Türkiye’den çoğu hâlen tutuklu 11 gazetecinin bireysel başvurularını inceleyen Strasbourg Mahkemesi ilk kez tarih verdi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şahin Alpay ve Mehmet Altan adına bireysel başvuru yapan hukukçular grubundan avukat Ferat Çağıl’a yaptığı yazılı bildirimde, her iki başvuruya ilişkin kararlarını 20 Mart 2018’de Türkiye saatiyle 12’de, mahkemenin websitesinden duyuracağını bildirdi.

Hafta içinde basına sızan haberlerde, AİHM’in Alpay ve Altan başvurularında, her iki gazetecinin tutuklanmalarının “ağır hak ihlâli” oluşturduğuna hükmettiği belirtilmişti. Her iki başvuruya ilişkin kararın yazıldığı, ancak Türkiyeli üyenin “olumsuz” görüşüne ilişkin şerh yazısını yazmasının beklendiği de söz konusu haberlere yansımıştı.

AİHM’in Şahin Alpay ve Mehmet Altan’ın yanı sıra, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Turhan Günay, Akın Atalay, Murat Aksoy, Atilla Taş ve Ali Bulaç adına yapılan başvuruları da yakın zamanda karara bağlaması bekleniyor.

Dosyaların ortak noktası AYM’nin 11 Ocak kararı

Altan ve Alpay dosyalarının ortak noktasını ise, her iki gazetecinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları bireysel başvurulara ilişkin 11 Ocak 2018’de “hak ihlâli” hükmü verilmiş olmasına rağmen, alt mahkemelerin ihlâle son vermek üzere Altan ve Alpay için tahliye kararı vermemeleri oluşturuyor.

Alpay ve Altan dosyalarının AİHM açısından bir başka ortak noktası ise, mahkemenin Türkiyeli hâkimi Işıl Karakaş’ın her iki dosyadan da affını istemiş olması.

3 Mart 2018 itibariyle, Şahin Alpay 580, Mehmet Altan ise 526 gündür Silivri Cezaevi’nde bulunuyor.

Mehmet Altan, 16 Şubat’ta İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı, ancak mahkeme gerekçeli kararını henüz yayınlamadı. Mehmet Altan’la birlikte, AİHM’den karar bekleyen gazetecilerden Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak da 16 Şubat’ta aynı suçtan mahkûm edildi.

Şahin Alpay ise kamuoyunda “Zaman Davası” olarak bilinen davada müebbet istemiyle yargılanıyor. Davanın bir sonraki duruşması 5 Nisan’da yapılacak.

Çeşitli sağlık sorunları bulunan 74 yaşındaki Şahin Alpay’ın avukatları, her ay tutukluluğa itiraz başvurusunda bulunuyorlar, ancak bu talep düzenli olarak reddediliyor. Alpay’ın avukatlarının AİHM’e yaptığı başvurunun incelenmesi yaş ve sağlık sorunları nedeniyle “öncelikli” olarak kabul edilmişti.

AİHM’in 18. madde kapsamında ne diyeceği önemli”

AİHM’e Ahmet Altan ve Mehmet Altan adına başvuruda bulunan hukukçu ekibinden avukat Orhan Kemal Cengiz, P24’e yaptığı açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin 11 Ocak tarihli kararı zaten verilmiş olmasaydı, ben AİHM’den bu dosyalarda çok net bir ihlâl kararı bekliyordum. Ama AİHM şimdi AYM’nin karar verdiği iki dosyayı öne almış görünüyor. Burada ister istemez Türkiye’de AYM’nin görevini yaptığı ve AİHM’in de AYM kararları üzerinden gittiği görünümü var. AYM’nin işlevselliğini isteyen, kollayan bir yaklaşım var Strasbourg’da,’’ dedi.

Cengiz, Altanlar için hem AYM’ye hem AİHM’e yaptıkları başvuruda, haklarının kısıtlanmasının Altanların siyasi iradeyle karşı karşıya gelmesinin bir neticesi olduğunu, dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 18. maddesinin ihlâl edildiğini ortaya koyduklarını, ve bunun Şahin Alpay için de geçerli olduğunu belirterek, AİHM’nin 18. madde kapsamında ne söyleyeceğinin önemli olduğunun altını çizdi.

Cengiz, AYM’nin Altan ve Alpay kararlarının uygulanmamasına ilişkin AİHM’in bir tespitte bulunup bulunmayacağı konusunda ise, bunun normal koşullarda AİHS’nin 6. maddesinin ihlâli anlamına geldiğini, ancak başvuruda bulundukları dönemde henüz AYM kararının uygulanmamasının söz konusu olmadığını hatırlattı.

Diğer gazeteciler için emsal teşkil edebilir”

“Diğer gazetecilerin başvuruları konusunda AİHM’in ne yapacağı” sorusuna Orhan Kemal Cengiz’in cevabı ise şöyle: “Alpay ve Altan kararları pilot dava olabilir. AİHM bu iki başvuruda kriterler belirten bir karar verecek olursa, bu karar zaten Türkiye’den başvuruda bulunan diğer gazeteciler için de uygulama alanı bulacak demektir.”