Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Ekol TV hakkında soruşturma başlatıldı; gazeteciler "dezenformasyon" suçlamasından beraat etti; Perihan Kaya'ya hapis cezası; savcı 5 gazetecinin yargılandığı davada ceza istedi
Ekol TV hakkında soruşturma başlatıldı
Geçtiğimiz ay kapanan Ekol TV'ye yönelik “kara para aklama” şüphesiyle soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında kanalın eski sahibi iş insanı Mübariz Mansimov, yasadışı bahisle yargılanan Veysel Şahin, Ekol TV Genel Yayın Yönetmeni Emrah Doğru ve kanalın kurucusu avukat Ersan Şen şüpheli sıfatıyla dosyaya dahil edildi.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada şüpheli sayısı 12'ye yükseldi.
Dosya yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Şen, kanalla ticari ilişkisi olmadığını iddia etti.
Yaklaşık bir buçuk sene yayın yapan Ekol TV, 22 Aralık 2025 tarihinde kapanmıştı.
Savcı 5 gazetecinin yargılandığı davada ceza istedi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler Tuğçe Yılmaz, Erdoğan Alayumat, Suzan Demir, Taylan Abatan, Gülcan Dereli, çevirmen Serap Güneş ve sosyolog Berfin Atlı hakkında “örgüte yardım” (TCK 220/7) ve suçlamasıyla yürütülen davada esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların Almanya merkezli yayın yapan Yeni Özgür Politika ve PolitikArt’ta yayımlanan yazıları ve bu yazılar karşılığında aldıkları telif ücretleri nedeniyle hapis cezası talep etti.
Davada ilk duruşma 9 Aralık 2025’te görülmüş ve sanık isimler iddianameye karşı savunma yapmıştı.
Celse arasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan mütalaada savcı, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını savundu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Leyla Zana ve Kamil Tekin Sürek kararlarına atıf yaparak, ulusal güvenlik ve toprak bütünlüğü gerekçeleriyle basın özgürlüğüne sınırlama getirilebileceğini ileri sürdü.
Savcı, Yeni Özgür Politika gazetesinin ve eki PolitikArt’ın PKK/KCK ile bağlantılı yayın organları olduğunu iddia etti. Mütalaada, bu yayınların “örgüt propagandası” içerdiğini, örgüt yöneticilerinin yazılarına yer verdiğini ve güvenlik güçlerini hedef alan bir dil kullandığını öne sürdü. Savcı, bu nedenle söz konusu yayınlarda yürütülen faaliyetlerin “normal basın faaliyeti” olarak görülemeyeceğini savundu.
Dava, 17 Şubat’ta görülecek duruşmayla devam edecek. Duruşmada sanıklar savcılığın esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapacak. Savunmaların ardından mahkeme nihai kararını açıklayacak.
Gazeteciler "dezenformasyon" suçlamasından beraat etti
Yenidoğan Çetesi'ne yönelik soruşturmayı yürüten savcının görevden alındığı iddiası ile ilgili haber ve paylaşımlar gerekçe gösterilerek halktv.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe, gazetepencere.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nilay Can, gazeteci Veysi Dündar ve avukat İrem Çiçek hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla açılan davanın beşinci duruşması 8 Ocak 2026 günü Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada gazeteci Dinçer Gökçe ile diğer sanık avukatları hazır bulundu.
Savcı 5 Kasım 2025 tarihinde sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek, tüm sanıkların üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle gazeteciler Dinçer Gökçe, Nilay Can ve Veysi Dündar'ın ayrı ayrı beraatlarına karar verdi. Avukat İrem Çiçek hakkında ise "hakaret" suçlamasından beraat, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Reyhan Hacıoğlu’nun yargılandığı davada adli kontrol tedbirleri kısmen kaldırıldı
Gazeteci Reyhan Hacıoğlu’nun, İstanbul merkezli bir soruşturma kapsamında “örgüt üyeliği” (TCK 314) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 6 Ocak 2026 günü Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Hacıoğlu’nun avukatı Nazmi Ayaz hazır bulundu.
Hacıoğlu’nun avukatı Nazmi Ayaz, iddianameye konu edilen televizyon programlarının siyasal değerlendirmelerden ibaret olduğunu, bu içeriklerde herhangi bir çağrı, talimat ya da örgütsel yönelme bulunmadığını ifade etti.
