Azadiya Welat editörü Aydın Atar’a “propaganda” suçlamasıyla hapis cezası; Sibel Hürtaş ve Hayri Demir hakkında 10,5 yıla kadar hapis istemi

Ekim 2016’da Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Azadiya Welat gazetesinin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Atar, “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılandığı davada toplam 6 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Atar, Kürtçe yayın yapan günlük gazetenin 2012-2013 yıllarında yayınlanmış 9 sayısında yer alan haberlerde “basın-yayın yoluyla PKK propagandası yapıldığı” iddiasıyla yargılanıyordu.

Davanın 17 Mayıs günü Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına Atar katılmazken, duruşmada avukatı hazır bulundu. 

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Atar’ın daha önce alınan savunmasında suçlama konusu yapılan yazıları yazmadığını belirtmiş olsa da, sanığın isimsiz ya da takma adlarla yayınlanan yazılardan sorumlu tutulması gerektiğini savunarak, Atar’ın “örgüt propagandası” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Ardından söz alan Atar’ın avukatı Resul Tamur, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, gazetenin kullandığı dil ve gazetenin haberi sunma biçiminden dolayı dava açıldığına dikkat çekti. Suçlamalara dayanak olarak gösterilen haberlerin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesini talep eden Tamur, müvekkilinin beraatini istedi.

Hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, Atar’ı zincirleme şekilde basın-yayın yoluyla “örgüt propagandası” suçunu işlediği gerekçesiyle önce 7 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırdı. Cezanın uslandırıcı etki yapma ihtimalini dikkate alan mahkeme, cezada 1/6 oranında indirim yaparak Atar’ın cezasını 6 yıl 4 aya indirdi. Atar’ın avukatı kararı temyiz edeceklerini belirtti.

Mahkeme, Atar hakkında farklı tarihlerde ve mahkemelerde “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan üç ayrı davanın iddianamelerinin tek bir dosyada birleştirilmesine karar vermişti. Bu davalar nedeniyle daha önce Atar’a 2013 yılında verilen 10 yıl 3 ay hapis cezası Yargıtay tarafından usul yönünden bozulmuş, yerel mahkemeye gönderilmişti.

Cumhuriyet muhabiri Coşkun’a “hedef gösterme” suçlamasıyla dava

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Canan Coşkun hakkında “Nuriye ve Semih’in 14 avukatı tutuklandı” başlıklı haberi nedeniyle dava açıldı.

Hakkındaki iddianamede Coşkun, 20 Eylül 2017 tarihli haberinde soruşturma savcısının isminin geçmesi gerekçesiyle savcıyı “hedef göstermekle” suçlanıyor.

Coşkun, iddianameyi kabul eden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Haziran günü davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıkacak.

Özgürlükçü Demokrasi editörü kısa süreli gözaltına alındı 

Kayyum atanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin eski editörü Gülşen Koçuk, 17 Mayıs günü Kocaeli’nin Darıca ilçesinde gözaltına alındı.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi soruşturması kapsamında gözaltına alındığı öğrenilen Koçuk, Darıca Adliyesi’ne getirildi. Koçuk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na SEGBİS üzerinden ifade vermesinin ardından aynı gün serbest bırakıldı.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a 28 Mart’ta kayyum atanmasının ardından 24 matbaa çalışanı gözaltına alınmış, aralarında matbaa sahibinin de bulunduğu 21 kişi çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanmıştı. Aralarında gazetenin imtiyaz sahibi İhsan Yaşar ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul’un da bulunduğu 6 gazete çalışanı da tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Nurcan Baysal’a açılan davanın görülmesine başlandı

Gazeteci yazar Nurcan Baysal hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 17 Mayıs günü Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından izlenen duruşmada Baysal’ın avukatı Reyhan Yalçındağ hazır bulundu.

