Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gezi davasında dosya mütalaa için duruşma savcısına gönderildi

Gezi davasında dosya mütalaa için duruşma savcısına gönderildi

AİHM kararına karşılık AYM’nin “hak ihlâli yoktur” kararını gösteren mahkeme, Osman Kavala’nın tahliye talebini bir kez daha reddetti

 

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL 

Aralarında tutuklu iş insanı Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 kişinin “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı Gezi davasına 28 Ocak 2020’de devam edildi.

Davanın beşinci duruşmasında sanık avukatları, tanık Murat Papuç’un celse arasında savunmanın yokluğunda dinlenmesinin kanuna aykırı olduğu, Ali İsmail Korkmaz’ı öldüren polis memuru Mevlüt Saldoğan’ın katılan olarak davaya eklenmesinin kabul edilemez olduğu gerekçeleriyle mahkeme heyetinin reddini talep etti. Mahkemenin reddi hâkim talebini reddetmesi üzerine avukatlar karara itiraz ederek salondan ayrıldılar. Avukatların yokluğunda devam eden duruşmada savcı, Kavala’nın tutukluluk halinin devamını talep etti. 

Mütalaasını hazırlaması için dosyanın iddia makamına gönderilmesine karar veren mahkeme, AİHM’in kararının henüz kesinleşmemiş olması, kuvvetli suç unsuru, mevcut delil durumu, tutuklama tedbirinin ölçülü oluşu, AYM’nin tutukluluğun hak ihlali olmadığı kararına da istinaden Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. 

Tanık Papuç celse arasında dinlendi

P24 tarafından takip edilen duruşma, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından, Silivri Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yapıldı. Duruşmada 820 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala, tutuksuz sanıklar Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Çiğdem Mater Utku, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekci ile avukatları hazır bulundu. Duruşmayı ulusal ve uluslararası gözlemciler ile diplomatların da içinde olduğu çok sayıda kişi izledi.

Mahkeme başkanı Galip Mehmet Perk, tanık Murat Papuç’un celse arasında dinlendiğini söyledi. Önceki celse mahkeme tarafından Adalet Bakanlığı’na yazı yazılarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kavala hakkında verdiği kararın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuştu. Hâkim Perk, Bakanlık tarafından gönderilen cevabi yazıda, kararın henüz kesinleşmediğinin söylendiğini aktardı.

“Papuç’un savunmanın yokluğunda dinlenmesi kanuna aykırı”

Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar heyetin reddine ilişkin dilekçesini mahkemeye sundu. Sözlü olarak da beyanda bulunan Bayraktar, Murat Papuç adlı tanığın celse arasında savcı huzurunda savunmanın yokluğunda dinlenmesinin usul kanununa aykırı olduğunu söyledi.  CMK 58/3 maddesini (hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecekse tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır) hatırlatan Bayraktar, mahkeme heyetinin Papuç’un dinlenmesi sırasında bu haklarını kullandırmadığını ifade etti. Bayraktar, “Tanığın hayati tehlikesi var, diyorsunuz ama hangi gerekçe ile bu riskin olduğunu söylemiyorsunuz. Neden savcı bulunuyor da biz bulunmuyoruz? Savcı ve savunma eşittir, kararınız eşitlik kuralına aykırıdır. 25 Aralık 2019 tarihli dinlemeniz kanuna aykırıdır. Papuç’un verdiği ifade keenlemyekündür (hiç olmamış gibidir)” ifadelerini kullandı. Bayraktar, heyetin reddini talep etti. 

Tanık sanık müdafilerine sosyal medyadan davet gönderdi

Yiğit Aksakoğlu’nun avukatı Turgut Kazan, “Hayati tehlikesi var” denilerek, savunmanın yokluğunda dinlenen tanık Murat Papuç’un sanık avukatları Aslı Kazan ve Evren İşler’e LinkedIn isimli siteden davet gönderdiğini ifade etti. “Sizin can güvenliğini koruduğunuzu düşünerek verdiğiniz karar sanık müdafileri için tehdit oluşturmaya başladı” diyen Kazan, Papuç hakkında suç duyurusunda bulunulmasını ve sanıklar ile avukatlar huzurunda yeniden dinlenilmesini talep etti. 