Ayaz, yargılamanın bu şekilde sürdürülmesinin yalnızca müvekkilini değil, toplumun hukuka olan güvenini de zedelediğini belirterek, uzun süredir devam eden adli kontrol tedbirlerinin masumiyet karinesini ihlal ettiğini savundu ve tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme, Hacıoğlu hakkında uygulanan haftada bir ikametine yakın karakola imza verme yükümlülüğünü kaldırırken, yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmetti. Bir sonraki celse gazeteci Velat Ekin’in tanık olarak dinlenmesine karar veren mahkeme, davayı 3 Mart 2026 tarihine erteledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
İsveçli gazeteci Joakim Medin’in davası Mayıs ayına ertelendi
İsveç gazetesi Dagens ETC’nin dış haber muhabiri Joakim Medin hakkında, İsveç’teki gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla açılan davanın ikinci duruşması 8 Ocak 2026 günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada Medin’in avukatı Emine Özhasar hazır bulundu.
Mahkeme, Medin hakkında yazılan istinabe evrakının dönüşünün beklenmesine ve dosyada olduğu bildirilen dijital materyallerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından dosyaya celbine karar verdi. Dava 7 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
Vedat Örüç’ün davası Mart ayına ertelendi
Gazeteci Vedat Örüç hakkında, sigorta kaydı, meslektaşlarıyla yaptığı görüşmeler ve telefon konuşmaları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 8 Ocak 2026 günü Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Örüç duruşmada hazır bulundu.
Örüç savunmasında, kendisiyle birlikte bu dosyada yedi kişinin tutuklandığını, bu kişilerin dosyasının ayrıldığını ve hepsinin beraat ettiğini söyledi. Örüç, yurt dışı yasağının kaldırılmasını ve beraatını istedi.
Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağının devamına hükmederek, davayı 5 Mart 2026 gününe erteledi.
Gazeteci Perihan Kaya'ya hapis cezası
Gazeteci Perihan Kaya’nın “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın onuncu duruşması 7 Ocak 2025 günü Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada, Kaya’nın avukatı Resul Temur hazır bulundu. Yurt dışında ikamet eden Kaya ise duruşmaya katılmadı.
Davanın 24 Aralık 2025 tarihli dokuzuncu celsesinde esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Kaya’nın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etmişti.
Esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan Resul Temur, "Söz konusu sosyal medya hesabı, müvekkile ilişkin herhangi bir soruşturma yokken incelemeye alınmış. Sanal devriye düzenlemesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu sebepten dolayı söz konusu deliller hükme esas alınmamalıdır” dedi.
Kararını açıklayan mahkeme, Kaya'ya "örgüt propagandası" suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verdi. Tunceli'deki bir dosyadan daha önce HAGB alan Kaya'nın, denetim süresi içerisinde suç işlediği gerekçesiyle bu dosyadaki cezasında hükmün açıklanması geri bırakılmadı.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Pehlivan’ın Yargıtay Üyesi Yüksel Kocaman’ın şikayetiyle yargılandığı dava ertelendi
Gazeteci Barış Pehlivan’ın eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı şimdiki Yargıtay Üyesi Yüksel Kocaman’ın şikâyeti üzerine “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” (TCK 125) ve "iftira" (TCK 267) suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması 6 Ocak 2026 İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Pehlivan’ın avukatı Enes Hikmet Ermaner hazır bulundu. Kocaman’ın avukatı ise mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.
Mahkeme, hâkim değişikliği nedeniyle dosyanın incelemeye alınmasına, tanık dinleme talebinin ise celse arasında değerlendirilmesine karar verdi. Dava 17 Eylül 2026 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Gazeteci Barış Pehlivan’ın Naci İnci’nin şikayetiyle yargılandığı dava Eylül ayına ertelendi
Gazeteci Barış Pehlivan’ın Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci’nin şikâyeti üzerine “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması 6 Ocak 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Pehlivan’ın avukatı Enes Hikmet Ermaner ile katılan Naci İnci’nin avukatı Feyzanur Türksal Köse hazır bulundu.
Mahkeme, hâkim değişikliği nedeniyle dosyanın incelemeye alınmasına, tanık dinleme talebinin ise celse arasında değerlendirilmesine karar verdi. Dava 17 Eylül 2026 tarihine ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
En az 28 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
9 Ocak 2026 günü itibarıyla Türkiye’de en az 28 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
