Yurdatapan ve Alpay’ın Barış Akademisyenlerine destek eylemleri nedeniyle yargılandığı davalarda mahkemeler, AYM hükmü konusunda farklı tavır sergiledi

ÖZGÜN ÖZÇER, İSTANBUL

Barış Akademisyenlerine destek olmak amacıyla kendilerini savcılığa ihbar eden 17 kişiden Düşünce Suçuna Karşı Girişim’in sözcüsü ve müzisyen Şanar Yurdatapan ile dilbilimci ve yazar Necmiye Alpay’a “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan davaların ilk duruşmaları 16 Temmuz 2019 günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görüldü.

Yurdatapan’ın duruşması Anayasa Mahkemesi’nin Barış Akademisyenleri davalarında açıklanan kararlara ilişkin bireysel başvurular hakkındaki hükmünün beklenmesi için ertelenirken, Alpay ise mahkemenin savcı talebiyle ek süre vermesi nedeniyle savunmasını ikinci duruşmada yapacak.

P24’ün izlediği duruşmalardan ilkinde Yurdatapan, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Duruşmada Yurdatapan ve avukatı Meryem Kavak Ertuğrul hazır bulundu.

Yurdatapan savunmasına 18 Ocak 2018 tarihinde akademisyenler tarafından imzalanan bildiriyi İstanbul Adliyesi önünde okuyan ve dağıtan 17 kişiye ayrı davalar açılmasının “hukuksuz” olduğunu belirterek başladı. İddianamelerin hepsinin sanık adları ve mahkemeler dışında neredeyse kelimesi kelimesine aynı olduğunu söyleyen Yurdatapan, “Bu yöntem, tek ve büyük bir davanın kamuoyu ilgisini çekmesini önleyecek, sanıklar ve basının ayrı mahkemeleri takip etmekte güçlük çekmesine yol açacaktır. Bu usulsüz davranıştan kastın bu olduğu görüşündeyim” ifadelerini kullandı.

“Bu işlem, sadece görevini kötüye kullanmaktan çok daha öte, yargının yansızlığı hakkındaki Anayasa hükmünü de çiğneyen bir suç oluşturur. Heyetiniz, böyle bir iddianameyi iade edebilecekken bunu yapmayarak davada taraf olmak durumuna gelmiştir” diye savunmasına devam eden Yurdatapan, reddi hâkim talebinde bulundu.

Mahkeme heyetinin Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 31/c maddesini gerekçe göstererek talebi reddetmesi üzerine Yurdatapan, iddianamenin savcının niyet okumalarından ibaret olduğunu söyleyerek derhal beraat talebinde bulundu.

Mahkeme tarafından bu talebin de “yasal koşulların oluşmadığı” gerekçesiyle reddedilmesinin ardından savunmasını sürdüren Yurdatapan, bildiride isnat edilen suçtan eser olmadığını belirterek şunları söyledi: “İfade özgürlüğü Anayasa’nın 26. Maddesinde güvence altına alınmıştır. Bu durumun açıkça yer aldığı bir kararla aklanmayı kabul ederim. Başka türlü bir karar çıkarsa istinaf ve Yargıtay yollarını kullanacağımdan, bu beyanımın gerektiği takdirde ‘süre tutum istemi’ olarak kaydedilmesini isterim.”

Mahkeme başkanının “daha önce benzer bildirilere destek verip vermediğini” sorması üzerine ise Yurdatapan, 1995’te Yaşar Kemal’in Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde yargılanmasından bu yana yaklaşık 100 kez benzer eylemler gerçekleştirdiğini ifade etti.

Bugüne kadar her görüşten insana destek verdiğini anlatan Yurdatapan, “Necmettin Erbakan, Murat Bozlak ve Hasan Celal Güzel için yapılan eyleme 62 bin kişi katıldı. Bir başka kişi de suçuna beş kez iştirak ettiğimiz biriydi: Recep Tayyip Erdoğan. Maalesef bundan sonra da bunu yapmaya devam edeceğim” dedi.

Yurdatapan’ın savunmasının ardından mahkeme, duruşma savcısının mütalaası doğrultusunda Barış Akademisyenleri davalarındaki kararlarla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurulardan çıkacak sonucun beklenmesine hükmederek davayı 6 Kasım 2019 tarihine erteledi.

Alpay savunma yapmadı

Barış Akademisyenlerine destek olmak için kendilerini savcılığa ihbar eden 17 kişiden bir diğer isim Necmiye Alpay’ın duruşması ise İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24’ün izlediği duruşmada Alpay ve avukatı Mehmet Adil Demirci mahkemede hazır bulundu.

Avukat Demirci, Alpay’ın iddianamede belirtildiğinin aksine Barış Akademisyenleri bildirisinin imzacısı olmadığını söyledi. Demirci ayrıca Barış Akademisyenleri davalarındaki kararların bazı akademisyenler tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını hatırlatarak, AYM’nin hükmünün beklenmesini istedi.

Duruşma savcısı ise Alpay’ın avukatının beyanı doğrultusunda AYM kararının beklenmesine yönelik talebin reddini istedi, ancak resen savunmaya ek süre tanınmasını istedi. Savcının ek süre talebini kabul eden mahkeme, Alpay’ın savunmasını almadan davayı 29 Kasım 2019 tarihine erteledi.

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.