“Heyetin uygulamaları tahammül edilemez seviyeye ulaştı”

Can Atalay’ın avukatlarından Mehmet Durakoğlu, borderline ve paranoid şizofreni teşhisiyle TSK’dan malulen emekli edilen tanık Papuç’un akıl sağlığının tartışma konusu olduğunu hatırlattı. Durakoğlu, “Akıl sağlığı tartışma konusu olan bir kişiyi savunmadan kaçırarak dinlediniz. Can güvenliği nedeniyle avukatların böyle bir sorguda bulunmaması, savunmanın can güvenliğini tehdit eden unsurlar olarak görülmesi anlamına geliyor. Bu anlayışı reddediyorum. Heyetinizin özel olarak kurulmuş olmasından sonra yaptığınız uygulamalar bizim ve usul hukuku açısından tahammül edilemez seviyeye ulaşmıştır” diyerek reddi hâkim talebini yineledi.

“Bir katili suçtan zarar gördü diye dosyaya eklediniz”

Mücella Yapıcı, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın avukatlarından Fikret İlkiz de tanık Papuç’un mahkeme için bulunmaz bir tanık haline geldiğini ifade etti. Heyete, “Size hiç güvenimiz yok” diyen İlkiz heyetin reddini istedi.  

Yiğit Ali Ekmekçi’nin avukatı Hasan Fehmi Demir, heyetin CMK 209 ve 215* maddelerindeki hiçbir kurala uymadığını söyledi. Tanıkların büyük çoğunluğunun katılmak istemediklerini belirtmesine rağmen mahkemenin katılmalarına karar verdiğini belirten Demir, “Ali İsmail Korkmaz’ın katili Mevlüt Saldoğan’ı, bir katili, iddianameye suçtan zarar gördü diye dosyaya ekliyorsunuz” dedi. Bu sırada araya giren mahkeme başkanı Perk, “Taş ve sopayla yaralandığı için o yönden katılma kararı verildi” dedi.

Duruşmayı izleyici sıralarından takip eden Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz “Kanıtın var mı? Ali İsmail’in annesiyim ben” diye tepki gösterdi. Mahkeme başkanı ise, “Sizin acınızı anlıyorum. Lütfen sessiz olun” diyerek Korkmaz’ı uyardı. Emel Korkmaz ise “Anlayamazsınız” diye yanıt verdi.

“Tanık olarak sahte bir kişiyi dinlemişsiniz” 

Avukat Demir, tanık Murat Papuç’un soyadını “Eren” olarak değiştirdiği halde heyetin eski isimle tutanağa kaydettiğini belirtti: “TEM Şube tarafından gelen müzekkere yazısında, Murat Papuç’un soyadını değiştirdiği ve Eren olarak kaydettirdiği söyleniyor. Ancak siz Murat Papuç olarak dinlemeye devam ediyorsunuz. Dinlediğiniz bu kişi ya size sahte kimlik ibraz etti ya da Murat Eren olduğunu bildiğiniz halde Papuç diye tutanağa geçtiniz. İkisi de suçtur. Siz tanık olarak sahte bir kişiyi dinlemişsiniz.” Heyetin kanuna aykırı tutum aldığını ifade eden Demir, reddi hakim talebinde bulundu. 

Osman Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu ise duruşmanın başında Adalet Bakanlığı’ndan AİHM kararının kesinleşmediği yönünde yanıt geldiğini söyleyen Perk’e hitaben, “Adalet Bakanlığı’nın cevabında böyle bir ifade yoktur. Sadece bu nedenle dahi heyetinizi reddediyorum” dedi. 

