Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Medya Haber Ajansı (Dihaber) muhabiri Erdoğan Alayumat, 14 Temmuz 2017 tarihinde Gaziantep’in Islahiye ilçesinde haber takibi yaparken beraberindeki meslektaşı Nuri Akman’la “makul şüphe” gerekçesiyle gözaltına alınarak Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Alayumat, 13 günlük gözaltının ardından 27 Temmuz’da çıkarıldığı mahkemece “casusluk” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Akman ise adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, her iki gazeteci için “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme” ve “Örgüt üyeliği” iddialarından 45’er yıl hapis cezası isteniyor.

İddianamede suçlamalara gerekçe olarak Alayumat ve Akman’ın bilgisayarlarında bulunan, “MİT karargâhında gece sevkiyat gündüz eğitim veriliyor” başlıklı haber de dahil olmak üzere, çeşitli haber ve fotoğraflar gösteriliyor.

Avukatı, Alayumat’ın tutukluluğunun ilk aşamasında sevk edildiği Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi’nde diğer üç gazeteci ile birlikte süngerli oda, hücre odası gibi cezaların yanı sıra, kötü muameleye maruz kaldığını ve darp edildiğini açıklamıştı.

Avukatının suç duyurusunda bulunmasının üzerine, Alayumat Samsun Bafra Cezaevi’ne sevk edildi. Alayumat, geçtiğimiz Ocak ayında tek tip kıyafete karşı boykot başlattı.

Alayumat ve Akman’ın yargılandıkları davanın ilk duruşması 2 Şubat 2018 günü Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın mahkeme salonundan takip ettiği duruşmanın sonunda açıklanan ara kararda, mahkeme Alayumat’ın tutukluluk halinin ve Akman hakkındaki adlî kontrol şartının devamına hükmetti.

Davanın 25 Nisan günü görülen ikinci duruşmasına tutuksuz yargılanan Nuri Akman katılmazken, Erdoğan Alayumat tutuklu bulunduğu Samsun Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinden SEGBİS ile katıldı.

Mahkeme heyeti ilk duruşmada bilgisayar ön belleğine kayıtlı haber fotoğrafları sorulan Alayumat’ın çektiği ve MİT karargahı olduğu iddia edilen bir yerleşkenin fotoğrafı üzerinde durmuştu. Mahkeme çekilen fotoğrafların gizli kalması gereken nitelikte belgeler olup olmadığının anlaşılması için Genelkurmay Başkanlığı’na soru sorulmasına karar vermişti. Ancak aradan geçen 2,5 aylık sürede beklenen belge gelmedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, Genelkurmay Başkanlığı’na fotoğrafı çekilen yerleşkenin askerî amaçla kullanılıp kullanılmadığına dair yazıyı göndermesi için yeniden müzekkere yazılmasına karar verirken, Alayumat’ın tutukluluğunun devamına hükmetti ve davanın bir sonraki duruşmasının 23 Mayıs 2018 tarihinde görülmesini kararlaştırdı.

Bu tarihte görülen duruşmada Genelkurmay’dan beklenen belgenin henüz gelmediği görülürken Alayumat ve Akman’ın avukatı müvekkillerinin üzerinde çıkan materyaller ve önceki duruşmada mahkemece dinlenen tanık ifadelerinin müvekkillerinin gazetecilik yaptıklarını ortaya koyduğunu belirterek, Alayumat’ın tahliyesini talep etti. Duruşma sonunda ara kararını açıklayan mahkeme Alayumat’ın tahliyesine karar verdi ve davayı 19 Ekim 2018 tarihine erteledi.

19 Ekim günü görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan Alayumat ve Akman katılmazken, mahkeme heyeti Genelkurmay Başkanlığı ile MİT’e gönderilen yazının cevabının beklenmesi ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.

Davanın 1 Mart 2019 günü görülen karar duruşmasında Alayumat’ın çektiği bir haber fotoğrafında MİT karargâhı olduğu iddia edilen bir yerleşkeye ait görüntünün gizli kalması gereken nitelikte bir belge olup olmadığına dair Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen yazı okundu. Yazıda, çekilen fotoğrafın gizli kalması gereken nitelikte bir belge olmadığı belirtildi.

Sonrasında mütalaasını veren savcı, Akman’ın üzerine atılı suçlamalardan beraatine, Alayumat’ın ise “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme” suçlamasından beraatine, “örgüt üyesi olmak” suçlamasından ise cezalandırılmasına karar verilmesini talep etti.

Duruşma sonunda hükmünü açıklayan Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Alayumat ve Akman’ın her iki suçlamadan da beraatlerine karar verdi.

Ancak heyet, Alayumat hakkında “askerî yasak bölgenin izinsiz fotoğrafını çekmek” iddiasıyla, Akman hakkında ise sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu.