Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.


İncirlik soruşturmasında gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı; üç davada üç gazeteciye beraat; savcı, Furkan Karabay için ceza istedi
İncirlik soruşturmasında gözaltına alınan gazeteciler adli kontrolle serbest bırakıldı
Adana'da İncirlik Hava Üssü çevresinden canlı yayın yapılmasına ilişkin gözaltına alınan ve aralarında üç gazetecinin bulunduğu beş kişi, adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ardından ANKA Haber Ajansı'nın sosyal medya hesabından "İncirlik Hava Üssü'nde operasyon hareketliliği" başlığıyla İncirlik üssü civarı görüntülenmiş ve yaklaşık bir buçuk saat canlı yayın yapılmıştı. Yayının ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kısa sürede soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener, Koza TV muhabiri Sergen Ölçer, Koza TV Genel Müdürü Mehlika Bilen, çekim için izin verdiği ileri sürülen iş yeri sahibi Ö.A. ve Adana Büyükşehir Belediyesi personeli Güral Bıçakçı 28 Şubat günü gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar 2 Mart’ta Adana Cumhuriyet Başsavcılığına götürüldü. Savcılık, gözaltına alınan isimleri adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.
Nöbetçi hakimlik, gözaltındaki isimleri haftada bir gün imza şartı ve yurt dışı yasağıyla birlikte serbest bıraktı.
Nedim Oruç hakkında iddianame hazırlandı
Şırnak’ın Cizre ilçesinde bulunan Nur Mahallesi'nde 14 Ocak tarihinde haber takip ederken darp edilerek gözaltına alınan ve sonrasında tutuklanan Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç hakkında, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme”, “toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü kapatmak”, “örgüt propagandası”, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu malına zarar verme” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı.
İddianamede Oruç'un yaptığı haberler suç delili olarak gösterildi. 26 Ekim 2025 tarihinde Kandil’de yapılan Kürt Özgürlük Hareketi’nin Kuzey Kürdistan’dan geri çekilme çağrısını takip etmesi, suç olarak gösterildi Oruç'un tahrip edilen mezarlıklara dair yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları da suç sayıldı. Ayrıca Oruç'un 14 Ocak tarihinde haber takibi sırasında darp edilerek gözaltına alındığı olayda çektiği görüntüler de suçlamaya konu edildi.
İddianame Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 24 Nisan 2026 tarihinde görülecek.
MA muhabiri Şahinli hakkında soruşturma
Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ceylan Şahinli hakkında “örgüt propagandası” (TMK 7/2) iddiasıyla soruşturma başlattı
Soruşturma, Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013’te öldürülen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbîn), Leyla Şaylemez (Ronahî); 23 Aralık 2022’de öldürülen Emine Kara (Evîn Goyî) ve 4 Ocak 2016’da Şırnak’ta öldürülen Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır için düzenlenen anma etkinliği gerekçe gösterilerek başlatıldı. Şahinli’nin 9 Ocak günü Muş’ta düzenlenen eyleme katıldığı öne sürüldü.
Şahinli, 6 Mart’ta Muş İl Emniyet Müdürlüğünde avukatı Servet Ekmekçi ile birlikte ifade verdi.
Gazeteci Zeynep Durgut’a soruşturma
Şırnak’ın İdil ilçesinde gerçekleştirilen ağaç kesimini haberleştiren Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Zeynep Durgut hakkında yaptığı haber nedeniyle soruşturma açıldı.
Durgut hakkında açılan soruşturmaya, Mağara köyünde yapılmak istenen karakol inşaatı nedeniyle köy sakinlerine ait arazilerde ağaç kesildiği iddialarına ilişkin haberi gerekçe gösterildi.
Durgut, 2 Nisan’da polis karakoluna avukatıyla birlikte giderek ifade verdi.
Gazeteci Sultan Mercan hakkında takipsizlik kararı
Gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek ev baskınında gözaltına alınan ve yaklaşık 16 aydır soruşturması devam eden gazeteci Sultan Mercan hakkında takipsizlik kararı verildi.
Eskişehir merkezli bir soruşturma kapsamında 26 Kasım 2024’te aralarında gazeteci, yazar ve karikatüristlerin de bulunduğu 16 kişi gözaltına alınmıştı. Özgür Politika ve PolitikArt çalışmaları gerekçe gösterilerek Diyarbakır, İstanbul, Eskişehir, Batman ve Antalya’da düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan kişiler üç gün gözaltında tutulmuştu.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu, bu soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimlerden biri olan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Roza Metina (Sultan Mercan) hakkında takipsizlik kararı verdi. Başsavcılık, yaklaşık 16 aydır soruşturma aşamasında bulunan dosyada mevcut delil durumunun kamu davası açmaya yeterli olmadığına hükmetti.