“O tekme cinayet silahıdır”

Can Atalay ve Tayfun Kahraman ile Korkmaz ailesinin avukatı olarak söz alan Ayhan Erdoğan, Mevlüt Saldoğan’ın yaralanmasının taş ve sopayla değil Ali İsmail Korkmaz’a attığı tekmenin şiddetinden kaynaklandığını belirtti: “Saldoğan’ın Gezi ile ilgili şikâyeti rapor alması ile elde edilmiş. Saldoğan’ın aldığı rapor, ayak başparmağının zarar görmesi nedeniyledir. O yaralanma cinayetle ilişkilidir. Ali İsmail’e attığı tekme o kadar şiddetliydi ki ayak başparmakları zarar görmüştür. Cinayet silahıdır o tekme. Taş, sopa diye bir şikâyeti de yoktur. Tek şikâyeti işlediği cinayet nedeniyle işinden atılması ve mağdur olduğunu iddia etmesidir.” Erdoğan, konuyla ilgili olarak heyet hakkında HSK’ya suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Mevlit Saldoğan’ın katılma talebinin kaldırılmasını isteyen Erdoğan, “Siz bu katılma talebini kabul ederek Gezi sürecindeki suç işlemiş kamu görevlilerini de savunmuş oluyorsunuz. Bu nedenle de heyetinizi reddediyorum” dedi. 

“Papuç’un ifadesi delil niteliğinden çıkarılsın”

Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın avukatı Özgür Karaduman heyete, “Soyadı ile ilgili şaibe bulunan tanığa ifadesi başladığı sırada gerçek kimliğini belirlemek için soru soruldu mu?” diye sordu. Karaduman, mahkeme başkanı Perk’in Twitter hesabından Gezi’yi hedef alan bir paylaşımı beğendiği yönündeki haberlerin basına yansıdığını hatırlattı. Mahkeme başkanı araya girerek “Benim Twitter hesabım yok. Hatta Facebook’ta da benim adıma hesap açmışlardı” dedi. Karaduman, “Siz de tıpkı müvekkillerimiz gibi sosyal medya mağdurusunuz demek ki” yanıtını verdi. Karaduman şöyle devam etti: “Dayanak yaptığınız bu iddianame FETÖCÜ emniyet güçleri, savcılar ve hâkimlerinin kıymetlendirilmiş halidir. Akıl sağlığı yerinde olup olmadığı belli olmayan tanık bile kıymetlendirilmiştir. Somut talebimiz Murat Papuç’un huzurda dinlenmesi, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının araştırılması ve tanığın adının soyadının dahi belli olmadığı koşullarda yasaya uygun olmadığı için delil niteliğinden çıkarılmasıdır.”

“Tanığın savcılığa verdiği ifade dava dosyasında yok”

Yiğit Ali Ekmekçi’nin avukatı Emel Ataktürk, tanığın emniyet ifadesinden sonra savcılığa da bir dilekçe verdiğini ancak bu dilekçenin soruşturma ve dava dosyasında yer almadığını belirtti. Ataktürk, “Tanık Papuç, dosyada olmayan bu ifadesinde şöyle diyor, ‘İsmi geçen kişileri ihbar etmedim. Bu kişilerin yabancıların yönlendirmesiyle bu eylemi yaptığına ve eylemin arkasında dış güçler olduğuna inanmıyorum. Emniyetteki ifademin bir örneği istememe rağmen tarafıma verilmedi. Ben TSK’dan psikolojik rahatsızlıklarım sebebiyle ayrılmış bir subayım.’ Emniyetteki ifadesi dosyada yer alırken bu dilekçe dosyada yer almıyor. Emniyette 4 gün süren ifadesinin baskı ve zorla alındığını düşünüyoruz ve tanığın sorularımıza vereceği cevapları yüz yüze görmek istiyoruz” dedi. Ataktürk de heyetin reddini ve Ali İsmail Korkmaz’ın katili Mevlüt Saldoğan’ın katılma talebinin reddini istedi.

