Ortak açıklama yayımlayan 19 ifade ve basın özgürlüğü kuruluşu Osman Kavala’nın tahliye edilmemesini kınadı 

İfade ve basın özgürlüğü alanında çalışan 19 kuruluş Gezi Parkı davasının bu hafta görülen duruşmasının ardından ortak bir açıklama yayımlayarak davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala’nın tahliye edilmemesini kınadı.

Aralarında ARTICLE 19, Punto 24 (P24) Bağımsız Gazetecilik Platformu, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), ve Uluslararası PEN’in de bulunduğu imzacı kuruluşlar, Kavala ve 15 diğe sanık hakkındaki tüm suçlamaların düşürülmesi çağrısı yaptı. Açıklamada, “Kavala’nın tahliyesini reddeden kararın ve bizzat bu davanın halen devam ediyor olmasının uluslararası insan hakları standartlarının ihlali ve Türkiye’de işleyen bir yargı sisteminin olmadığının açık bir göstergesi olduğuna inanıyoruz” denildi.

8 Ekim 2019 tarihinde görülen duruşma, Gezi Parkı davasında bugüne kadar görülen üçüncü duruşmaydı. Davada iş insanı Osman Kavala ve hak savunucuları, sivil toplum çalışanları, gazeteciler ve sanatçıların bulunduğu 15 diğer sanık “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçlamasıyla yargılanıyor. Dava kapsamında yedi ay tutuklu kalan hak savunucusu Yiğit Aksakoğlu duruşmanın Haziran ayında görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti.

Duruşma sonunda iki yıla yakın süredir cezaevinde bulunan Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmeden İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı 24-25 Aralık 2019 tarihine erteledi.

19 kuruluşun imzaladığı açıklamanın tam metnini aşağıda sunuyoruz:

Biz aşağıda imzası bulunan ifade ve basın özgürlüğü kuruluşları, mahkemenin Gezi Parkı davasının 8 Ekim 2019’da görülen üçüncü duruşmasının sonunda açıkladığı ara kararında önde gelen sivil toplum temsilcisi Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmetmesini şiddetle kınıyoruz.

Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde toplanan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti savcının Silivri’de tutulan Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilmesi yönündeki talebini kabul etti. Bir sonraki duruşmanın ise 24-25 Aralık 2019 tarihinde yapılması kararlaştırıldı. Kavala’nın tahliyesini reddeden bu kararın ve bizzat bu davanın halen devam ediyor olmasının uluslararası insan hakları standartlarının ihlali ve Türkiye’de işleyen bir yargı sisteminin olmadığının açık bir göstergesi olduğuna inanıyoruz.

16 sanığın tümüne yönelik olarak bu davanın düşürülmesi ve Kavala ve Aksakoğlu’nun cezaevinde geçirdikleri süre nedeniyle tazmin edilmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Mahkeme heyetinin bağımsızlığına yönelik şüpheler aralarında bu davada sanık olarak yer alan avukat Can Atalay’ın da bulunduğu pek çok kişi tarafından dile getirildi. Atalay, duruşmadaki sözlü beyanında Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından mahkeme heyetinde yapılan değişikliklerin yargının tarafsız olmadığının bir göstergesi olduğunu, bunun da Anayasa’nın 36. (Adil Yargılanma Hakkı) ve 37. (Doğal Hâkim Hakkı) maddelerinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin ihlali anlamına geldiğini ifade etti. 

Norveç PEN Başkanı Kjersti Løken Stavrum’un konuyla ilgili yorumu şöyle: “Mahkeme heyetinin bağımsız olmadığı bugün herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlanmıştır. Osman Kavala’nın bir gün daha tutuklu kalması için ne delil ne de sebebin bulunmadığı bir davada tutukluluğun devamı yönünde karar verildi. Bir sonraki duruşma tarihine gelindiğinde Kavala herhangi somut bir yasal sebep olmaksızın iki yılı aşkın süredir cezaevinde bulunuyor olacak. Davanın bütünüyle düşürülmesi ve bu sürreal ve kanunsuz sürecin sona erdirilmesi için çağrıda bulunuyoruz.”

ARTICLE 19’un Avrupa ve Orta Asya bölüm başkanı Sarah Clarke ise şunları söyledi: “Kavala’nın başvurusu halen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bekliyor. Hâlihazırda 700 günü aşkın süredir cezaevinde bulunan sanığın hiçbir dayanağı olmayan suçlamalar nedeniyle tekrar tutukluluğuna hükmedilen bugünkü duruşma, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ve iç hukuk yollarının tükendiğinin altını çizdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni bu başvuruyu hızlı bir şekilde sonuçlandırmaya davet ediyoruz.”

Türkiye Adalet Bakanlığı’nı, cezanın muhtemel hüküm öncesinde verilmesi anlamına gelen bu tür uygulamalara son vermeye ve Kavala’nın derhal serbest bırakılmasıyla Hükümet’in Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde de belirtilen uzun tutukluluğu ortadan kaldırma hedefine yönelik hareket etmeye çağırıyoruz. 

 

Ayrıca, tüm diplomatik temsilcilikleri ve diğer uluslararası gözlemcileri de gelişmeleri kayıt altına almak ve sanıklara devam eden desteklerini göstermek amacıyla davanın 24-25 Aralık 2019’da görülecek sonraki duruşmasına katılmaya çağırıyoruz.  

İmzalayanlar

ARTICLE 19

Articolo 21

Civic Space Studies Association

Danish PEN

ECPMF (European Centre for Press and Media Freedom)

English PEN

EFJ (European Federation of Journalists)

German PEN

GEN Global Editors Network

IFJ International Federation of Journalists

Norwegian PEN

OBCT (Osservatorio Balcani e Caucaso Transeuropa)

P24 (Punto 24)

PEN America

PEN Canada

PEN International

SEEMO (South East Europe Media Organisation)

Swedish PEN

Wales PEN Cymru

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.