Gazeteciler Duygu Güvenç ve Alican Uludağ, Pastör Brunson haberleri nedeniyle TCK’nın 301. maddesinden yargılanıyor

CANSU PİŞKİN, İSTANBUL 

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Alican Uludağ ile gazetenin eski muhabiri Duygu Güvenç’in Pastör Brunson haberleri nedeniyle “Türkiye Cumhuriyetini ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama” (TCK 301) suçlamasıyla yargılandıkları davanın dördüncü duruşması 10 Ekim 2019 günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24’ün takip ettiği duruşma bir saatlik gecikmeyle, saat 12:21’de başladı. Alican Uludağ’ın katılmadığı duruşmada Duygu Güvenç ve sanık avukatları hazır bulundu.

Yapılan kimlik tespitinin ardından Güvenç’in savunmasına geçildi. Yirmi bir yıldır diplomasi haberleri yaptığını ve meslek hayatı süresince hiçbir haberinin yalanlanmadığını belirten Güvenç, “Suçlama konusu haberim de yalanlanmadı. Bu yazıda aşağılama söz konusu değildir. Yazdığım yazının herhangi bir suçla ilgisi yoktur. Alican Uludağ haberi hukuki açıdan yazdı, ben de diplomasi açısından yazdım. Yazımda Türk yargısının rahat bırakılmasını savundum ve eleştirilerimi sundum” dedi.

Brunson’ın tahliye edilmesinin ardından attığı tweette de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etiketleyerek bizzat teşekkür ettiğini hatırlatan Güvenç, “Bunların her biri birer siyasî, diplomatik hamledir. Siyasilerin zamanla değişen tutum ve sözleri bir pazarlık olmadığını göstermez. Siyasilerin öncelikleriyle gazetecilerin öncelikleri de aynı olmaz. Bizim görevimiz siyasilerin değişen tutum ve yaklaşımlarını halka aktarmaktır. Bu haberden dolayı ceza alırsam, bu Anayasamızda güvence altına alınan basın özgürlüğü ile ifade hürriyetinin açık ihlâli olur. Ceza verilmesi hâlinde, hiçbir gazeteci, siyasilerin diplomatik pazarlıklarda ele aldığı davalara yönelik bir eleştiri yapamayacaktır. Halk da bilgilenemeyecektir. Bu nedenle beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Haber hepimiz için bir ihtiyaç” 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) 2018 yılında düşünce ve ifade özgürlüğü konularında en fazla mahkûm edilen ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Güvenç, savunmasını şöyle tamamladı: “Ben bir gazeteciyim. Sizin de bildiğiniz gibi gazeteci, sadece görünen gerçekleri haber yapmaz. Bir olayın perde arkasındaki gerçekleri araştırır, sorgular ve ortaya çıkarır. Bir gazetecinin işi haber yapmaktır, başka bir amacı yoktur. Haber bir suç unsuru değildir. Haber tıpkı su gibi, sizin için, benim için, hepimiz için bir ihtiyaçtır.”

Güvenç’in mahkemeye yazılı olarak da sunduğu savunmasının tamamına bu bağlantıdan erişilebilir.

Güvenç’in avukatı Abbas Yalçın, yargılama konusu haberle ilgili müvekkilinin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde de yargılandığını belirterek bu dosyanın kendilerine gönderilmesini istedi. Yalçın ayrıca, savunma için mahkemeden süre talep etti. Talepleri kabul eden mahkeme, duruşmayı 9 Ocak 2020 tarihine erteledi. Duruşma saat 12:53’te sona erdi. 

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.