“Heyet tarafsızlığını yitirdi”

Mine Özerden’in avukatı Tuğçe Duygu Köksal tanığın dinlendiğine ilişkin görüntü kaydının mahkemede gösterilmesini talep etti. Çiğdem Mater’in avukatı Hürrem Sönmez ise Papuç’un mahkeme huzurunda savunmanın varlığında dinlenmesini istedi. İnanç Ekmekçi’nin avkatı Aynur Yazgan Tuncel, tanık Murat Papuç hakkında suç delilleri uydurmaktan suç duyurusunda bulundu. Mehmet Ali Alabora’nın avukatı Kaan Karcıloğlu, müvekkili hakkındaki suçlamalara dayanak gösterilen iletişim tespit tutanaklarının üzerinde oynanıp oynanmadığını incelemek üzere taraflarına teslim edilmesi talebini yineledi. Ali Hakan Altınay’ın avukatı Tora Pekin de heyetin tarafsızlığınızı yitirdiğini belirterek reddi hâkim talebinde bulundu.

“Gaz maskesi cebir ve şiddet içeren bir silah olabilir mi?”

Avukatların beyanlarını tamamlamalarının ardından tutuksuz sanıklardan Can Atalay söz aldı. Atalay, “Öncelikle ret meselesi evleviyetle çözülmeli ama bununla yetinmeyip dosyadan el çekmeniz gerekir. Katılma taleplerine ilişkin karardan dönmelisiniz. Bu dosyada bir tutuklu var. Haksız, hukuksuz, dayanaksız şekilde tutuyorsunuz tutukluluğuyla ilgili karar vermeniz gerekir. Bu dosyada cebir ve şiddetin oluşmadığını o çok muteber, çok değer verdiğiniz tanık Murat Papuç söylüyor. Yahu gaz maskesi cebir ve şiddet içeren bir silah olabilir mi? Bu dosyada tutuk meselesi sürdürülebilir değildir” dedi.  

Avukatlar duruşmayı terk etti 

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme, reddi hâkim isteğini CMK 23 ve 24.* maddelerine dayanmadığı gerekçesiyle reddetti. Osman Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre söz alarak, “Tanığın hayati tehlikesinin tahmin etmeye yönelik kararınız kabul edilebilir değildir. Adil yargılama hakkımızın ihlali nedeniyle duruşmayı terk ediyoruz” dedi. Aytöre’nin sözlerinden sonra seyirci sıralarında alkışlar ve “Osman Kavala onurumuzdur” sloganı yükseldi. Seyircilerin dışarı çıkarılması yönünde jandarmaya talimat veren heyet daha sonra salondan ayrıldı. 

Avukatlar ve seyircilerin duruşmadan ayrılmasının ardından salona dönen mahkeme heyeti, Osman Kavala’yı huzura aldı. Mahkeme başkanı Kavala’ya, “Tanık Murat Papuç’un dinlenilmesine ilişkin kayıt size ulaştı mı?” diye sordu. Kavala, “Tanık yasaya uygun şekilde dinlenmediği için beyanlarına cevap veremeyeceğim” dedi. 

Mahkeme başkanı Tanrıkulu’nun salondan çıkarılması için talimat verdi

Bu sırada CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu söz almak istedi ancak mahkeme başkanı yargılama ile ilgisi bulunmadığı için söz vermedi. Tanrıkulu, CMK’ya göre avukat yokluğunda duruşmaya devam edilemeyeceğini söyledi. Mahkeme başkanı daha sonra da “Israrla duruşma düzenini bozduğu” gerekçesiyle Tanrıkulu’nun salondan çıkarılması yönünde talimat verdi. Heyete sesini duyurmaya çalışan Tantıkulu, “Madde çok açık. Avukatlar çekilmişler. Avukatsız duruşma yapılamaz. Ya ara vereceksiniz ya da duruşmayı erteleyecek, barodan avukat tayini yapacaksınız” dedi. Bu sırada heyet yeniden salondan çıktı. 

