verdiği iddianamede gazetecilerin 14 yıla kadar daha hapsi isteniyor

 

CANAN COŞKUN, ANKARA

 

Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve TELE1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel’in haber kaynağı asker Erdal Baran ile yaptığı telefon görüşmeleri nedeniyle yargılandığı davanın ikinci duruşması 6 Ocak 2021 tarihinde Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 

P24 tarafından izlenen duruşmaya yedi aydır tutuklu yargılanan Erdal Baran ile tutuksuz yargılanan Yıldız ve Dükel katıldı. Duruşmayı CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de izledi.

 

Mahkeme başkanı Halit Kılıç, bir önceki duruşma ara kararı gereği Milli Savunma Bakanlığı'nın Erdal Baran'ın dava konusu belgelere erişim izninin olup olmadığıyla ilgili yazı yolladığını belirtti. Bakanlık yazısında Baran'ın sadece kendi birliğindeki, görev alanındaki evraklara erişim izninin olduğu kaydedildi. Başkan Kılıç, Baran’ın akıl sağlığı ile ilgili olarak dosyaya bazı evrakların girdiğini de belirtti.

 

14 yıl daha hapisleri istendi

 

Mahkeme başkanı, celse arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm sanıklar hakkında zincirleme bir biçimde “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme” suçlamasıyla dava açıldığını, mahkemenin 14 Aralık 2020 tarihinde yeni iddianamenin ana davayla birleştirilmesi kararı verdiğini söyledi. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz’ın hazırladığı iddianamede gazetecilerin ilk davada istenen 17,5 yıl hapis cezasının yanı sıra 14 yıla kadar daha hapsi isteniyor.

 

Mahkeme başkanının bilgilendirmesinden sonra sanıklara yeni iddianameye karşı savunmaları soruldu. İlk söz tutuklu sanık Erdal Baran’a verildi. Baran, Milli Savunma Bakanlığı’nın yolladığı belgelere göre gizli belgelere ulaşamayacağının ortaya çıktığını söyledi ve şöyle devam etti:

 

“Ben okumayı çok severim. İddianamede geçen konular açık kaynaklara yansıdı. Bu bilgileri temin ettiğim yer internet, gazete ve haber portallarıdır. Ayrıca ben çocuk denecek yaşta bu mesleğe girdim. 28 yıldan beri vatanıma hizmet ettim. 2017 Eylül’de İdlib Harekâtına katıldım. Benden ne vatan haini ne de casus olur.”

 

Baran’ın avukatı Sahir Yılmaz da MSB’nin yolladığı yazıda telefon görüşmelerinin gizli konular içerip içermediği ile ilgili bir bilgi verilmediğini belirterek müvekkilinden bir casus ve vatan haini çıkmayacağını savundu.

 

“Mutlaka cezalandırılmak isteniyoruz

 

Baran’dan sonra söz hakkı Müyesser Yıldız’a verildi. Yıldız “casusluk” iddiasıyla gözaltına alındıklarını hatırlatarak şunları söyledi:

 

“Böyle olmadığı ortaya çıkınca sorgulama aşamasında ‘ifşa’ ile suçlanıp tutuklandık. Şimdi de savcılık temine getirmeye çalışıyor. Mutlaka bir şey bulunarak cezalandırılmak isteniyoruz. İddia makamı bu çabanın yanı sıra ihbarcının bulunması, ana hedefin ben olduğum, telefonlarımın dinlediği, kimin dinlediğiyle ilgili de bir araştırma yapıp iddianame tanzim etseydi keşke.

 

“Temin dediğimiz şey zaten gazeteciliğin temelidir. Gazeteci önce bilgiyi temin eder, sonra açıklar. Varsayalım ki bilgiyi temin ettim, bu bilgiye ulaşacağım ki yazayım, analiz edeyim.

 

“Genelkurmayın gizli demesiyle bir bilgi gizli olmaz. Libya’daki komutanın kim olduğunu bilmek zor değil. Geçtiğimiz günlerde orada konser verildi. Fotoğraflar çekilmişti, bu ifşa mıdır şimdi?

 

“TSK’ye ve hukuka sahip çıktığım için cezalandırılmak isteniyorum. Yargı reformundan bahsediliyor. Gelin bu reformun işaret fişeğini siz yakın ve beraat kararı verin.”

 

Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı da davada yargılananın gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi. “Yapılan haberlerin yorumunun rahatsızlığı vardır burada. Olaylar zaten bilinen olaylardır. Bu haber yazılana kadar zaten gizliliği kalmıyor” diyen Tokatlı, davanın hukuki yönü açısından eski emniyet müdürü Hanefi Avcı’nın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Tokatlı, Yıldız’ın gazetecilik yaptığının tanıklığı açısından da meslekte deneyimli olan gazetecilerin tanık olarak dinlenebileceğini söyledi. Yıldız’ın diğer avukatı Naci Uğur da “Temin etme suçlaması da olsa ifşa etme da olsa bu bilgilerin sır olması gerekir. Çaba gösterilerek ele geçirilmeli. Ancak müvekkilimin böyle bir çabası yok” dedi.

