Foto muhabiri Çağdaş Erdoğan’a “propaganda” suçlamasıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi; Barış Akademisyenlerine ilişkin AYM kararı sonrası ilk beraat kararı verildi; Canan Kaftancıoğlu, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzaladıkları için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin davalarında Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı sonrası ilk beraat kararı verildi.

Bildirinin imzacılarından Iğdır Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Özlem Şendeniz’in ikinci duruşması 6 Eylül 2019 günü İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bianet’ten Tansu Pişkin’in haberine göre, ilk duruşmada sanığın Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2 maddesinden cezalandırılmasını isteyen duruşma savcısı, mütalaasını değiştirerek yeni mütalaayı açıkladı.

Barış İçin Akademisyenlerin AYM’ye yapmış oldukları bireysel başvurular sonucunda AYM’nin bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı doğrultusunda karar verdiğini hatırlatan savcı, Şendeniz’in beraatini istedi. Mahkeme, AYM kararı uyarınca Şendeniz’in beraatine karar verdi.

Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay ertelemesiz hapis cezası verildi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılandığı davanın 6 Eylül 2019 günü İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında beş ayrı suçtan toplam 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme cezada ertelemeye gitmedi.

Kaftancıoğlu, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılamak”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek”, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından yargılanıyordu. Kaftancıoğlu’nun geçen duruşma öncesi adliye önünde okuduğu şiir de dava dosyasına dahil edildi.

Çağdaş Erdoğan’a 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi

Foto muhabiri Çağdaş Erdoğan‘ın “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılandığı davanın karar duruşması 5 Eylül 2019 günü İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Erdoğan’ın katılmadığı duruşmada avukatı hazır bulundu. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan avukat Veysel Ok, müvekkilinin hakkındaki suçlamalardan beraatini talep etti.

Duruşma sonunda hükmünü açıklayan heyet, savcının mütalaası yönünde Erdoğan’ın “örgüt üyeliği” suçundan beraatine, “zincirleme örgüt propagandası yapmak” suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Ahmet Altan’ın 2009’da yayımlanan yazısı nedeniyle yargılandığı dava ertelendi

Tutuklu gazeteci ve yazar Ahmet Altan’ın kapatılan Taraf gazetesinde 2009 yılında yayımlanan “Mafyanın Dışında Kim Kaldı” başlıklı yazısı nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşması 5 Eylül 2019 günü İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sakarya eski İl Emniyet Müdürü Faruk Ünsal’ın şikâyeti üzerine açılan davada Altan, “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlâl” ile suçlanıyor.

P24’ün izlediği duruşma, gecikmeli olarak saat 10:28’de başladı ve SEGBİS arızası nedeniyle Altan’ın tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi ile bağlantı kurulamadı. Altan’ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu mahkemede hazır bulundu.

Mahkeme, 25 Haziran tarihli bir önceki celsenin ara kararında, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden Faruk Ünsal’ın aynı yazı nedeniyle açtığı tazminat davasına ait dosyanın istenmesine karar vermişti. Mahkeme hâkimi Lokman Kazan, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazılan müzekkereye cevap gelmediğini söyledi.

Altan’ın avukatı Çalıkuşu, mahkemeden gelecek cevabın beklenmesini ve mahkemeye yeniden müzekkere yazılmasını talep etti. Talebi kabul eden mahkeme, “çok acil” olarak dosyanın gönderilmesi için Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yeniden müzekkere yazılmasına karar vererek davayı 12 Kasım 2019 tarihine erteledi.

Deniz Yücel’in sosyal medya paylaşımı nedeniyle yargılandığı dava başladı

Alman Die Welt gazetesinin eski Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in 2019 yılında yaptığı bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla  yargılandığı davanın ilk duruşması 5 Eylül 2019 günü İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Yücel’in katılmadığı duruşmada hazır bulunan avukatı Veysel Ok, müvekkilinin Almanya’da yaşadığını ve adresini mahkemeye bildireceklerini belirtti. Mahkeme davayı 11 Haziran 2020 tarihine erteledi.

Selman Keleş ve Arif Aslan’ın davası Ocak ayına ertelendi 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Medya Haber Ajansı (Dihaber) muhabiri Selman Keleş ve gazeteci Arif Aslan’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandıkları davanın altıncı duruşması 5 Eylül 2019 tarihinde Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Keleş ve Aslan, Van Büyükşehir Belediyesi binası çevresinde çekim yaptıkları gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve sekiz ay tutuklu kaldıktan sonra 21 Kasım 2017 tarihinde görülen ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişlerdi.

