Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Ahmet Ayva’nın hapis cezası Yargıtay’da bozuldu; beş gazeteci hakkında “örgüte yardım” davası; Diyarbakır’da 19 gazetecinin yargılandığı davada yurt dışı yasağı kaldırılmadı; Furkan Karabay’ın iddianamesi kabul edildi
Ahmet Ayva’nın hapis cezası Yargıtay’da bozuldu
Yargıtay, İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nin İlke TV sunucusu, gazeteci Ahmet Ayva’ya “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla verdiği 1 yıl 2 ay 17 günlük hapis cezasını bozdu. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kararında “ifade özgürlüğü” vurgusu yaptı.
Ayva’yı mahkumiyete götüren süreç 2018’de başladı. Dönemin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli savcı, Ayva’nın 2016’daki sosyal medya paylaşımlarına dava açtı.
Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesi Ocak 2021’de dosyayı karara bağladı ve Ayva’yı hapse mahkûm etti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (İstinaf) Aralık 2021’de ilk derece mahkemesinin kararını onadı. Ayva dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Ayva’nın savunmasının yerinde görülmediğini belirterek esastan reddini ve hükmün onanmasını istedi. Ancak dosyayı görüşen Yargıtay 4. Ceza Dairesi ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.
Yüksek Mahkeme, Ayva’nın davaya konu olan paylaşımında isim belirtmediğini ifade ederek, Ayva’nın diğer paylaşımlarının da ağır eleştiri niteliğinde olduğunu ifade etti ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun unsurlarının oluşmadığına hükmetti. Yüksek mahkeme, dosyayı yeniden görülmek üzere Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi.
Gazeteciler Timur Soykan ve Barış Pehlivan'a “yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla dava
BirGün gazetesi yazarı Timur Soykan ve Barış Pehlivan’a "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla dava açıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Soykan ve Pehlivan sanık olarak yer aldı.
İddianamede, Soykan ve Pehlivan hakkında, 15 Ekim 2024'te Halk TV'de yapılan Kayda Geçsin programında "toplumun adalet duygusunu zedelemeye yönelik şekilde yargı ve devletin diğer kurumlarının basın yayın yoluyla aşağılayıcı yargı görevlilerinin toptan bir anlayışla töhmet altında bırakan sözler sarf ettikleri" iddiasıyla soruşturma başlatıldığı yer aldı.
Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilen iddianame kabul edildi.
Beş gazeteci hakkında “örgüte yardım” davası
Yeni Özgür Politika ve PolitikArt’ta yayımlanan haber ve makaleler nedeniyle 26 Kasım 2024’te İstanbul’da gözaltına alınan beş gazeteci, bir çevirmen ve bir sosyolog hakkında dava açıldı.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler Tuğçe Yılmaz, Erdoğan Alayumat, Suzan Demir, Taylan Abatan, Gülcan Dereli ile çevirmen Serap Güneş ve sosyolog Berfin Atlı hakkında “örgüte yardım” (TCK 314/3) suçlamasıyla iddianame hazırladı.
Yeni Özgür Politika ve PolitikArt’ın PKK’nin yayın organı olduğunu iddia eden savcı, yazarlara yapılan telif ödemelerini suçlamaya delil olarak gösterdi.
Ayrıca MASAK raporları, banka transfer kayıtları, sosyal medya paylaşımları iddianameye delil olarak girdi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. İlk duruşma 9 Aralık 2025 tarihinde görülecek.
Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci ve Suat Toktaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” davası
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci ve Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) suçlamasıyla iddianame hazırladı. Basın Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan müşteki olarak yer aldı.
İddianamede, sanıkların Halk TV'de 23 Eylül 2024'te "Seda Selek ile Neden Sonuç" programına yorumcu olarak katıldıkları belirtilerek, program kaydının RTÜK'ten istendiği anlaşıldı. Kahveci'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik konuşması aktarıldı. Tezkan'ın bunu destekler nitelikte sözler söylediği savunuldu.
İddianame, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Tutuklu gazeteci Furkan Karabay’ın iddianamesi kabul edildi
Gazeteci Furkan Karabay hakkında, bir YouTube kanalına yaptığı video ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299), “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” (TMK 6/1) ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” (TCK 125) suçlamalarıyla düzenlenen iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Tensip zaptında Karabay’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Davanın ilk duruşması 2 Aralık günü görülecek.
Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” suçlamalarıyla 15 Mayıs’ta tutuklanan Karabay hakkındaki iddianame 5 Eylül’de tamamlanmıştı. İddianamede, sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra Karabay’ın 11 Temmuz tarihli tutukluluk incelemesinde İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanları da suç sayılmıştı.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Bahadır Özgür hakkında “hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırlandı
Gazeteci Bahadır Özgür sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Taş Yapı'nın sahibi Emrullah Turanlı’nın şikayeti üstüne hakkında “hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla iddianame hazırlandığını duyurdu.
Özgür, Turanlı hakkında kullandığı "Cumhurbaşkanına yakın müteahhitlerden..." Ve "Sarayın yandaşı..." İfadelerinin suçlamaya konu edildiğini aktardı.
RTÜK, Merdan Yanardağ’ın Alevilerle ilgili sözleri üzerine harekete geçeceğini açıkladı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın Aleviler hakkında “hainleri çoktur” ifadesi nedeniyle harekete geçeceğini açıkladı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, 11 Eylül'deki bir programda yapılan bu açıklamayı, toplumsal barışı tehdit eden bir “nefret söylemi” olarak nitelendirdi.
Yanardağ, daha önce de 15 Temmuz 2016 darbe girişimini “İslamcı darbe” olarak nitelendirerek hükümeti sorumlu tuttuğu için yaptırımlara maruz kalmıştı. Bu yorumun ardından RTÜK, TELE 1 kanalına beş günlük yayın yasağı uygulamış ve kanalın aylık gelirinin yüzde 5'i kadar para cezası vermişti. Yayın yasağı 1 Eylül'de yürürlüğe girmişti.
Şahin açıklamasında, bir topluluğun kimliğini hedef alan veya birliğini zedeleyen hiçbir ifadenin tolere edilemeyeceğini söyledi ve RTÜK'ün Türkiye'nin yayıncılık yasası uyarınca “gecikmeden” harekete geçeceğini belirtti.
Öte yandan, birçok Alevi entelektüel, Yanardağ'ın yorumlarına ilişkin Şahin’in ifadelerini reddeden bir kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, Yanardağ’ın sözlerinin siyasi amaçlarla kasıtlı olarak bağlamından çıkarıldığı belirtilirken, Yanardağ'ın “Alevilerin haklarını savunma konusundaki sarsılmaz kararlılığı” vurgulandı.
Fatoş Erdoğan hakkında soruşturma başlatıldı
Gazeteci Fatoş Erdoğan hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında 16 Eylül günü ifade veren Fatoş Erdoğan, CHP İstanbul İl Başkanlığı önünden paylaştığı üç video haberin soruşturma konusu yapıldığını söyledi.
Mersin’de gazetecilere polis müdahalesi
Mersin’in Akdeniz ilçesinde, PKK lideri Abdullah Öcalan’a “umut hakkı”nın uygulanması talebiyle düzenlenen yürüyüşü takip eden gazetecilere polis müdahale etti.
Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Kadir Ayten ve Hamdullah Yağız Kesen, PİRHA muhabiri Fatoş Sarıkaya ve JinNews muhabiri Azize Akoğlu polis şiddetine uğradı.
Saldırıda Akoğlu’nun kamerası kullanılamaz hale geldi.
Dicle Müftüoğlu ve Özgür Paksoy'un X hesabına erişim engeli
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği eski eşbaşkanı gazeteci Dicle Müftüoğlu ve gazeteci Özgür Paksoy'un X hesabına 15 Eylül günü erişim engeli getirildi.
P24 ve hak örgütleri Türkiye'yi sosyal medyaya uygulanan erişim kısıtlamalarını sona erdirmeye çağırdı
Bağımsız Gazetecilik Platformu P24, ARTICLE 19 ve 13 diğer insan hakları ve basın özgürlüğü örgütüyle birlikte, Türkiye'de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarına erişimi engelleyen son bant daraltma uygulamasını kınayan ortak bir bildiri yayınladı. Erişim kısıtlamaları, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il başkanlığının görevden alınması ve ardından polisin, partinin İstanbul İl Başkanlığı binasını ablukaya alması üzerine yapılan protestoların ardından geldi.
