Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Aslı Ceren Aslan

Aslı Ceren Aslan

Özgür Gelecek gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Aslı Ceren Aslan 9 Şubat 2017 tarihinde Şanlıurfa’da gözaltına alındı. Özgür Gelecek, Aslan’ın Suriye’deki gelişmeleri takip etmek için bölgede olduğunu bildirdi. Gözaltında dört gün kaldıktan sonra Şanlıurfa’da hakim önüne çıkan Aslan hakkında “sınır ihlali” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi. Aslan hakkındaki suçlamaları reddetti, gazetecilik faaliyetleri kapsamında bölgedeki son gelişmeleri takip etmek için sınır bölgesinde bulunduğunu söyledi.

Bianet’in haberine göre, Aslan’ın avukatı Kübra Gündüz, Aslan’ın gözaltında darp edildiğini, Ceylanpınar Jandarma Komutanlığında ve Urfa Terörle Mücadele şubesinde çıplak aramaya maruz kaldığını söyledi. Gündüz, Aslan hakkında Özgür Gelecek yazı işleri müdürü olduğu için hakkında birçok dava olduğunu ve mahkemece bunların da esas alındığını belirtti. Tutuklanmasının ardından Aslan, Urfa 2 No'lu T Tipi Cezaevine gönderildi.

Aslan, hakkında "örgüt üyeliği" ve "örgüt propagandası" suçlamalarıyla açılan davanın 27 Kasım 2017 günü Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında savunmasını yaptı. Üzerine atılı suçlamaları reddeden Aslan, “Suriye’de savaş döneminde yüzlerce kadın öldürüldü, köle pazarlarında satıldı, tecavüze uğradı. Bir kadın gazeteci olarak orada yaşananları haberleştirmek benim görevimdi” dedi. Aslan’ın avukatı ise, müvekkilinin beş gün boyunca gözaltında tutulduğunu ve burada kötü muamele ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığını belirtti. “Sınır ihlali”nin tek başına suç teşkil etmediğini belirten avukat, “örgüt üyeliği” suçlamasına ilişkin olarak ise Yargıtay tarafından belirtilen örgütsel hiyerarşi, fikir ve eylem birlikteliği, kod adı gibi kriterlerin somut olayda yer almadığını ifade ederek, Aslan'ın tahliyesini talep etti. Savcı ise “kuvvetli şüphenin varlığı dikkate alındığında sanığın bu aşamada hakkında adlî kontrol tedbiri verilmesinin yetersiz kalacağını” söyleyerek tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tahliye taleplerini reddederek Aslan'ın tutukluluğun devamına karar verdi. Aslan hakkında açılan diğer dava dosyaları ile mevcut davanın birleştirilmesine karar veren mahkeme, davayı 6 Şubat 2018’e erteledi.

"Propaganda" suçlamasıyla hapis cezası 

Aslı Ceren Aslan hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "propaganda" suçlamasıyla açılan bir diğer davanın karar duruşması ise 2 Temmuz 2019 tarihinde görüldü. Mahkemede savunma yapan Aslan, yaptıkları haberlerin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aslan, “Ben bahse konu gazetenin sorumlu Yazı işleri Müdürlüğünü Kasım 2015 ile Kasım 2016 tarihleri arasında yerine getirdim. Gazetemizin yayın çizgisi ve yayın politikası olarak ezilen kesimlerin sesi olmaya gayret gösterdik. Yapmış olduğumuz haberler de bu çizgidedir. Siyasi konjonktüre bağlı olarak açılmış bir dava ile karşı karşıyayım. Bu konjonktüre bağlı olarak yazı işleri müdürleri haklarında açılan davalar nedeniyle görevlerini yapamaz bir hale getirilmişlerdir. Suçlama konusu yapılan haberler Cizre ve Nusaybin’de özelikle devletin bu bölgelerdeki şiddetine yönelik olup eleştiri kapsamındadır" diyerek beraatini talep etti.

Duruşma sonunda Aslan, Ekim-Kasım 2016 ile Aralık 2016 tarihlerinden iki ayrı sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek "örgüt propagandası yapmak"  suçlamasıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Aslı Ceren Aslan, 2019 yılının Ağustos ayında cezaevinden tahliye edildi.

İstinaf mahkemesi olarak görev yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Aslan'ın sosyal medyada paylaştığı haberler nedeniyle 3 yıl, gazetede yer alan makale ve haberler nedeniyle 3 yıl 9 ay olmak üzere toplam 6 yıl 9 aylık hapis cezasını 8 Temmuz 2020 tarihinde onadı.

Yukarı