Duruşmada Aslan ve avukatı Cahit Durmaz hazır bulundu. Durmaz, müvekkilinin yaptığı gazetecilik mesleğinin bir kamu hizmeti olduğunu belirtti. Durmaz ayrıca tutuksuz yargılanan Selman Keleş’in yurtdışında yaşadığı için duruşmalara katılamadığından dosyasının ayrılmasını talep etti. Keleş’in dosyasının ayrılması talebinin değerlendirileceğini açıklayan heyet, davayı 16 Ocak 2020 tarihine erteledi.

Sözcü davası, karar için Ekim ayına ertelendi

Sözcü gazetesi yöneticileri, çalışanları ve yazarlarının “Silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması 4 Eylül 2019 tarihinde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık avukatları, iddianamedeki suçlamaların ve bilirkişi raporunun somut delillere dayanmadığını söyledi. Sanıklara yöneltilen suçlamaların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına dikkat çeken avukatlar, müvekkillerinin beraatini talep etti.

İki üye hâkimin izinli olması nedeniyle nöbetçi heyetle duruşmayı sürdüren mahkeme başkanı Akın Gürlek, esasa ilişkin savunmaların değerlendirilmesi için davayı 28 Ekim 2019 tarihine erteledi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın yargılandığı dava ertelendi

Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü İsminaz Temel ve muhabiri Havva Cuştan’ın da aralarında bulunduğu 23 kişinin “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması 3 Eylül 2019 günü İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada, İsminaz Temel’in de aralarında bulunduğu 12 sanık ve sanık avukatları mahkemede hazır bulundu.

Temel’in avukatı Ömer Çakırgöz, Article 19 tarafından hazırlanan uzman mütalaasını mahkemeye sundu. Temel’in adil yargılanma hakkınının ve ifade özgürlüğünün ihlâl edildiği yönünde uzman görüşü sunulduğunu belirten Çakırgöz, müvekkilinin beraatini talep etti.

Diğer sanık avukatları da müvekkillerinin yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması yönündeki talepleri reddederek davayı 26 Kasım 2019 tarihine erteledi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Cumhuriyet ve Ulusal Kanal muhabirleri adlî yıl açılış törenine alınmadı

Cumhuriyet gazetesi yargı muhabiri Alican Uludağ, Yargıtay Başkanlığı tarafından davet edilmiş olduğu hâlde Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2019-2020 Adlî Yıl Açılış Törenine alınmadı.

Twitter hesabından Yargıtay’ın kendisine gönderdiği davetiyeyi paylaşan Uludağ, 

Cumhurbaşkanlığı tarafından Yargıtay’ın listesinden isminin çıkarıldığını öğrendiğini aktardı. “Ben oraya kişisel menfaatim için değil, halkın haber alma hakkı için gittim” diyen Uludağ, Ulusal Kanal’dan iki muhabirin de törene alınmadığını kaydetti.

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Ağustos ayı raporunu açıkladı

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ), Ağustos ayında gazetecilere yönelik hak ihlâllerini derlediği raporunu açıkladı.

Raporda, “Ağustos ayında gazetecilere yönelik baskılar zirve yaptı. Toplumsal muhalefetin artış gösterdiği Ağustos ayında etkinlikleri takip eden 15 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler defalarca engellendi, haklarında soruşturma ve dava açıldı. Yüzlerce haberin erişimi engellendi” ifadelerine yer verildi.

Raporda, Ağustos ayında 15 gazetecinin gözaltına alındığı, 2 gazeteciye soruşturma açıldığı, 5 gazeteci hakkında dava açıldığı, 1 gazeteciye 2 yıl 4 ay hapis cezası verildiği, 700 habere erişimin engellediği, 1 gazetecinin evine baskın yapıldığı, 2 gazetecinin darp edildiği, 1 gazetecinin silahlı saldırıya uğradığı, 1 gazetecinin baskılar nedeniyle mesleği bıraktığı kaydedildi.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları listesi 

6 Eylül 2019 tarihi itibarıyla Türkiye’de en az 138 gazeteci ve medya çalışanı, tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor. 

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.