Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Gökmen Ulu

Gökmen Ulu

Sözcü gazetesi İzmir muhabiri Gökmen Ulu, 19 Mayıs 2017 tarihinde darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016 günü gündüz saatlerinde gazetenin internet sitesinde yayımlanan bir haber nedeniyle gözaltına alındı.

Ulu aynı gün hakkında gözaltı kararı çıkarılan ve aralarında Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay’ın da olduğu dört gazeteciden biriydi.

Sabah hakkında gözaltı kararı olduğu haberlerini duyunca Ulu önce evinin önünde polisin gelmesini bekledi daha sonra da avukatıyla birlikte teslim olmak için adliyeye gitmek istedi. Ancak avukatıyla birlikte yolda polis tarafından durdurulan Ulu’ya polisler tarafından savcılık talimatının beklendiği, talimat gelir gelmez gözaltı işlemi yapılacağı söylendi ve eve dönmesi istendi. Ulu, akşam saatlerinde evine gelen polis ekipleri tarafından evinde yapılan aramadan sonra gözaltına alındı. Basında çıkan haberlere göre Ulu “FETÖ/PDY üyesi olmamakla birlikte bu örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla gözaltına alındı.

26 Mayıs 2017 günü, Ulu ile birlikte gözaltına alınan Sözcü gazetesi İnternet Sorumlu Müdürü Mediha Olgun ve Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi. Savcılık sevk yazısında Ulu’nun “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,” “Cumhurbaşkanına suikast ve filli saldırıya yardım etme” ve “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamalarıyla tutuklanmasını istedi.

Mahkeme tutanağına göre Ulu, hakkındaki ağır suçlamalardan dolayı “şokta” olduğunu söyledi, 15 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te tatil yaptığı yeri fotoğraflarıyla gösteren haberi gazetecilik maksadıyla yaptığını, Erdoğan’ın Marmaris’te tatil yaptığının zaten bilindiğini ve bu konuda kendi haberinden önce başka kaynaklarda haberler yapıldığını, darbe girişimi gerçekleştikten sonra da Erdoğan’ın kaldığı yere diğer gazetecilerle gidip cumhurbaşkanının sözlerini ilk haberleştiren gazetecilerden biri olduğunu söyledi.

İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği, Ulu’nun “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğuna ya da örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığına” ve “hükümete karşı silahlı isyan” suçuna iştirak ettiğine dair somut kanıt bulunmaması nedeniyle bu suçlardan tutuklama talebinin reddine karar verirken “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “Cumhurbaşkanına suikast ve filli saldırıya yardım etme” suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme Ulu’yla birlikte Olgun’un da tutuklanmasına karar verirken Yücekaleli’nin serbest bırakılmasına hükmetti.

Ulu, Olgun, Yücekaleli ve Akbay hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianame’nin Ekim 2017’de kabul edildi. İddianamede Akbay’a “silahlı terör örgütü yönetme” ve “örgüt propagandası,” Gökmen Ulu, Mediha Olgun ve Yonca Yücekaleli’ye ise “Silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlaması yöneltiliyor.

Sözcü davasının ilk duruşması 7-8 Kasım 2017 tarihinde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. P24 tarafından takip edilen duruşmada ilk gün savunma yapan Ulu, kendisini “Yurtsever bir gazeteci ve Mustafa Kemal’in takipçisi” olarak tanıttı. Duruşmanın sonunda mahkeme bu tarih itibarıyla davanın tek tutuklu sanığı olan Ulu’nun tahliyesine karar verdi.

Davanın 23 Ocak 2018 günü görülen ve P24 tarafından takip edilen ikinci duruşmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve yurt dışında bulunduğu için gazetenin künyesinden ismi sonradan çıkarılan imtiyaz sahibi Burak Akbay katılmazken, gazeteciler Rahmi Turan ve Fehmi Koru tanık olarak ifade verdiler. Koru, ifadesinde Akbay hakkındaki suçlamaların dayanağı olarak gösterilen yazısıyla ilgili bilgi verdi.