Demokratik Modernite davası Şubat 2026’ya ertelendi
Demokratik Modernite dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ramazan Yurttapan, editör Haydar Ergül, yazarlar Cihan Doğan, Musa Şanak ve Nazan Üstündağ’ın “Türk milletini aşağılamak” (TCK 301) suçlamasıyla yargılandıkları davanın dokuzuncu duruşması 5 Mart 2025 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya yargılananlar katılmazken, yargılananların avukatı Sercan Korkmaz salonda hazır bulundu.
Dava 3 Aralık 2026 gününe ertelendi.
İddianamede Yurttapan, Ergül ve yazarlara yöneltilen suçlamaya derginin 37. sayısında yer alan sekiz makalede kullanılan ifadeler delil olarak gösteriliyor.
Cumhuriyet muhabiri İpek beraat etti
Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek ile birlikte toplam 35 kişinin “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması 4 Mart 2026 günü İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Sanık ve avukatları salonda hazır bulundu.
Son sözlerini söyleyen sanıklar beraat talep etti. Tüm avukatlar da beraat yönünde savunma yaptı.
İpek’in avukatı Enes Ermaner, müvekkilinin başından beri gazeteci olduğunu söylediklerini belirterek, “Müvekkilim kamu yararı gözeterek toplumsal olayları izleyen bir gazetecidir. Basın Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamında gazetecilik faaliyeti yürütmektedir. Gazetecilerin bu tür davalarla yargı tacizine maruz bırakılması basın ve ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yaratır” dedi.
Mahkeme, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle tüm sanıkların beraatına karar verdi.
Reyhan Hacıoğlu için ceza talebi
Gazeteci Reyhan Hacıoğlu hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan davanın dördüncü duruşması 3 Mart 2026 günü Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, atılı suçtan ceza istedi.
Hacıoğlu’nun yurtdışı yasağını kaldırmayan mahkeme, mütalaaya karşı savunma yapılması için davayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi.
Oğuz Bakır beraat etti
Gazeteci Oğuz Bakır hakkında "kamu görevlisine hakaret" (TCK 125/3) suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması 3 Mart 2026 günü stanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Bakır'ın katılmadığı duruşmada avukatı Hasan Basri Şen hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti.
Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, atılı suçtan ceza talep etti.
Mahkeme, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Oğuz Bakır'ın beraatına hükmetti.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Furkan Karabay hakkında açılan tazminat davası ertelendi
Gazeteci Furkan Karabay hakkında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın şikâyeti üzerine açılan 250 bin TL’lik manevi tazminat davasının beşinci duruşması 3 Mart 2026 günü İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya taraflar katılmazken, avukatları e-duruşma yoluyla hazır bulundu.
Duruşmada taraf avukatları, İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep etti.
Talebi kabul eden mahkeme, davayı 15 Eylül 2026 gününe erteledi.
Zafer Arapkirli beraat etti
Gazeteci Zafer Arapkirli’nin “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 3 Mart 2026 günü İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Arapkirli ve avukatları salonda hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti.
Savcı önceki celse esas hakkındaki mütalaasını sunmuş ve Arapkirli’nin üzerine atılı “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan cezalandırılmasını istemişti.
Esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmasını yapan Arapkirli, “Suça konu paylaşımda hakaret içerikli cümle yok. Onursuz bir muhbirin iftirası üzerinden var olmayan bir suç yaratılmaya çalışılmıştır. Kötü giden bir yönetime karşı eleştiride bulunduğumuz için, iyi ve kötü çatışmasında iyi tarafta olduğumuz için bu haksız davalar açılmaktadır. Ortada bir suç yok. Beraatımı talep ederim” dedi.
Mahkeme, suç unsurlarının oluşmadığına hükmetti.
Haberin ayrıntıları için tıklayın.
Nurcan Yalçın’ın yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı
Gazeteci Nurcan Yalçın’ın “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) ve “terörizmin finansmanı yasasına muhalefet” iddialarıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması 3 Mart 2026 günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada Yalçın ile avukatı Resul Temur hazır bulundu.
Mahkeme, yurt dışı yasağının kaldırılması yönündeki talebi kabul etti ve davayı 22 Eylül 2026 gününe erteledi.
Furkan Karabay için savcı ceza istedi
Furkan Karabay’ın “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamasıyla yargılandığı davanın 5. duruşması 3 Mart 2026 günü Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
Ev hapsinde bulunan Karabay’ın katılmadığı duruşmada, avukatı Onat Doğu Akoluk hazır bulundu.
Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı atılı suçtan ceza istedi.
Mahkeme davayı, ev hapsinde bulunan Karabay’ın mütalaaya karşı savunmasının SEGBİS ile alınması üzere 23 Haziran 2026 gününe erteledi.
En az 27 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde
6 Mart 2026 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 27 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.
Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.
