Ali Sönmez Kayar’ın tutukluluğuna devam; BirGün’e Reina katliamı haberi gerekçesiyle soruşturma; Serdar Altan’a sosyal medya paylaşımlarından 1,5 yıl ceza 

 

Şubat ayında “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Ali Sönmez Kayar, yedi diğer sanıkla birlikte yargılandığı davanın 13 Temmuz günü İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı.

Davada 6’sı tutuklu toplam 8 sanık “MLKP üyeliği” suçlamasıyla, 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

P24 tarafından izlenen duruşmada söz alan Kayar, hakkındaki iddianamenin hazırlanmasında ajansın bazı haberlerinin “cımbızlanarak” kullanıldığını ifade etti.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi olduğunu, katıldığı yürüyüşlerin, cenaze ve anmaların suçlama konusu yapıldığını belirten Kayar, “IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamlarda ölenlerin anmalarına katıldım. Suçlamayı kabul etmiyorum, suç olacak hiçbir eylemim yoktur” dedi. 

Tahliyesini talep eden Kayar’a hâkim tarafından telefon görüşmelerinin kayıtlarının bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kayar, “Tapeler bana ait, ancak suç teşkil eden bir konuşma yok” şeklinde yanıt verdi.

Ardından söz alan avukat Can Tombul da Kayar’ın ETHA’nın muhabiri olduğunu, ajansın halen aktif olduğunu ve OHÂL sürecinde de herhangi bir soruşturmaya tabi olmadığını ifade etti. Kayar’ın hakkındaki dosyada ağırlıklı olarak “cenazeye katılma eylemi” üzerinde durulduğunu belirten avukat Tombul, Kayar’ın birçok cenazeye muhabir olarak katıldığını, bununla birlikte, cenazelere katılmanın başlı başına bir suç olmadığını sözlerine ekledi.

Avukat Can Tombul, Kayar’ın tahliyesini talep ederek sözlerini tamamladı. 

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Kayar’ın tutukluluk hâlinin devamına karar vererek davayı 31 Ekim 2018 tarihine erteledi.

BirGün gazetesi hakkında soruşturma başlatıldı 

BirGün gazetesine, 2017 yılbaşı gecesi Ortaköy’deki bir gece kulübünde IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamla ilgili haberi gerekçesiyle soruşturma açıldı.

BirGün, 1 Ocak 2017’de IŞİD tarafından bir gece kulübünde gerçekleştirilen ve 39 kişinin öldüğü saldırıyla ilgili haberi 2 Ocak 2017 tarihli nüshasında “Gerici karanlık yeni yılı zehir etti” manşetiyle sayfalarına taşımıştı. Gazete hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmanın, M.T. isimli bir kişinin ihbarı sonucunda başlatıldığı öğrenildi.

Serdar Altan’a “propaganda” suçlamasıyla 1,5 yıl hapis cezası 

Gazeteci Serdar Altan, hakkında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan ve Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Altan’a verdiği cezayı 5 yıl erteledi.

Altan ve avukatı 13 Temmuz günü görülen duruşmada hazır bulundu. Duruşmada savunmasını yapan Altan, suçlama konusu yapılan paylaşımların büyük bir bölümünün haber içerikli olduğunu belirterek beraatini talep etti.

Savcı esas hakkında mütalaasında, Altan’ın sosyal medya hesabında 2015 yılında yaptığı iki paylaşımda ellerinde silah olan YPG üyelerinin fotoğraflarını paylaştığı, bu paylaşımlarla “zincirleme şekilde örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini  meşru gösterdiği, övdüğü” gerekçesiyle cezalandırılmasını istedi.

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, Altan’ı “örgüt propagandasından” suçlu bularak hapis cezasına çarptırdı.

Fuat Yaşar “TOMA pozu” yüzünden açılan davada beraat etti

Diyarbakır’da muhabirlik yapan gazeteci Fuat Yaşar hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşması 13 Temmuz günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Yaşar, “örgüt propagandası” iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle açılan davada hakkındaki suçlamadan beraat etti.

