BM Özel Raportörü Kaye ve 12 uluslararası hak örgütü Altanlar ve diğer gazetecilerin davalarına müdahillik başvurusunda bulundu

BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye ve aralarında PEN International, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün de bulunduğu 12 uluslararası örgüt (HRW) Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki davalarına müdahil olabilmek için başvuruda bulundu.

Türkiye’de tutuklu gazetecilerin davalarını öncelikli olarak ele alan AİHM, geçtiğimiz günlerde Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks’in aralarında Ahmet ve Mehmet Altan, Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Deniz Yücel ve Cumhuriyet gazetecilerinin bulunduğu toplam 10 tutuklu gazeteci davasına müdahil olma talebini kabul etmişti.

AİHM’e gönderilen ve birer kopyası Altan kardeşlerin avukatlarına da iletilen mektuplara göre, BM Özel Raportörü Kaye, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Atilla Taş, Ahmet Şık, Şahin Alpay, Murat Sabuncu ve diğer Cumhuriyet gazetecileri, Murat Aksoy, Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç ve Deniz Yücel davalarına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 36. maddesinin 2. paragrafı ve AİHM İç Tüzüğü’nün 44. maddesinin 3. paragrafı uyarınca 30 Ağustos tarihinde toplu müdahillik başvurusunda bulundu.

12 uluslararası hak örgütünden oluşan grup ise, tutuklu gazeteciler için ayrı ayrı başvurularda bulundu. Bu 12 örgüt arasında, Article 19, the Association of European Journalists (Avrupa Gazeteciler Birliği), Committee to Protect Journalists (Gazetecileri Koruma Örgütü), European Centre for Press and Media Freedom (Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi), the European Federation of Journalists (Avrupa Gazeteciler Federasyonu), Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü), Index on Censorship (Sansür Endeksi), the International Federation of Journalists (Uluslararası Gazeteciler Federasyonu), the International Press Institute (Uluslararası Basın Enstitüsü), PEN International ve Reporters Without Borders (Sınır Tanımayan Gazeteciler) bulunuyor.

AİHM’e gönderilen mektubunda Kaye, 2016 yılının Kasım ayında yaptığı Türkiye ziyaretinde Ahmet ve Mehmet Altan’la cezaevinde görüşme talep ettiğini ancak buna izin verilmediğini anımsattı.

Kaye, AİHM’nin bu 10 davada vereceği kararların Türkiye’de pek çok davaya ve ifade özgürlüğüyle ilgili insan hakları standartlarının dünya genelinde uygulanmasına yönelik etkileri olabileceğini söyledi.

12 uluslararası örgütün Ahmet ve Mehmet Altan başvurusuna müdahillik talebini dile getiren ve PEN International Direktörü Carles Torner’in imzasını taşıyan mektupta ise bağımsız gazetecilere yönelik davaların saygın uluslararası insan hakları örgütlerince eleştirildiği hatırlatıldı. Mektupta bu davaların, özellikle muğlak ve “keyfiliğe açık bir şekilde uygulanan” terörle mücadele yasalarına göre yürütülmeleri gerekçesiyle eleştirildiği belirtildi.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana “eleştirel haberlerinin içerikleri dolayısıyla gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilerin sayısının dramatik ölçüde arttığının” belirtildiği mektupta, Olağanüstü Hâl kapsamında alınan tedbirler ve gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların Türkiye’de ifade özgürlüğünü derinden etkilediği ifade edildi.

Mektupta, müdahillik talep eden 12 örgütün bu davaların AİHM’e Türkiye’deki mevcut uygulamaların “ifade özgürlüğü ve gazetecilik camiası ile kamuoyu üzerinde yarattığı caydırıcı etkiye” yönelik olarak adım atması için önemli bir fırsat sunduğuna inandıkları belirtildi.