Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 565

Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü – 565

Ender İmrek beraat etti; Cihan Berk’in ilk duruşmasına gazeteciler alınmadı; gazetecilere "Kayda Geçsin" programındaki ifadeler nedeniyle beraat ve hapis cezası

Sabah muhabirine “okul saldırısı” haberi nedeniyle gözaltı 

İktidara yakın Sabah gazetesinin muhabiri Lütfü Yalgı, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle 16 Nisan’da ev baskınıyla gözaltına alındı. 

Söz konusu haberde, saldırganın 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırısından bir gün önce okulun sosyal medya hesabına yazdığı mesajların okul yönetimi tarafından emniyete bildirildiği ve gözaltına alınan şüphelinin serbest bırakıldığı yazıyordu. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı.  

Yalgı, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. 

Gazeteci Umut Taştan’ın arasında olduğu 51 sanıklı dava Ekim ayına ertelendi 

Gazeteci Umut Taştan ve 50 kişi hakkında, Gezi protestolarını takip ettikleri sırada gözaltına alınmaları nedeniyle açılan davanın dokuzuncu duruşması 16 Nisan 2026 günü İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü

Duruşmaya sanıklar katılmazken, bir avukat hazır bulundu. 

Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, tüm sanıkların üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti. 

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan avukat, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek yazılı beyanda bulunmak üzere ek süre talep etti. 

Dava 15 Ekim 2026 gününe ertelendi. 

PİRHA muhabiri Cihan Berk’in ilk duruşmasına gazeteciler alınmadı 

Tutuklu Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Cihan Berk’in “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 15 Nisan 2026 günü Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya gazeteciler alınmazken savunma avukatları duruma tepki gösterdi ve yasağı tutanakla kayıt altına aldırdı. 

Berk, duruşmaya tutuklu bulunduğu Elazığ Yüksek Güvenlikli Cezaevinden SEGBİS ile katılırken avukatları Kenan Çetin ve Doğa İncesu ise mahkeme salonunda hazır bulundu. 

Avukat Çetin, Berk’in evinde oluşturduğu kitaplığın suç unsuru olarak gösterilmesine karşı çıktığını belirtti. Çetin, kitaplığın 2020’de açlık grevindeyken hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik hakkında kaynak araştırması amacıyla hazırlandığını, Berk’in Ebru Timtik hakkında bir kitap yazma çalışması bulunduğunu ifade etti. 

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Berk’in tutukluluğuna devam kararı verdi. Davanın bir sonraki duruşması 3 Haziran 2026 günü görülecek. 

Haberin ayrıntıları için tıklayın

Timur Soykan iki paylaşımı nedeniyle hakim karşısına çıktı 

Gazeteci Timur Soykan hakkında, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ardından yaptığı iki sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) ve "suç işlemeye alenen tahrik etme" (TCK 214) suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması 16 Nisan 2026 günü İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

P24 tarafından takip edilen duruşmada Soykan ve avukatı Enes Ermaner hazır bulundu. 

Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Soykan üzerine atılı suçlamaları reddetti. Soykan, "27 yıllık gazeteciyim, işim haber yazmak ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görüşlerimi ifade etmektir. Bu paylaşımlarımda da belediyelere yönelik operasyonlara karşı düşüncelerimi ifade ettim. Bu benim anayasal hakkımdır. Ama bana yönelik suçlama ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’. Bu paylaşımlarım bir bilgi ve haber değildir. Fikirlerimden dolayı böyle bir suçlamayla muhatap olmamam gerekir. Hakkımdaki diğer suçlama ‘suç işlemeye alenen tahrik etme’ suçudur. Tweetlerimde halkın haklarını koruması gerektiğini ifade ettim. Bunun nasıl bir şekilde suça teşvik olduğunu anlamış değilim. Suçlamaları kabul etmiyorum, düşüncelerimin arkasındayım. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. 

Mahkeme, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın iddia makamına gönderilmesine ve Soykan hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar verdi.  Dava 16 Haziran 2026 tarihine ertelendi. 

Haberin ayrıntıları için tıklayın

Ender İmrek beraat etti 

Gazeteci Ender İmrek’in aralarında bulunduğu altı kişi hakkında “örgüt üyeliği” (TCK 314/2) suçlamasıyla açılan davanın 15 Nisan 2026 tarihli duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava “HDK davaları” kapsamında açılmıştı. 

Ender İmrek savunmasında iddianame ve onu tekrar eden mütalaanın varsayımlara dayandığını belirtti ve “özellikle Kürtlerle ilgili her etkinlik suç sayılmıştır, bu kabul edilemez” dedi. İmrek, bu günlerde hükumet ile barış görüşmelerinin yapıldığını da hatırlattı. İmrek, ifade özgürlüğü kapsamındaki etkinlik ve gazete yazılarının suç kapsamında değerlendirildiğini, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti. 

Avukatlar, iddianameyi eleştirerek ifade özgürlüğü kapsamındaki etkinliklerin suç sayıldığını belirtti. Savunmalarda, Yargıtay içtihatlarına atıf yapılarak iddia edilen örgüt üyeliği suçlamasının unsurlarının oluşmadığı ifade edildi. 

Mahkeme, tüm sanıkların beraatına karar verdi.

