Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Zaman gazetesinin yazarlarından Ali Ünal, hükümet tarafından terör örgütü ilan edilen Fethullah Gülen hareketine yönelik bir soruşturma kapsamında 14 Ağustos 2016 tarihinde Uşak’ta gözaltına alındı.

Ünal ve kendisiyle birlikte gözaltına alınan kardeşi Mustafa Ünal ile iki diğer şüpheli, tutuklama talebiyle sevk edildikleri mahkemece 16 Ağustos’ta “silahlı terör örgütüne üye olmak,” “terör örgütüne yardım etmek,” “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla tutuklandı.

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünal’la ilgili soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırladığı iddianameyi 2017 yılının Temmuz ayında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine sundu. 228 sayfalık iddianamede, Ünal’ın “FETÖ/PDY” yöneticisi olduğu, Fethullah Gülen ile doğrudan irtibatlı olduğu, Gülen’in kitaplarının çevirisini yaptığı, 46 kez yurt dışına çıktığı, bu gezilerin büyük bölümünde Gülen ile görüştüğü iddia edildi.

İddianamede Ünal’ın “gazetedeki başyazarlık görevinden dolayı “FETÖ’nün” medya faaliyetlerini yürüttüğü,” “örgütün çıkarları doğrultusunda kamuoyunu yanlış yönlendirici, dezenformasyona yönelik haber ve yorumlar yaptığı,” “örgütün karşısındaki kurum veya kuruluşları karalayan anlatım tarzı kullandığı” iddia edildi.

İddianamede Ünal hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Ünal’ın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,” “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek,” “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 4 Ocak 2018 günü Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mağdur sıfatıyla şikâyetçi olduğu davada Ünal hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 29,5 yıla kadar hapis isteniyor.

Dokuz saat süren duruşmada savunma yapan Ali Ünal, iddianamede yer verilen 17 köşe yazısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. 17 aydır tutuklu olduğunu belirten Ünal, tahliyesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ali Ünal’ın kardeşi Mustafa Ünal’ın yargılandığı dosyanın ayrılmasına, Mustafa Ünal’ın adlî kontrol şartıyla tahliye edilmesine, Ali Ünal’ın ise tutukluluk hâlinin devamına karar vererek, Ünal’ın tutuklandığında yanında bulunan telefonun incelenmesi için davayı 27 Şubat 2018 tarihine erteledi.

Ünal’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması 27 Şubat günü Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya, İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Ünal ile yakınları ve avukatları katıldı.

Duruşmada Ünal, Fethullah Gülen ve örgüt üyelerinden talimat almadığını, örgütün hiçbir kademesinde isminin geçmediğini belirtti. İddianamede yer alan kitapların sadece editörlüğünü yaptığını belirten Ünal, 15 Temmuz darbe girişimini bir gün sonra televizyondan öğrendiğini ekledi. Ünal, “Hayatım boyunca hiçbir zaman darbeye zemin hazırlamak için yazmadım. Yazdığım yazıların hepsi darbeye karşı uyarmak amaçlıydı,” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, Ünal’a ait cep telefonunun IMEI numarasının bildirilmesine karar vererek duruşmayı 10 Mayıs 2018 tarihine ertelerken, Ünal’ın tutukluluğunun devamına hükmetti.

Davanın 10 Mayıs günü görülen üçüncü duruşmasında savcılık tarafından Nurettin Veren’in Yeni Akit gazetesinde yayımlanmış iki köşe yazısı ve Akşam gazetesinde çıkan bir haber dosyaya sunuldu.

Mahkeme heyeti duruşmanın sonunda Ünal’ın avukatının talebi doğrultusunda Veren ve Akşam gazetesinin haberinde ismi geçen Hasan Polat isimli şahsın tanık olarak dinlenilmesine karar verdi.

Duruşmaya tutuklu bulunduğu Buca Kırıklar F Tipi Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlanan Ali Ünal, Nurettin Veren’in Fethullah Gülen aleyhine dava açmak istediğini ve kendisini de şahit gösterdiğini ancak kendisi tanık olmak istemeyince husumet beslemeye başladığını belirtti.

Ünal, iddianamede yer alan 17 yazısı nedeniyle suçlandığını ancak bu yazılardan 11’inin 2011-12 yıllarında yazıldığını ve suçlamalarla alakası olmadığını söyledi.

Hükümetin bugün “FETÖ” olarak adlandırılan Fethullah Gülen cemaatiyle 17 Aralık 2013 tarihine kadar iç içe olduğunu ve birlikte hareket ettiğini söyleyen Ünal, bu tarihe kadar iktidar yanlısı medyanın da bu grubu desteklediğini belirtti.

Ünal, “İktidarın bu muazzam desteği bir kenara konulup benim haftada bir yazı yazmak suretiyle darbeye teşebbüsten yargılanmam kabul edilemez,” diye konuştu.