Açıklamada, 7-8 Eylül gecesi X, Instagram, YouTube, TikTok, Facebook, WhatsApp, Telegram ve Signal gibi platformlara İstanbul genelinde yaklaşık 21 saat boyunca erişilemediği vurgulandı. Protestocular, gazeteciler ve CHP üyeleri, bina önünde düzenlenen gösteriler sırasında polisin müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.
Açıklamada, bu tür internet kesintilerinin ifade özgürlüğünü kısıtlayarak bilgiye erişimi sınırladığı ve siyasi muhalefeti bastırarak uluslararası insan hakları normlarını ihlal ettiği vurgulandı. Açıklamada, yetkili makamlara, kısıtlama önlemlerinden kaçınmaları ve hem ulusal hukuk hem de uluslararası insan hakları standartları kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları çağrısında bulunuldu.
Ortak açıklamanın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek’in davası Şubat 2026’ya ertelendi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun 100. gününde Saraçhane'de yapılan mitingde gözaltına alınan, aralarında Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek'in de bulunduğu 35 kişi hakkında "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması 19 Eylül 2025 günü İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Avukatların derhal beraat taleplerinin reddine karar verildi. Savcı eksik hususların giderilmesini talep etti.
Mahkeme, savunmaların alınmış olması nedeniyle adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verdi. Sanık avukatlarının olay günü müvekkillerini darp eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin de reddine karar veren mahkeme, davayı 25 Şubat 2026 tarihine erteledi.
Diyarbakır’da 19 gazetecinin yargılandığı davada yurt dışı yasağı kaldırılmadı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de tutuklanan ve bir yılı aşkın süre tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edilen 19 gazetecinin “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın yedinci duruşması 18 Eylül 2025 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya yargılanan gazetecilerden Ömer Çelik, Neşe Toprak ve Elif Üngür ile gazetecilerin avukatları Resul Temur, Gözde Engin ve Ruşen Seydaoğlu katıldı. P24 duruşmayı takip etti.
Gazeteci Aziz Oruç’un avukatı Hazal Sümeli duruşmaya İstanbul'dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile gazeteciler de duruşmayı izledi.
Sanıklar ve avukatları yurt dışı yasağının kaldırılmasını ve el konular dijital materyallerin iade edilmesini talep etti.
Daha sonra tanıklar dinlenmeye başladı. Tanıklar, sanıkları tanımadıklarını ve hayatlarında kendilerini hiç görmediklerini belirtti.
Mahkeme yurt dışı yasağının kaldırılmasını talebini reddederken, dijital materyallerin iade edilmesi talebini ise kabul etti. Dava 20 Ocak 2026 gününe ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Züleyha Müldür’ün davası Şubat 2026’ya ertelendi
Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Züleyha Müldür'ün "örgüt üyeliği" (TCK 314/2) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 18 Eylül 2025 günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Müldür'le beraber aynı dosya kapsamında SKM Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Ezgi Gürbüz ve SGDF MYK üyesi Simay Ada Kart "örgüt üyeliği" ve "örgüt propagandası" (TMK 7/2) iddialarıyla tutuklu yargılanıyor.
Savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Mahkeme, Gürbüz ve Kart'ın ev hapsi ile tahliyesine karar verdi. Müldür hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, davayı 26 Şubat 2026 gününe erteledi.
ESP ve SGDF'ye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınıp 24 Ocak'ta tutuklanan Müldür, 25 Haziran'daki ilk duruşmada tahliye edilmişti.
Asuman Aranca’nın davası Ekim ayına ertelendi
T24 muhabiri Asuman Aranca'nın yaptığı bir haber gerekçe gösterilerek “soruşturmanın gizliliğini ihlal” (TCK 285) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 16 Eylül 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Aranca mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.
Mahkeme, esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunma yapması için Aranca'ya son kez süre verilmesine karar vererek, davayı 21 Ekim 2025 gününe erteledi.
En az 33 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
19 Eylül 2025 günü itibarıyla Türkiye’de en az 33 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