Duruşmada avukatlar Akbay hakkındaki yakalama kararı ile Ulu hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep etti. Verilen aranın ardından mahkeme Akbay hakkındaki yakalama kararının ve tutuksuz yargılanan sanıklar hakkındaki adlî kontrol hükümlerinin devamına hükmederek davayı 30 Mayıs 2018 tarihine erteledi.

Davanın 30 Mayıs günü görülen üçüncü duruşmasına sanıkların dördü de katılmazken, sanıklar avukatları tarafından temsil edildi. Akbay’ın avukatı Celal Ülgen savunma için ek süre talebinde bulundu ve Akbay hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasını talep etti. Avukatlar ayrıca Gökmen Ulu ve Mediha Olgun hakkındaki yurt dışına çıkış yasaklarının da kaldırılmasını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, avukatların taleplerini reddederken, davayı 7 Kasım 2018 tarihine erteledi.

Davanın dördüncü duruşması 7 Kasım günü İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. P24 tarafından izlenen duruşmaya sanıklardan katılan olmadı. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı tedbirlerinin kaldırılması talebinin reddine karar veren mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaa için cumhuriyet savcısına verilmesini kararlaştırarak, davayı 12 Mart 2019 tarihine erteledi.

Aralık ayında Sözcü gazetesinin köşe yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru, Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, internet haber koordinatörü Yücel Arı ve internet yayın yönetmeni Mustafa Çetin hakkında “FETÖ silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme” suçlamasıyla 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yeni bir dava açıldı. Altmış bir sayfalık yeni iddianamenin gönderildiği İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, bu davanın 18 Ocak 2019 günü görülen ilk duruşmasının sonunda dosyanın esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için cumhuriyet savcısına gönderilmesine ve aynı mahkemede görülmekte olan Sözcü davasıyla birleştirilmesine karar verdi.

İki dosyanın birleştirilmesinin ardan ilk duruşma, celse arasında alınan karar uyarınca, 15 Mart günü görüldü.

P24'ün izlediği duruşmada Gökmen Ulu ile birlikte Metin Yılmaz, Mustafa Çetin, Necati Doğru, Yücel Arı, Mediha Olgun ve Yonca Yücekaleli ile sanık avukatları hazır bulundu. Emin Çölaşan duruşmaya Ankara’dan SEGBİS bağlantısıyla katıldı.

Savcı dosya kapsamının geniş olması nedeniyle esas hakkındaki mütalaa için mahkemeden süre talep etti. Savunma avukatları ise mahkemeden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etti.

Ara kararını açıklayan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların yeni bilirkişi raporu talepleri ile soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini reddetti. Burak Akbay hakkındaki yakalama kararının kaldırılması ve sanıkların duruşmalardan vareste tutulmaları taleplerini de reddeden mahkeme, savcının mütalaa için süre talebini kabul ederek davayı 18 Nisan 2019 tarihine erteledi.

Bu tarihte görülen yedinci duruşmada, Gökmen Ulu'nun yanı sıra Necati Doğru, Mustafa Çetin, Yücel Arı, Mediha Olgun, Yonca Yücekaleli ve Metin Yılmaz ile avukatları hazır bulundu. Emin Çölaşan ise duruşmaya Ankara’dan SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşma savcısı tarafından hazırlanan 17 sayfalık mütalaanın, duruşmadan bir gün önce, 17 Nisan tarihinde dosyaya eklendiği görüldü. Mütalaada, sanıklar Gökmen Ulu, Emin Çölaşan, Necati Doğru, Metin Yılmaz, Mustafa Çetin, Yücel Arı ve Yonca Yücekaleli hakkında “FETÖ/PDY içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Mediha Olgun hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını isteyen savcı, Burak Akbay’ın ise dosyasının ayrılmasını istedi.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına bu bağlantıdan erişilebilir.

Duruşma sonunda ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin bir kez daha reddine karar verdi. Akbay hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine ve hakkında kırmızı bülten çıkarılması için gerekli işlemlerin başlamasına karar veren mahkeme, esasa ilişkin savunmalar için süre tanıyarak davayı 14 Haziran 2019 tarihine erteledi.

 
Yukarı