Yalçındağ, Baysal’ın yurt dışında olması nedeniyle duruşmanın ertelenmesini istedi. Avukatın talebini göz önünde bulunduran mahkeme, davayı 16 Ekim tarihine erteledi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Nisan ayında hazırlanan iddianamede Baysal hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Baysal, Türkiye’nin Afrin’e yönelik 20 Ocak’ta başlattığı operasyona ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı savaş karşıtı paylaşımlar nedeniyle 22 Ocak gecesi evinde gözaltına alınmış, 24 Ocak’ta mahkemece serbest bırakılmıştı.

Mağden ve Öğreten’in “Cumhurbaşkanına hakaret” davası ertelendi

Gazeteciler Perihan Mağden, Tunca Öğreten, Orhan Şahin ve Mehmet Çağlar Tekin’in “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandıkları davanın dokuzuncu duruşması 17 Mayıs günü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

P24 tarafından izlenen duruşmada Öğreten ve Tekin hazır bulunurken, Mağden ve Şahin avukatları tarafından temsil edildi.

Davada dört gazeteci Diken haber sitesinde 14 Eylül 2015 tarihinde yayınlanan Perihan Mağden ile yapılmış bir söyleşiden dolayı yargılanıyor. 

Tekin, söyleşiye Yurt gazetesinin internet sitesinde yer verilmesinden dolayı yargılanıyor. Duruşmada söz alan Tekin, suçlamaları reddetti. Söyleşinin yayımlandığı tarihte gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olmadığını söyleyen Tekin, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirtti.

Tekin’in ardından söz alan Öğreten, savunma için süre talep etti.

Mağden’in avukatı Melike Polat ise, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti.

Sanık ve avukatların talepleri doğrultusunda davayı erteleyen mahkeme, bir sonraki duruşmanın 18 Ekim 2018’de görülmesine karar verdi.

Gazeteci Mücahit Avras hakkında yakalama kararı

Artı TV çalışanı gazeteci Mücahit Avras’ın İstanbul Pendik’te bulunan ailesinin evine 15 Mayıs günü polis tarafından baskın düzenlendi. Baskın sırasında Avras’ın evde bulunmadığı kaydedildi.

Avras hakkında, yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla soruşturma açıldığı, soruşturma kapsamında ifade vermesi istenen Avras’ın hakkında çıkarılan yakalama kararı nedeniyle baskın yapıldığı öğrenildi. Avras hakkında hangi paylaşım ve haberlerinden dolayı soruşturma açıldığı belirtilmedi.

Sibel Hürtaş ve Hayri Demir hakkında hapis istemi

Artı TV Ankara Temsilcisi Sibel Hürtaş ve Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Hayri Demir hakkında Türkiye’nin Afrin’e yönelik askerî operasyonuna ilişkin yaptıkları haber ve yayınlar nedeniyle 10 buçuk yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Her iki gazeteci de Türkiye’nin Afrin’e yönelik askerî operasyonuna ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 22 Ocak tarihinde gözaltına alınmış, 4 günlük gözaltı süresi sonunda savcılıktaki ifadelerinin ardından adlî kontrolle serbest bırakılmışlardı.

Haklarında başlatılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Hürtaş ve Demir’in Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçundan 3’er yıla kadar, Terörle Mücadele Kanunu 7. maddesi uyarınca ise “basın yoluyla terör örgütü propagandası yapma” suçundan 7,5 yıla kadar, toplamda 10 buçuk yıla kadar ayrı ayrı hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede, Hürtaş’ın söyleşi yaptığı eski milletvekili Ahmet Faruk Ünsal’ın ve Osman Baydemir’in sözleri de suç unsuru sayıldı.

Demokratik Modernite çalışanı Azak gözaltına alındı

Demokratik Modernite dergisi çalışanı Yüksel Azak, 14 Mayıs günü Bingöl’de gözaltına alındı. Hakkında yapılan bir ihbar gerekçesiyle öğle saatlerinde gözaltına alınan Azak, İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından adliyeye çıkarıldı. Savcılık tarafından Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Azak ve beraberindeki 4 kişi 15 Mayıs günü serbest bırakıldı.