 

“Dava doğurdu

 

İsmail Dükel de yeni iddianameye karşı yaptığı savunmada söz konusu davanın “bereketli” bir dosya olduğunu belirterek şunları söyledi:

 

“Bir dava dosyası bir başkasını doğuruyor, epey bereketli bir dosya. İfşanın ifşası olmaz da ikinci iddianameyle bir şey olur mu diye düşünmüş savcılık. İki iddianame arasında geçişken bir iddia var. Yargı reformunun konuşulduğu günlerde biz buradayız. Yargı reformu eğer bir ülkede numaralandırılıyorsa ve her döneme bir yargı reformu umuduyla giriliyorsa bu sistemde bir arıza vardır. Biz de bu arıza sonucu buradayız. Bu arızayı biz düzeltemeyiz. Meslek erbaplarına, yani size düşüyor bu.”

 

Dükel'in avukatı Semih Ecer de ikinci iddianamede bilgilerin nasıl temin edildiğinin açıklanmadığını belirtti ve “İhbarcının kimlik bilgisi gelmemiş. İhbar dilekçesi Başbakanlık genelgesine aykırı. Dükel'in temin etme kastının varlığından söz edilemez” dedi.

 

Savunmalar tamamlandıktan sonra mahkeme başkanı, duruşma savcısına taleplerle ilgili görüşünü sordu. Savcı, Yıldız ve Dükel hakkındaki yurtdışına çıkış yasağının devamını ve davanın ihbarcısının kimliğinin tespit edilmesi için Ankara TEM Şube Müdürlüğü’ne yazılan yazının sonucunun beklenmesini talep etti. Savcı ayrıca Erdal Baran’ın tutukluluğunun devamı yönünde karar verilmesini istedi.

 

Mahkeme ilgili makamlara yazılan yazıların sonucunun beklenmesine, Erdal Baran’ın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ile ilgili rapor alınmasına karar verdi. Hanefi Avcı’nın uzman mütalaasının dosyada yer alması nedeniyle tekrar tanık olarak dinlenmesini dosyaya bir katkısı olmayacağı gerekçesiyle reddeden heyet, gazetecilerin tanık olarak dinlenmesi talebini de reddetti.

 

Mahkeme, Yıldız’ın telefonunun dinlenip dinlenmediğinin tespiti ile ilgili talebini de yargılama faaliyetini ilgilendirmediği gerekçesiyle reddetti.

 

Baran’ın tutukluluk hâlinin devamına karar veren heyet, bir sonraki duruşmanın 5 Şubat saat 09:30’da yapılmasına hükmetti.

 

Ara kararın ardından, Baran’ın yakınları tahliye kararı verilmemesine “Haksızlık bu, adaletsizlik bu” diye bağırarak tepki gösterdiler.

 

Ne olmuştu?

 

Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel 8 Haziran 2020’de "askeri casusluk" suçlamasıyla evlerine yapılan baskın sonucu gözaltına alınmış, dijital materyallerine, notlarına el konulmuştu. Üç günlük gözaltının ardından Dükel serbest bırakılmış, Yıldız ise tutuklanarak Sincan Cezaevine gönderilmişti. Yıldız ile birlikte haber kaynağı olan asker Erdal Baran da tutuklanmıştı.


Yıldız, gözaltına alınmadan kısa bir süre önce, 18 Mayıs’ta Kars’ın Çemçe bölgesinde bir askerin hayatını kaybetmesiyle ilgili Twitter hesabından paylaştığı mesajda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Mayıs ayının başında “Çemçe bölgesindeki teröristleri tamamen yok ettiklerini” söylediğini anımsatmıştı. Yıldız, mesajın sonunda hayatını kaybeden asker Ferhat Çiftçi için “Mekânı cennet olsun” demişti. Bakan Soylu da Twitter hesabından Yıldız’ın mesajını paylaşarak “Çemçe grubunun itlafına bir PKK, bir sen üzülmüşsün. Kahramanlarımız, bugün o bölgeye yeni sızmayı 10 metrede çatışma ile teröristleri yok ederek engelledi... Benim üzüntüm, PKK seviciliğin değil, devlet gömleği giymiş pespayelerle iş tutmandır” yazmıştı. Yıldız da Soylu hakkında “hakaret ve iftira” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel ile haber kaynağı asker Erdal Baran’ın “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçlamasıyla 17,5 yıla kadar hapisleri talep edildi.

 

Davanın 9 Kasım 2020 tarihinde görülen ilk duruşmasında Yıldız, yurtdışına çıkışı yasaklanarak tahliye edildi. Mahkeme ayrıca sanıklar hakkında TCK’nin 327. maddesinde düzenlenen “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek” suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verdi. Mahkeme Erdal Baran’ın da akıl sağlığının yerinde olup olmadığıyla ilgili hastanelere yazı yazmıştı.

Yukarı