Gazetecilere "Kayda Geçsin" programındaki ifadeler nedeniyle beraat ve hapis cezası

Gazeteciler Timur Soykan, Barış Pehlivan, Şule Aydın ve Murat Ağırel'in Halk TV'de yayımlanan 8 Ekim 2024 tarihli "Kayda Geçsin" programındaki açıklamalar gerekçe gösterilerek "yanıltıcı bilgiyi yayma”, (TCK 217/A) “gizliliğin ihlali” (TCK 132) ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK 216) suçlamalarından yargılandığı davanın sekizinci duruşması Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İki saat gecikmeli başlayan duruşmaya gazeteciler katılmadı. Avukatlar Özge Naz Akkaya, Gamze Pamuk ve Buse Şahin'in hazır bulunduğu duruşmada savcı, 12 Mart 2026 tarihinde sunduğu ve gazeteciler hakkında ceza talep ettiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Savunmaların ardından mahkeme, "gizliliğin ihlali" ve "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçları yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığından Şule Aydın'ın beraatına karar verdi.

Timur Soykan hakkında "yanıltıcı bilgi alenen yayma" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçları yönünden beraat kararı veren mahkeme, "gizliliğin ihlali" suçu yönünden ise Soykan'a 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Mahkeme, Barış Pehlivan hakkındaki hükmünde "gizliliğin ihlali" suçundan beraat kararı, "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasından ise 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

"Gizliliğin ihlali" ve "halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçları yönünden Murat Ağırel hakkında beraat kararı verilen davada Ağırel'e "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Zafer Arapkirli hakkında hapis cezası 

Gazeteci Zafer Arapkirli hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216) ve “yanıltıcı bilgiyi yaymak” (TCK 217/A) suçlamalarıyla açılan davanın 14 Nisan 2026 tarihli duruşması İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü

Savcı, önceki mütalaasını tekrar ederek Arapkirli’nin her iki suçlamadan da cezalandırılmasını talep etti. 

Arapkirli savunmasında, “Olmayan, hatta yakınından bile geçilmemiş bir suça karşı savunma yapmayacağım. Burada, sayın savcının da huzurunda, daha ciddi bir suçu ihbar etmek istiyorum: Halkı topluca ve derin bir karanlığa sürükleme suçu” dedi. 

Arapkirli, siyasi iktidarın bağımsız gazetecileri hedef alarak halkın haber alma hakkını engellediğini söyledi: “Gazeteciler kimi zaman böyle davalarla, kimi zaman da İsmail Arı, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay ve Sinan Aygül gibi isimlerin tutuklanmasıyla baskı altına alınıyor.” 

Arapkirli, suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatını talep etti. 

Mahkeme, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması yönünden suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. 

“Yanıltıcı bilgiyi yaymak” suçlaması kapsamında ise indirimlerle birlikte 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanmadı. 

Gazeteci Zafer Arapkirli, Suriye'de Esad yönetiminin devrilmesinin ardından ülkede yaşanan iç çatışmalarda bazı bölgelerde Alevilere yönelik katliam iddialarına ilişkin sosyal medya X hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle yargılanıyordu. 

Berivan Kutlu’nun davasında savcı süre istedi 

Gazeteci Berivan Kutlu hakkında, Maraş depremleri sonrasında yaptığı sosyal medyada paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 14 Nisan 2026 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Berivan Kutlu’nun katılmadığı duruşmada avukatı Resul Temur hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti. 

Savcı mütalaasını hazırlayamadığını belirterek süre talep etti. Talebi kabul eden mahkeme davayı 16 Temmuz 2026 tarihine erteledi. 

Hakkı Bostan ve Delil Zengeralp’ın davasında savcı bir kez daha süre istedi 

2024 yılında Diyarbakır Kitap Fuarı’nda Aram Yayınevi standında sergilenen bazı kitaplara el konulmasının ardından Hakkı Boltan ve yayınevi çalışanı Delil Zengeralp hakkında “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması 14 Nisan 2026 günü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Bostan ve Zengeralp’ın katılmadığı duruşmada avukatı Resul Temur hazır bulundu. P24 duruşmayı takip etti. 

9 Ocak’taki duruşmada savcı, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için süre talep etmişti. Geçen sürede mütalaasını hazırlayamadığını söyleyen savcı yeniden süre talebinde bulundu. 

Talebi kabul eden mahkeme davayı 16 Temmuz 2026 tarihine erteledi. 

Hakkı Boltan hakkında hapis cezası 

Gazeteci Hakkı Boltan hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) ve “kamu görevlisine hakaret” (TCK 125/3) suçlamalarıyla açılan davanın 10. duruşması 14 Nisan 2026 günü Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü

Boltan duruşmaya katılmazken, avukatı Resul Temur hazır bulundu. 

Savcılık, esas hakkındaki mütalaasını sunarak Boltan’ın cezalandırılmasını talep etti. 

Mütalaaya karşı savunma yapan avukat Resul Temur, müvekkilinin sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 

Savunmanın ardından kararını açıklayan mahkeme, suçu sabit görerek Hakkı Boltan’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verdi. 

Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) yer olmadığına karar verdi. 

Elfazi Toral ve Sema Korkmaz’ın davası Kasım ayına ertelendi 

DEM Parti İstanbul İl Binası önündeki basın açıklamasını takip ederken gözaltına alınan JinNews muhabiri Elfazi Toral ve Demokratik Modernite çalışanı Sema Korkmaz ile bir kişi hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" (TCK 265), "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlarından açılan davanın ikinci duruşması 14 Nisan 2026 günü İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.  

Dava 3 Kasım 2026 tarihine ertelendi. 

Rüstem Batum’un “Cumhurbaşkanına hakaret” davası Ekim ayına ertelendi 

Gazeteci Rüstem Batum hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla açılan davanın 10. uruşması 13 Nisan 2026 günü İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmaya katılan olmadı. 

Dava 21 Ekim 2026 gününe ertelendi. 

En az 26 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde                      

17 Nisan 2026 günü itibarıyla, Türkiye’de en az 26 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.                   

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir. 

Yukarı