Duruşmada savunmasını yapan Yaşar, iddianamede suç unsuru olarak gösterilen paylaşımları, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında yaptığını belirtti. Zırhlı polis aracı TOMA’nın önünde çektiği fotoğrafının da dosyada suç unsuru olarak gösterildiğini hatırlatan Yaşar beraatini talep etti. Mahkeme heyeti de Yaşar’ın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle gazeteci hakkında beraat kararı verdi.

Gazeteci Mustafa Gökkılıç gözaltına alındı 

Eski Radikal gazetesi muhabiri Mustafa Gökkılıç 12 Temmuz günü İstanbul’da gözaltına alındı.

Gökkılıç’ın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca, 7 Şubat 2012’de MİT müsteşarı ve bazı MİT görevlilerinin ifadeye çağrılmasıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hakkında çıkarılan gözaltı kararı nedeniyle gözaltına alındığı öğrenildi.

Soruşturma kapsamında aralarında Fethullah Gülen’in de bulunduğu 24 kişi hakkında gözaltı kararı olduğu, Gökkılıç ile birlikte beş şüphelinin daha eş zamanlı operasyonla gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltına alınan 6 kişi ifadeleri alınmak üzere Vatan Caddesi üzerinde bulunan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

JinNews ofisine polis baskını 

Jin News haber ajansının Diyarbakır’daki ofisine 12 Temmuz’da sabaha karşı polis baskını gerçekleştirildi.

Ajans tarafından yapılan açıklamaya göre, önce geceyarısı ajansa giden polis, içerde kimsenin olmaması üzerine ayrıldı. Daha sonra saat 04:00 sularında tekrar ofise giden polis ekibi ajansın kapısını kırarak içeri girdi ve binadaki komşulardan birinin refakatinde içeride arama gerçekleştirdi. Gerekçesi öğrenilemeyen baskında polisin ajansta bulunan bilgisayarları aldığı bildirildi.

Şerife Oruç tahliyesi esnasında gözaltına alındı, serbest bırakıldı

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Şerife Oruç’un “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla iki yıldır tutuklu yargılandığı davanın altıncı duruşması 9 Temmuz günü Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme duruşmanın sonunda Oruç’un tahliyesine hükmetti. Ancak Oruç, tutuklu bulunduğu Elazığ T Tipi Cezaevi kapısında başka bir dosya kapsamında hakkında çıkarılmış olan ve mahkemece kaldırılmayan eski yakalama kararı gerekçesiyle yeniden gözaltına alındı.

Oruç, yakalama kararının kaldırılması sonucunda 10 Temmuz günü serbest bırakıldı.

Konuyla ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Canan Coşkun’a “hedef gösterme” iddiasıyla açılan dava ertelendi

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Canan Coşkun, “Nuriye ve Semih’in 14 avukatı tutuklandı” başlıklı haberi nedeniyle hakkında açılan davanın ikinci duruşmasında 10 Temmuz günü hâkim karşısına çıktı.

Hakkındaki iddianamede Coşkun’a, 20 Eylül 2017 tarihli haberinde soruşturma savcısının isminin geçmesi nedeniyle “soruşturmanın amacını tehlikeye sokacak şekilde haber yapmak, tanık olarak ifadesine başvurulan kişiyi ve ailesini teşhir etmek, terör örgütlerine hedef göstermek” suçlamaları yöneltiliyor.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve P24 tarafından izlenen duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Coşkun hakkında “soruşturmayı tehlikeye atacak şekilde haber yaptığı, gizli tanığı teşhir ettiği” iddiasıyla TMK 6/1 uyarınca 3 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Coşkun’un esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlamak için süre talebini değerlendiren mahkeme, davayı 19 Temmuz’a erteledi.