“Benim elebaşılarından biri olduğum iddia edilen yapının en büyük destekçilerinden biri hükümettir,” diyen Ünal Ergenekon ve Balyoz gibi davaların destekçisi olduğu iddialarına da yanıt verdi. “Benim bu davaları açıkça destekleyen tek bir yazım olmamıştır,” diyen Ünal bu davaların en büyük destekçisinin o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, bunun kamuoyunca da böyle bilindiğini söyledi.

“50 yıllık bir örgüt olduğu ve bu örgütün darbeye teşebbüs ettiği söyleniyor. O zaman bu örgüte 50 yıldır destek veren siyasiler, bakanlar yargılanmalı,” diyen Ünal, “Benim 15 Temmuz’u beş yıl öncesinden bildiğim ve yazılarımla yönlendirdiğim iddia ediliyor. O hâlde neden beş yıl önce hakkımda bir soruşturma açılmadı? Geçmişe dönük suç isnadı yapılamaz,” diye konuştu.

Ünal soyut söylemler temelinde FETÖ’den talimat aldığının söylendiğini belirtti ve “Bunu ispat eden bir belge var mıdır?” diye sordu. Tutuklu bulunmasını gerektiren hiçbir somut delil olmadığını söyleyen Ünal, beraatini talep ederek sözlerini tamamladı.

Duruşma sonunda ara kararını açıklayan mahkeme Ünal’ın el konulan ancak daha sonra iade edilen telefonunun IMEI numarasının tespiti için BTK’ya tekrar yazı yazılmasını istedi. Mahkeme başkanı IMEI numarasını Ali Ünal’ın avukatı Ayşe Sueda Ünal’dan da istedi ancak avukat Ünal telefonun taşınma esnasında kaybolduğunu belirtti ve telefonun 16 ay boyunca güvenlik güçlerinin elinde bulunduğunu hatırlatarak neden IMEI numarasının alınmadığını sordu.

Mahkeme Ünal’ın tutukluluğunun devamına karar verirken davayı 18 Temmuz 2018 tarihine erteledi.

Davanın dördüncü duruşması 18 Temmuz günü Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından izlenen duruşmada Yeni Akit yazarı Nurettin Veren tanık olarak dinlendi. Veren, SEGBİS bağlantısı üzerinden verdiği ifadesinde Ali Ünal’ın, örgütün “üst düzey yöneticileri arasında bulunduğunu” öne sürerek Gülen’e her konuda danışmanlık yaptığını iddia etti.

Ardından söz alan Ali Ünal’ın avukatı Ayşe Sueda Ünal, Veren’e sorular yöneltti.

Sonrasında Veren’in iddialarını yanıtlayan Ali Ünal, Nurettin Veren’in hiçbir iddiasını kabul etmediğini ifade etti.

Duruşmada Ali Ünal’ın iki kitabı mahkemeye delil olarak sunuldu. Bunlardan Hizmet Rehberi isimli kitabın FETÖ ile ilgisi olmadığını belirten avukat Ünal, kitap hakkında yayın yasağı da olmadığını sözlerine ekledi. Avukat Ünal, “Müvekkilimin âdil yargılanma hakkı yok sayılıyor. FETÖ çatı iddianamesinde ismi geçmiyor” dedi.

Ardından esas hakkında mütalaasını sunan savcı, Ali Ünal hakkında TCK 309., 311. ve 312. maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis ve TCK 313. ve 314. maddeleri gereğince ek hapis cezası ve tutukluluğun devamını istedi. Savcı mütalaasında Ünal’ın, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet, “suçun işlenmesine yardım etme” suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Savcı ayrıca Ünal’ın tutukluluk hâlinin devamını talep etti.

Savcının ardından söz alan Ali Ünal, “Anayasayı ihlâl suçlamasını kabul etmiyorum. İddialara ilişkin dosyada tek bir delil dahi yoktur” diyerek mütalaaya karşı savunmasını hazırlamak için süre verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme, Ünal’ın tutukluluk hâlinin devamına karar vererek davayı 5 Eylül 2018 tarihine erteledi.

Davanın beşinci duruşması 5 Eylül günü Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından izlenen duruşmada mahkeme başkanı ve savcının değiştiği görüldü. Duruşma savcısı, bir önceki duruşmada duruşma savcısı Elif İkiz’in esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak Ünal’ın ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını talep etti.

Ünal, sağlık sorunları nedeniyle esas hakkında savunmasını hazırlayamadığını ifade ederek ek süre talep etti.

Ünal’ın avukatı da müvekkilinin ciddi sağlık sorunları bulunduğunu, kanser şüphesi ile hastaneye sevk edildiğini ve duruşma günü sabah gelen tahlil sonuçlarında kan değerlerinin dengesiz olduğunu belirterek savunma için ek süre talebinde bulundu.

Mahkeme başkanı ek süre vereceğini, ancak verilen sürede savunmanın hazır olmaması durumunda karar verileceğini belirterek davayı 14 Kasım 2018 tarihine erteledi.

Davanın 14 Kasım 2018 günü görülen karar duruşmasında nihai savunmasını yapan Ünal, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Duruşmanın sonunda hükmünü açıklayan mahkeme, Ali Ünal’ın “Anayasayı ihlâl” suçundan beraatine, “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan ise 19 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.