Karar duruşması olması beklenen duruşmanın ikinci gününde Ahmet ve Mehmet Altan mahkemeye son savunmalarını sundu

Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu altısı tutuklu toplam yedi kişinin yargılandığı davanın karar duruşmasının ikinci gününde Ahmet ve Mehmet Altan son savunmalarını yaptı.

İlk olarak savunmasını yapan Ahmet Altan savunmasının içeriği konusunda mahkeme başkanı tarafından birkaç kez uyarıldı. Mahkeme başkanı Altan’a esas hakkındaki mütalaaya bağlı kalmaması ve Cumhurbaşkanını eleştirmeye devam etmesi halinde mikrofonunu kapatacağını söyledi.

Altan bunun üzerine savunmasının sonlarına doğru iki sayfalık bir bölümü atladı.

Altan’ın savunmasının tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

Ahmet Altan’dan sonra ise Mehmet Altan savunmasını yapmak üzere söz aldı.

Ahmet Altan gibi Mehmet Altan da savunmasının içeriği konusunda mahkeme başkanının uyarılarına maruz kaldı.

Savunmasına Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurusu hakkındaki kararını hatırlatarak başlayan Mehmet Altan Anayasa Mahkemesi kararıyla hakkında ortaya konulan delillerin tutuklama için bile yeterli olmadığının ortaya konduğunu ancak mahkemenin iki üyesinin Anayasa’nın AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu belirten Anayasa’nın 153. Maddesini çiğnedikleri için “hâlâ cezaevinde zorla tutulduğunu” söyledi.

Altan, “Bu mahkemenin iki üyesi, diğer üçüncü üyenin uyarısına rağmen, Anayasa’nın 153. Maddesini ihlâl etti. Benim gasp edilen özgürlüğümü iade etmek yerine, ihlâlde direnmeyi ve anayasal suç işlemeyi tercih etti,” diye konuştu.

Bu noktada mahkeme başkanı tarafından sadece hakkındaki suçlamalar hakkında konuşması için uyarılan Altan, savunmasına yazılı metnin bir kısmını atlayarak devam etti.

Mehmet Altan’ın yazılı savunmasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Savunmasını tamamlayan Mehmet Altan’a üye hâkimlerden biri Fethullah Gülen’le görüşüp görüşmediğini sordu. Altan bunun üzerine aralarında Ardan Zentürk ve Mahmut Övür gibi isimlerin bulunduğu yaklaşık 10 kişilik bir grupla Gülen’le görüştüğünü söyledi.