Özgür Gündem davası ertelendi

Avukat ve insan hakları savunucusu Eren Keskin’in Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin eş genel yayın yönetmenliğini üstlenmesi gerekçesiyle sekiz yazar ve gazeteci ile birlikte yargılandığı davanın görülmesine 9 Temmuz günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

P24 tarafından izlenen duruşmada savunmasını yapan Keskin, Özgür Gündem’in ifade özgürlüğünü savunmak için gazetenin eş genel yayın yönetmenliğini üstlendiğini ifade etti. Keskin, “İçeriğini bilmediğim haberlerden yargılanıyorum” diyerek, bu durumun hem hukukun şahsiliğine hem de genel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu söyledi.

Ardından söz alan avukat Özcan Kılıç da Keskin’in sembolik olarak gazetenin eş genel yayın yönetmenliğini üstlendiğini, basın kanununa göre bir yazıyla ilgili sorumluluğun eser sahibine ait olduğunu sözlerine ekledi.

Keskin’in beraatini talep eden avukat Kılıç, savcının hakkında beraat talep ettiği dört sanıkla ilgili mütalaasına katıldığını ifade etti.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, davanın Özgür Gündem ana davası ile birleştirilmesinin değerlendirilmesi için dosyanın talep edilmesine karar vererek davayı 9 Ekim 2018 tarihine erteledi.

Geride kalan haftanın diğer ifade özgürlüğü davaları 

  • Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırılan sanatçı Zuhal Olcay’ın cezası artırıldı. İstinaf mahkemesi, Olcay hakkında “suçu alenen işlediği” gerekçesiyle cezayı artırarak 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Mahkeme aynı zamanda Olcay’ın olaydan duyduğu pişmanlık nedeniyle hapis cezasını 1,5 yıl süreyle erteledi.
  • Ezhel adıyla tanınan rap şarkıcısı Sercan İpekçioğlu’na şarkılarında “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını alenen özendirme” iddiasıyla bir dava daha açıldı. Ezhel’in 10 yıla kadar hapsi isteniyor. İpekçioğlu, 24 Mayıs’ta hakkında açılan bir soruşturma kapsamında ifade vermek için gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece “uyuşturucu kullanımını özendirmek ve kolaylaştırmak” iddiasıyla tutuklanmıştı. Hakkında açılan davanın 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında mahkeme heyeti, “sanığın suç işleme kastının olmadığına” karar vererek, Ezhel’in beraatine ve tahliyesine hükmetmişti.
  • Tiyatro oyuncusu Orhan Aydın, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında yapılan iki farklı ihbar nedeniyle 10 Temmuz günü İstanbul’da gözaltına alındı. Aydın, Emniyetteki ifadesinin ardından aynı gün içinde serbest bırakıldı.
  • Sanatçı Ferhat Tunç hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan davanın duruşması 11 Temmuz günü Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Raporlu olması nedeniyle duruşmaya katılmayan Tunç, avukatı Fatma Hopikoğlu tarafından temsil edildi. Mahkeme davayı 28 Kasım 2018 tarihine erteledi.
  • Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin 2018 mezuniyet töreninde “Tayyipler Âlemi” adlı karikatürün bulunduğu pankartı taşıyan dört ODTÜ öğrencisi, “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla 7 Temmuz günü gözaltına alınmalarının ardından 10 Temmuz günü çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Pankartın basımını yapan kişi serbest bırakıldı.
  • Hukukçu akademisyen ve barış bildirisi imzacısı Hanifi Barış, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı. Barış, Silivri 5 No’lu Cezaevi’ne gönderildi. Karakola ifade vermeye kendi isteğiyle giden Barış’ın tutuklama gerekçesinin  “kaçma ve saklanma şüphesi” olduğu öğrenildi.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları listesi

P24 tarafından açık kaynaklardan derlenen bilgilere göre, 13 Temmuz 2018 itibariyle Türkiye’de en az 178 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan ulaşılabilir.

 

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.