Cihan Haber Ajansı çalışanı 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın eski Ankara haber müdürü Kazım Canlan’a, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın 10 Mayıs 2018 günü görülen karar duruşmasında 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Hakkındaki iddianamede Canlan’ın Fethullah Gülen’in talimatı sonrası Bank Asya’ya para yatırdığı ve şifreli haberleşme programları ByLock ve Eagle kullandığı belirtilerek, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan cezalandırılması talep edilmişti.

Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya tutuklu bulunduğu Tarsus Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden katılan Canlan, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yaptı. Suçlamaları reddeden Canlan, beraatini ve tahliyesini istedi. Canlan’ın avukatı da müvekkilinin beraat ve tahliye talebini yineledi.

Duruşmanın sonunda hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, Canlan’ın “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Diğer ifade özgürlüğü davalarında bu hafta

  • Ankara Üniversitesi’nden KHK ile ihraç edilen akademisyen Cenk Yiğiter, sosyal medyada cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 17 Mayıs günü görülen duruşmada Yiğiter söz konusu ifadede cumhurbaşkanını kast etmediğine ilişkin iki tanık dinletti. Yiğiter’in eski bir öğrencisinin ihbarı üzerine açılan davanın ikinci duruşması 4 Ekim 2018 tarihinde görülecek.
  • Tiyatro sanatçısı Barış Atay, Twitter’da yaptığı bir paylaşım nedeniyle 16 Mayıs günü gözaltına alındı. Atay, Soma’da maden işçisini tekmeleyen eski başbakanlık müşavirinin “özür” açıklamasına sosyal medyada tepki gösterdikten sonra Ahmet Hakan tarafından hedef haline getirilmişti. Atay hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resen soruşturma başlattığı öğrenildi. Atay’a “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlaması yöneltildi. Atay, gece saatlerinde serbest bırakıldı.
  • Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Garo Paylan hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini alenen aşağılama” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla açılan soruşturma nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandı. Fezlekede, Paylan’a yönelik soruşturmanın Paylan’ın bir gazeteye verdiği röportajdaki “Ermeni soykırımı” konusundaki beyanları üzerine hakkında verilen bir şikayet dilekçesi sonucu açıldığı belirtildi.
  • İzmir’de 16 Mayıs günü polis operasyonuyla gözaltına alınan Devrimci Parti İzmir İl Örgütü üyesi ve İzmir Yenikapı Tiyatrosu çalışanı Sıla Yıldız, 17 Mayıs günü çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Şakran Cezaevi’ne gönderildi. Yıldız’ın sosyal medyada paylaştığı Aziz Güler, Eylem Ataş ve Ulaş Bayraktaroğlu fotoğrafları nedeniyle tutuklandığı belirtildi.
  • Müzisyen Pınar Aydınlar, 15 Mayıs günü İstanbul Atatürk Havalimanı’ında gözaltına alınmasının ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Almanya’dan Türkiye’ye dönen Aydınlar’ın 2015 genel seçimlerinde HDP İzmir milletvekili adayı olarak seçim çalışmaları kapsamında yaptığı konuşmalardan dolayı aldığı 10 aylık hapis cezasının onaylanması nedeniyle gözaltına alındığı öğrenildi. Pasaportuna el konulan Aydınlar, Bakırköy Adliyesi’ne getirildi. Kararın yüzüne okunmasının ardından Aydınlar tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Cezaevindeki gazeteciler listesi 

Türkiye’de en az 175 gazeteci ve medya çalışanı, 18 Mayıs 2018 tarihi itibariyle tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor. Ayrıntılı listeye buradan erişilebilir.

 

 

Türkiye’de tutuklu ya da hükümlü olarak hapiste bulunan tüm gazetecilerin, Olağanüstü Hâl kapsamında kapatılan basın yayın kuruluşları, vakıf ve derneklerin listelerine buradan erişebilirsiniz.