Derya Okatan ve Eray Sargın’ın yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, diğer dört gazeteciye uygulanan adlî kontrol tedbirlerinin ise devamına karar verdi. Dava 25 Haziran’a ertelendi

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL 

Bakan Berat Albayrak’ın RedHack tarafından sızdırılan maillerini haberleştirdikleri için “örgüt propagandası yapmak”, “bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunma” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılanan altı gazetecinin dokuzuncu duruşması 6 Şubat 2020 tarihinde İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada tutuksuz yargılanan gazeteciler Tunca Öğreten, Mahir Kanaat, Eray Sargın ve avukatları ile Bakan Albayrak’ın avukatı Kevser Güner hazır bulundu. Duruşmayı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), IPI, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve CPJ’in aralarında bulunduğu meslek örgütlerinden temsilciler de takip etti. 

Sanıklardan Eray Sargın, 3 yıldır dosyada ilerleme kaydedilemediğini belirterek, dosyanın karara bağlanmasını talep etti. “Üye olmamakla birlikte örgüte yardımdan” suçlanan Tunca Öğreten, “Bugün dokuzuncu celse fakat bu güne kadar mahkeme bana yardım ettiğim iddia edilen FETÖ ve DHKP-C örgütlerine nasıl yardım ettiğimi sormadı. Habercilik açısından düşünürsem bu işin 5 N 1 K’sı eksik. Bu dosyada müşteki olan sayın bakan suçlamaya konu haberimi 3 yıl boyunca bir kez yalanlamamış. O zaman ben neden yargılanıyorum? RedHack diye bir örgüt bu veriyi hacklemiş ve bunu itiraf etmiş. Bana soru sormuyor heyetiniz. Umarım mahkeme elimdeki kayıtlara dair bana soru sorar çünkü gerçekten bir örgüte nasıl yardım ettiğimi ben bilmiyorum. Sormadığına göre belli ki mahkeme de bilmiyor” dedi. Öğreten, yurtdışı çıkış yasağının da kaldırılmasını istedi. Hiçbir somut delil olmaksızın “FETÖ üyeliği” ile suçlandığını ifade eden Mahir Kanaat ise, “Bu suçlamanın bir izahı olmalı. Bunun izah edilerek sonuçlanmasını istiyorum. Yaptığım iş gazetecilikti. Haber yaptık onun dışında da bu örgütlerle hiçbir alakamız olmadı” diye konuştu. 

Öğreten’in avukatı Tuğba Torun, müvekkilinin “örgüte yardım” bakımından nelerle suçlandığını öğrenmek istediklerini belirterek soruşturmanın genişletilmesini istedi. Ömer Çelik ve Metin Yoksu müdafii Özcan Kılıç, “Bu dosya aslında Çakı kod adlı RedHack grubu elemanı ile Deniz Yücel isimli bir gazetecinin üzerine kurulu. Dosya bu iki isim üzerinden belirlendi ama iddianame bu iki isimden bahsetmiyor. Mağdurlar burada ama asıl kahramanlar yok dosyada. Çakı kod adlı kişi ele geçiriyor bu mailleri. Bu Çakı nerede, ben bilmek istiyorum, ona soru sormak istiyorum. Müvekkilleri manipüle etti mi etmedi mi, bilmek istiyorum. İkinci olarak Deniz Yücel dosyasının buraya getirilip incelenmesini istiyorum. Çünkü dosyanın ana teması orda geçiyordu, tefrik edildi. O dosyada burada yazanlardan çok daha fazlası var” dedi. Mahir Kanaat’ın avukatı Tolgay Güvercin de müvekkiline uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti. 

Mahkeme ara kararında, sanıklar Derya Okatan ve Eray Sargın’ın yurtdışına çıkış yasağını kaldırdı. Diğer sanıkların adlî kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, Deniz Yücel’in dosyasının 32. Ağır Ceza Mahkemesinden istenmesi yönündeki talebi ise reddetti. Duruşma 25 Haziran tarihine ertelendi. 

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.