Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Uluslararası örgütlerden basın özgürlüğü için açık mektup

Uluslararası örgütlerden basın özgürlüğü için açık mektup

Seçim öncesi tüm cumhurbaşkanı adaylarına gönderilen mektup 17 uluslararası ifade özgürlüğü kuruluşunca imzalandı

 

17 uluslararası ifade hürriyeti kuruluşu, Türkiye’de basın özgürlüğü ve bağımsız gazeteciliğin korunarak güçlendirilmesi için taleplerini içeren ortak bir açık mektup yazarak 24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi tüm cumhurbaşkanı adaylarıyla paylaştı.

İmzacıları arasında Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Index on Censorship, Norveç PEN ve Amerika PEN gibi örgütlerin bulunduğu mektubun Türkçe çevirisi şöyle:

Döneminiz çok kritik bir zamanda başlıyor. Ülkenizde ifade hürriyeti özellikle son iki yılda büyük bir gerilemeye maruz kaldı. Bugüne kadar 150 gazeteci hapsedilmiş, binlerce muhalif fikir önderi işinden edilmiş ve çoğu ülkeyi terk etmiştir.

Biz aşağıda imzası bulunan uluslararası ifade hürriyeti kuruluşları olarak, önümüzdeki dönemde hukukun üstünlüğünü temel ilke edinerek ve Türkiye’de basın özgürlüğü ve bağımsız gazeteciliğin korunarak güçlendirilmesi için şu hususları öncelikli olarak dikkate almanızı rica ediyoruz:

  • İfade hürriyeti hakkını kullanmış ve görevini yaptığı için hapsedilmiş tüm gazeteciler tahliye edilerek haklarında açılmış tüm davalar düşürülmeli.
  • Yargı tarafsızlığı yeniden sağlanmalı ve Anayasa Mahkemesi’nin işlerliği mahkeme üzerinde siyasi baskı kurmaktan kaçınılması ve kararlarının uygulanmasının garanti edilmesiyle temin edilmeli.
  • Şu an gazetecileri yargılamak için kullanılan ceza hukukunda, özellikle de Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti önündeki ana engellerden olan Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Yasası’nda bir reform yapılmalı.
  • Medya üzerinde devlet denetimi sonlandırılmalı ve yetkiler sorumlu kurumlara dağıtılmalı. Basın yasasının ve medyayı ilgilendiren düzenlemelerin gazetecilik kurumları, basın temsilcileri, akademisyenler tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yönetmelikleriyle uyumlu şekilde uygulanması sağlanmalı.
  • Bağımsız gazetecilik ve basında çoğulculuk, medya sahipliği önündeki kısıtlamaları kaldırarak, kamu yayını yapan medya organlarının siyasi ve ekonomik müdahalelerden arındırılmasıyla, küçük ölçekli bağımsız yerel medya organlarına mali destek sağlayıp medyada çoğulculuğu sağlayarak desteklenmeli. Basında özgür ve adil bir ortam oluşturulabilmesi için gerekli yasal, siyasi ve idari adımlar atılmalı,
  • Bağımsız gazetelerin kamu reklam gelirlerinden mahrum kalmamasını sağlamak adına Basın İlan Kurumu reform edilerek denetlenmeli. RTÜK ve BTK gibi medya ve internet denetimi yapan kurumlara yapılan atamalarda şeffaflık olmalı ve basının bağımsızlığı ve özgürlüğü ilkelerine tabi olmalıdır.

 

20 Haziran 2018

 

İlginiz için teşekkür ederiz

Saygılarımızla,

 

Almanya PEN

Amerika PEN

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi ECPMF

Avrupa Gazeteciler Derneği AEJ

Avrupa Gazeteciler Federasyonu EFJ

Danimarka PEN

Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Derneği WAN-IFRA

Global Editors Network GEN

Güneydoğu Avrupa Medya Kurumu

Index on Censorship

Uluslararası Basın Enstitüsü IPI

İsveç PEN

Norveç PEN

Ossigeno per l’Informazione

Sınır Tanımayan Gazeteciler RSF

Transeuropa - Osservatorio Balcani e Caucaso OBCT

Uluslararası Karikatürist Hakları Ağı CRNI
Yukarı