Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


Ayşe Barım’a hapis cezası; RTÜK’ten iki kanala ceza; savcı, Karar muhabiri Çalıkoğlu için ceza istedi; Alican Uludağ hakkında 2 soruşturma, 1 dava
Gazeteci Uludağ hakkında iki soruşturma, bir dava
Gazeteci Alican Uludağ hakkında iki soruşturma ve bir dava açıldı.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Uludağ hakkında, 29 Ekim 2024'te çöken ve dört kişinin ölümüyle sonuçlanan Arslan Apartmanı'nın yıkımına ilişkin altından metro inşaatı geçmesi nedeniyle Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğuna yönelik sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek "yanıltıcı bilgiyi yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Öte yandan, Uludağ hakkında, suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan ve Yargıtay üyesi ve eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’a ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, Kocaman’ın şikâyeti üzerine "iftira", "hakaret" ve "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamalarıyla soruşturma açıldı.
Ayrıca, Uludağ'ın, Ankara’da üniversite öğrencisi Şule Çet'in cinsel saldırıya maruz bırakılıp plazanın 20. katından şüpheli şekilde "düşerek" ölmesiyle ilgili davada 18 yıl 9 ay hapis cezası alan Berk Akand’ın dışarıda çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak, Akand'ın "tahliye edildiği" yönündeki paylaşımı hakkında açılan "yanıltıcı bilgiyi yayma" soruşturması tamamlandı.
İddianamede, Uludağ'ın paylaşımının isnat edilen suçun unsurlarını oluşturduğu belirtilerek, ceza talep edildi.
Sedef Kabaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" (TCK 299) ve "suç işlemeye tahrik" (TCK 214) suçlamalarıyla gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Sedef Kabaş hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen iddianamede, Kabaş’ın "suç işlemeye tahrik" suçlamasından cezalandırılması talep edildi. İddianamenin, gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi halinde Sedef Kabaş’ın yargılanmasına başlanacak.
Kabaş, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" şüphesiyle 26 Ocak’ta gözaltına alınmıştı. Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Kabaş, "yurt dışına çıkış yasağı" ve "haftada iki gün imza atma" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
RTÜK’ten iki kanala ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Halk TV’ye gazeteci Uğur Dündar’ın CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle Halk TV’ye yüzde 2 idari para cezası verdi.
Kurul ayrıca NOW TV’ye ise Kıskanmak dizisinde yer alan sahnelerin "aile kurumunu zedelediği, evlilik dışı ilişkilerin ve evli bireylerin başkalarından çocuk sahibi olmalarının normalleştirildiği" gerekçesiyle yüzde 3 idari para cezası uyguladı.
JinNews’un X hesaplarına erişim engeli
JinNews’un X hesaplarına dördüncü kez erişim engeli getirildi. Erişim engeline dair resmi bir açıklama yapılmadı.
JinNews’un yeni X hesabını ise jinnews_trk olarak duyuruldu.
Ayrıca Mezopotamya Ajansı (MA)’nın Tiktok hesabı da erişime engellendi.
Gazeteci Zişan Gür ve 65 diğer sanıklı dava Temmuz ayına ertelendi
Saraçhane protestolarını takip ederken gözaltına alınan gazeteci Zişan Gür’ün de aralarında bulunduğu 66 kişinin, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmamak” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 13 Şubat 2026 günü İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Salonun yetersizliği nedeniyle duruşma, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı.
Sendika.org muhabiri Muzaffer Zişan Gür ile dokuz sanığın hazır bulunduğu duruşmaya çok sayıda avukat katıldı.
Hakim, İstanbul Valiliği’nden talep edilen Saraçhane eylemlerine ilişkin eylem ve etkinlik yasağı kararının dosyaya gönderildiğini açıkladı.
Sanık avukatları, valiliğin yasak kararının iptal edildiğini belirtti. Avukatlar ayrıca, çoğu sanığın gözaltı sırasında işkenceye maruz kaldığını, suçlamalara ilişkin somut delil bulunmadığını ifade etti.
Mahkeme, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak 66 kişinin gözaltına alındığı bölgeye ilişkin MOBESE görüntülerinin dosyaya gönderilmesine karar verdi.
Dava 3 Temmuz 2026 gününe ertelendi.
Beş gazetecinin yargılandığı “bilirkişi” davasında reddi hâkim talebi reddedildi
Barış Pehlivan, Suat Toktaş, Kürşad Oğuz, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında, bilirkişi S.B. ile yapılan görüşmenin yayımlanması gerekçe gösterilerek “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek ve yayımlamak” suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 13 Şubat 2026 günü İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Sanıkların katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.
Bir önceki celsede hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan bilirkişinin, 21 Ocak’ta mahkemeye gelerek ara celsede ifade verdiği ortaya çıktı. Sanıklar ve avukatlarına haber verilmeden açılan ara celsede alınan bu ifadede, şikayetçi ile sanıklar yüz yüze gelemedi. Sanık avukatları da müştekiye soru yöneltememiş oldu.
Savunma avukatları ise bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali olduğu vurgulayarak, reddi hakem talebinde bulundular.
Mahkeme başkanı reddi hâkim talebinin reddine karar verdi ve red talebinin incelenmesi için dosyanın İstanbul nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmetti.
Bir sonraki duruşma 12 Haziran 2026 günü görülecek.
Akademisyen Aslı Aydemir hâkim karşısına çıktı
LeMan Dergisi’nin Beyoğlu’ndaki ofisine yönelik saldırıya tepki gösterdiği gerekçesiyle tutuklanan akademisyen Aslı Aydemir hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” (TCK 265) suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 12 Şubat 2026 günü İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşmada Aslı Aydemir ve avukatı ile müşteki polis ve avukatı hazır bulundu.
Yaklaşık 20 dakikalık gecikmeyle başlayan duruşmada kimlik tespitinin ardından Aydemir’in savunmasına geçildi. Savunmasında emniyette verdiği ifadenin eksik kayda geçirildiğini beyan eden Aydemir, kasten yaraladığı iddia edilen polis memurunu ilk kez duruşma salonunda gördüğünü söyledi.
Müşteki polisin avukatı davaya katılma talebinde bulundu ve “İddianamenin genişletilmesi talebimiz var. Ortada yaralama var. Şikâyetimiz devam ediyor” dedi.
Mahkeme, polisin davaya katılma talebini kabul etti. Müştekinin elinde kalıcı işlev kaybı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla adli tıp raporunun beklenmesine karar veren mahkeme, davayı 23 Haziran 2026 tarihine erteledi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Mehmet Üçar hakkında ceza talebi
Gazeteci Mehmet Üçar hakkında, Yeni Özgür Politika ve PolitikAr'ta yazdığı makaleler gerekçe gösterilerek "örgüt üyeliği" (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 12 Şubat 2026 günü Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya Üçar katılmazken, avukatı Şirin Şen salonda hazır bulundu.
Kimlik tespitinin ardından savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu ve Üçar'ın atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaaya katılmadıklarını beyan eden avukat Şen, mütalaaya karşı savunmasını yapmak için mahkemeden süre talep etti.
Süre talebini kabul eden mahkeme heyeti davayı 3 Nisan 2026 gününe erteledi.
Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Oyuncu menajeri Barım’ın “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” (TCK 312) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 11 Şubat 2026 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede bu suçlamayla ceza talep etmişti. Ancak savcılık, 16 Ocak’ta sunduğu esas hakkındaki görüşünde suçlamayı ağırlaştırarak ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulunmuştu. Savcı, Barım’ın eylemlerinin “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçunu oluşturduğunu belirterek, iddianamedeki “yardım” hükmünü uygulamamıştı.
Ayşe Barım’a savcının esas hakkındaki mütalaası soruldu. Barım, “2025 yılından beri hayatımda yaşamadığım bir süreci yaşıyorum. Oyuncularımı Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hiçbir zaman siyasi biri olmadım” dedi.
Avukat Sedat Özyurt, savunmasında şunları söyledi: “Biz burada olmayanı ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir şey yapmayan sanığın suç işlemediğini ispat etmeye çalışıyoruz. Anayasa’ya göre kanunsuz suç olmaz. Bu dosya kapsamında kanunsuz bir suç isnadı var ve mütalaa hiçbir delile dayanmıyor.”
Avukat Aslı Kibar, Gezi ana davasında verilen Yargıtay kararlarını hatırlatarak, Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında Yargıtay tarafından beraat kararı verildiğini, suç vasfının değiştirilerek 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında değerlendirme yapıldığını belirtti.
Kibar, bu karar doğrultusunda Ayşe Barım’ın da beraat etmesi gerektiğini söyledi.
Mahkeme, Barım’ı 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.
ID İletişimin sahibi menajer Ayşe Barım, dizi-film sektöründe tekelleşme iddialarıyla gözaltına alındı ancak 12 yıl önceki Gezi Parkı Direnişi'nin “planlayıcılarından” olduğu iddia edilerek 28 Ocak’ta tutuklanmıştı. Silivri’deki cezaevinde 248 gün boyunca tutuklu bulunan Barım, ajansına kayıtlı oyuncuları Gezi Parkı’na yönlendirmekle suçlanan Barım, 1 Ekim’de tahliye edilmişti.