“Mahkemeniz AİHM kararlarını ihlal ediyor”

Mahkeme başkanı Kavala’ya tanık beyanına karşı beyanını sordu. Kavala, “Müdafilerim olmadığı için beyanda bulunmak istemiyorum. Ayrıca müdafilerimin belirttiği gibi tanık dinlemesi yasaya uygun yapılmamıştır. Tanık huzurda dinlenirse kendisine soru sormak isterim. Beyanlarına öyle cevap vermek isterim” diye konuştu. Tutukluluğuna ilişkin beyanda bulunan Kavala, “Dosyada suçlamalara dayanak olabilecek hiçbir bilgi, bulgu, delil yoktur. İddianamedeki faaliyetlerin tümü Anayasamız tarafından güvenceye alınmıştır. İddianamede beni suçla ilişkilendirilebilecek hiçbir şey yoktur. AYM’ye göre delil olmaksızın kişinin özgürlüğünden mahrum edilmesi ciddi bir hak ihlalidir. Benim durumumda olağandışı olan uygulama AİHM’in hak ihlallerini ayrıntılı şekilde açıklamasına rağmen ihlal devam etmektedir. AİHM kararı geçerli bir karardır ve mahkemeniz AİHM kararlarını ihlal etmekte devam eden bir merci olarak hatırlanacaktır. Tutukluluğuma derhal son verilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi. 

Sırasıyla söz alan tutuksuz sanıklar Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Çiğdem Mater Utku, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu ve Yiğit Ali Ekmekci müdafilerinin yokluğunda beyanda bulunmanın hukuki olmadığını söyleyerek beyanda bulunmadılar.

Savcı mütalaasını hazırlamak için süre istedi

Duruşma savcısı, dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle mütalaasını hazırlamak için süre talep etti. Savcı ayrıca mevcut delil durumunu göz önüne alarak Kavala’nın tutukluluğunun devamını istedi. 

İçeride bulunan tek avukat olan Aynur Tuncel Yazgan söz alarak, sanık avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi talepleri olduğunu, ancak mahkemenin bu talepleri henüz karara bağlanmadığını söyledi. Yazgan, “Bir de ben duruşmayı terk etmedim. Siz dışarı çıkınca ben de çıktım ve tekrar içeriye girmeye çalıştığımda askerler almak istemedi. Dolayısıyla dışarıda kaç avukatın daha duruşmaya girmeye çalıştığını bilmiyoruz bu nedenle tutanak tutulmasını talep ediyorum” dedi. 

Müzakere için duruşmaya 10 dakika ara verildi. Bu sırada jandarma Tanrıkulu’nu salondan çıkarmaya çalıştı. Tanrıkulu ise, “Burası hala bir hukuk devleti. Jandarma benimle muhatap olamaz. Eğer mahkeme heyetinin bir kararı varsa mübaşir bana bu kararı getirmeli. Ben milletvekiliyim ve komisyon üyesiyim” dedi. Ardından da salondan ayrıldı. 

Duruşma ertelendi

Mahkeme, mütalaasını hazırlaması için dosyanın iddia makamına tevdiine, tevsi-i tahkikat taleplerinin “soruşturmaya katkı sağlamayacağı” gerekçesiyle reddine, katılan Mevlüt Saldoğan yönündeki ara karardan dönülmesi yönündeki talebin reddine karar verdi. Mahkeme, AİHM’in kararının henüz kesinleşmemiş olması, kuvvetli suç unsuru, mevcut delil durumu, tutuklama tedbirinin ölçülü oluşu, AYM’nin tutukluluğun hak ihlali olmadığı kararına da istinaden Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 18 Şubat’a erteledi.

 

*CMK Madde 209

(1) Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada anlatılır.

(2) Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir.

*CMK Madde 215

(1) Suç ortağının, tanığın veya bilirkişinin dinlenmesinden ve herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine sorulur.

*CMK MADDE 23

(1) Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.

(2) Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.

(3) Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.

*CMK Madde 24

(1) Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir.

(2) Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafii; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler.

(3) Bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri kendisine bildirilir.

Yukarı