Perihan Kaya’nın davası Mayıs ayına ertelendi
Gazeteci Perihan Kaya hakkında “kamu görevlisine hakaret” (YCK 125/3) ddiasıyla açılan davanın altıncı duruşması 11 Şubat 2026 günü Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Kaya ve avukatı duruşmaya katılmadı.
Mahkeme heyeti, Kaya hakkında çıkarılan yakalama kararının infazının beklenilmesine hükmederek, davayı 20 Mayıs 2026 gününe erteledi.
Ercüment Akdeniz’in davasında dosya savcılığa gönderildi
HDK soruşturması kapsamında Şubat ayında tutuklanıp Temmuz’da tahliye edilen gazeteci Ercüment Akdeniz hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 10 Şubat 2026 günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Ercüment Akdeniz ve avukatları salonda hazır bulundu.
Akdeniz’in avukatı Özcan Karakoç, müvekkili hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesini talep etti.
Akdeniz’in yurt dışı çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi. Dava 2 Haziran 2026 gününe ertelendi.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Savcı Karar muhabiri Çalıkoğlu için ceza istedi
Karar gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu hakkında Çatalca Geri Gönderme Merkezi’ne ilişkin haberi gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi yaymak” (TCK 217/A) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 10 Şubat 2026 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada Çalıkoğlu ve avukatı Serpil Özcan hazır bulundu.
Çalıkoğlu savunmasında şunları söyledi: “Bir gazeteci olarak Anayasa ve içtihatlara göre savcı gibi davranıp haberlerimi belgelerle sunma zorunluluğum yok. Haberimi iddia olarak yazdım. Geri Gönderme Merkezleri’yle ilgileniyorum, bu konuda uzman avukatlarla görüşüyorum. Gazeteci olarak ifade özgürlüğü ve kamuyu bilgilendirme hakkımı kullandım.”
Avukat Özcan da müvekkilinin bir gazeteci olarak kamuoyunu bilgilendirme işleviyle hareket ettiği belirterek “Beraatını talep ederiz.” dedi.
İddianameye karşı savunmaların ardından savcı esas hakkındaki mütalaasını sunmak için duruşmaya ara verilmesini talep etti. Duruşmaya beş dakika ara verildi.
Aranın ardından hâkim, savcının esas hakkındaki görüşünü dosyaya sunduğunu ve Çalıkoğlu’nun üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep ettiğini açıkladı. Savcı, sanık salondayken esas hakkındaki görüşünü açıklamadı.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan Çalıkoğlu, haberde adı geçen avukatların tanık olarak dinlenmesini talep etti.
Çalıkoğlu’nun avukatı da esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre istedi.
Hâkim, süre talebini kabul etti; ancak haberde adı geçen avukatların tanık olarak dinlenmesi talebine ilişkin herhangi bir hüküm kurmadı.
Dava 26 Şubat 2026 gününe ertelendi.
Gazeteci Fuat Yaşar hakkında 116 günlük adli para cezası
Gazeteci Fuat Yaşar’ın “hakaret” (TCK 125) suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın üçüncü duruşması 9 Şubat 2026 günü görüldü.
Dava, Yeni Şafak eski yazarı İbrahim Karagül’e 2015 yılında sosyal medya üzerinden hakaret ettiği gerekçesiyle açılmıştı. İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava, zaman aşımı gerekçesiyle düşürülmüştü. Karagül’ün avukatının başvurusu üzerine yerel mahkemenin kararını bozan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi, davanın yeniden görülmesine hükmetmişti. Bu kararın ardından yeniden görülen davanın üçüncü duruşması yapıldı.
Karagül ve avukatının katılmadığı duruşmada Yaşar’ın savunmasının ardından mahkeme kararını açıkladı. Yaşar’a, 11 yıl önce yaptığı bir yorumda Karagül’e hakaret ettiği iddiasıyla 116 günlük adli para ceza verildi.
Öznur Değer’in davası Haziran ayına ertelendi
Gazeteci Öznur Değer’in “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 10 Şubat 2026 günü Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Dava 26 Haziran 2026 gününe ertelendi.
Değer, Midyat’ta kadınların düzenlediği yürüyüşü takip ederken bir polis memuruna hakaret ettiği iddiasıyla yargılanıyor.
En az 33 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
13 Şubat 2026 günü itibarıyla Türkiye’de en az 33 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
