Çiğdem Toker’e 1,5 milyon TL tazminat talepli yeni dava açıldı; Özgürlükçü Demokrasi’nin 14 çalışanı hakkında iddianame hazırlandı; Nur Ener’e 7,5 yıl hapis cezası verildi 

 

Cumhuriyet gazetesi yazarı Çiğdem Toker’e bir yazısı nedeniyle geçtiğimiz aylarda açılan manevi tazminat davasına bir yenisi eklendi. Toker’e açılan ikinci manevi tazminat davasının da ilki gibi 1,5 milyon TL tazminat talebiyle açıldığı öğrenildi.

Toker’in Twitter hesabından paylaştığı bilgilere göre, Şenbay Madencilik adlı şirket tarafından açılan davanın gerekçesi Toker’in 22 Ekim 2017 tarihinde yayımlanmış olan “Tasarruf arıyorsanız metro ihalelerine bakın” başlıklı yazısı.

Toker’e yine 2017 yılında yayımlanan “Rusya’ya domatesler de Bayburt’tan” yazısı nedeniyle Agrobay Seracılık şirketi tarafından 1,5 milyon TL manevi tazminat talebiyle Ocak ayında dava açılmıştı. İkinci manevi tazminat davasını açan Şenbay Madencilik’in Agrobay ile aynı grup bünyesinde faaliyet yürüttüğü öğrenildi. Agrobay tarafından açılan davanın görülmesine 19 Haziran’da Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başlanacak.

Yeni Asya editörü Nur Ener Kılınç hapis cezasına çarptırıldı 

Yeni Asya gazetesi editörü Nur Ener Kılınç, “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın 24 Mayıs günü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme Kılınç’ın ev hapsinin devamına karar verdi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Ahmet Altan’a açılan manevi tazminat davası reddedildi 

Tutuklu yazar ve gazeteci Ahmet Altan hakkında tazminat talebiyle açılan üç ayrı dava geçtiğimiz hafta içinde İstanbul ve Ankara’daki mahkemelerde görüldü.

İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi, 22 Mayıs günü görülen duruşmada, Altan’a emekli Kurmay Albay ve CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek tarafından manevi tazminat talebiyle açılan davayı reddetti.

Aynı gün Ankara’da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nde ise AKP eski milletvekili Recep Yıldırım tarafından Altan’ın köşe yazıları gerekçesiyle açılan ve ilk derece mahkemesince reddedilmiş olan davanın temyiz incelemesi vardı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Yıldırım’ın talebi üzerine duruşmalı olarak görülen davadaki kararını önümüzdeki haftalarda açıklayacak.

Duruşmalarla ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Altan’a manevi tazminat talebiyle açılan davalardan bir diğeri ise 24 Mayıs günü Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Dava, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Altan’ın Ocak 2012 tarihli “Devlet Yardakçılığı ve Ahlak” başlıklı yazısında kişilik haklarını ihlâl ettiği gerekçesiyle açılmıştı. Davanın bir önceki duruşmasında, aynı yazı nedeniyle açılan ceza davasının sonucunun beklenmesine karar verilmişti.

Duruşmada söz alan Altan’ın avukatı Ergin Cinmen, ceza yargılamasında ilk derece mahkemesinin Yargıtay’ın bozma kararına uyarak beraat kararı verdiğini hatırlattı. “Karar henüz kesinleşmemiştir, ancak kesinleşmesinin beklenmesine gerek yoktur” diyen Cinmen, davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Erdoğan’ın avukatı ise sözlü yargılama için süre talep etti.

Süre talebini dikkate alan mahkeme, davayı 11 Eylül 2018 tarihine erteledi.

Ziya Ataman ikinci duruşmada tahliye edilmedi 

İki yılı aşkın bir süredir tutuklu bulunan gazeteci Ziya Ataman’ın da aralarında bulunduğu 9’u tutuklu toplam 19 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşması 25 Mayıs günü Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) muhabiri Ziya Ataman, Van’da 11 Nisan 2016 tarihinde tutuklanmıştı. Ataman, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak,” “tasarlayarak kamu görevlisini görevinden dolayı kasten öldürme,” “tasarlayarak kamu görevlisini görevinden dolayı kasten öldürmeye teşebbüs,” “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs,” “kamu kurum ve kuruluşlarına ait mallara patlayıcı madde kullanmak suretiyle kasten zarar verme,” “patlayıcı madde kullanmak suretiyle kasten mala zarar verme,” “6136 sayılı kanuna muhalefet” ve “bir örgütün faaliyeti çerçevesinde tehlikeli maddenin izinsiz olarak bulundurulması” iddialarıyla yargılanıyor.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, duruşmaya tutuklu bulunduğu Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden katılması beklenen Ataman, sistemdeki arıza nedeniyle duruşmaya katılamadı. Tutuklu yakınlarının izlediği duruşmada, avukatlar, davada tutuksuz yargılananlar ve bazı tutuklular hazır bulundu. Müvekkillerinin üzerine atılı suçların delilsiz olduğunu belirten avukatlar, tahliye talebinde bulundu.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, aralarında Ataman’ın da bulunduğu 9 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 7 Ağustos 2018 tarihine erteledi.

Özgürlükçü Demokrasi ve Gün Matbaa iddianameleri hazırlandı 

Mart ayı sonunda polis operasyonuna hedef olan ve kayyum atanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin 6’sı tutuklu 14 çalışanı hakkında iddianame hazırlandı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcısı tarafından hazırlanan 67 sayfalık iddianame, 23 Mayıs’ta İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

İddianamede, aralarında gazetenin İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar ve Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul’un da bulunduğu 14 gazeteciye “örgüt üyeliği,” “örgüt propagandası,” “örgütlerin yayınlarını basmak veya yayınlamak” suçlamaları yöneltiliyor.

İddianamenin büyük bölümünü gazetenin 20 Ocak’tan sonra sayfalarında yer verdiği haberlerin oluşturduğu bildirildi. İddianamede yayınlarda Türkiye’nin Afrin’de yürüttüğü operasyonla ilgili “devlet aleyhine yalan haberlerle olumsuz bir algı oluşturmak amacıyla rutin ve sistematik şekilde terör örgütü propagandası yapıldığı” ileri sürüldü.

Haklarında iddianame hazırlanan gazeteciler şunlar: Davut Uçar, Ersin Çaksu, Fırat Benli, Günay Aksoy, Hicran Urun, İhsan Yaşar, İshak Yasul, Mehmet Ali Çelebi, Mizgin Fendik, Önder Elaldı, Pınar Tarlak, Ramazan Sola, Reyhan Hacıoğlu, Yılmaz Yıldız. İddianamede 6 kişi için de yakalama kararı bulunuyor.

Özgürlükçü Demokrasi’nin basımını yapan Gün Matbaacılık’ın tutuklu bulunan 21 çalışanı hakkında da iddianame hazırlandı. Mezopotamya Ajansı’nın 22 Mayıs tarihli haberine göre, iddianamede, matbaada basımı yapılmış olan “Zimanê Kurdî” adlı dilbilgisi kitabı “Sözde Kürtçe dil bilgisi” olarak gösterildi. Soruşturmaya konu tek delilin basımı yapılan yayınlar olduğu öğrenildi.

Ilıcak’ın casusluk suçlamasıyla yargılandığı dava ertelendi

Tutuklu gazeteci Nazlı Ilıcak’ın “casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 23 Mayıs günü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görüldü.

Ilıcak bu davada 2 Ocak 2015 tarihinde yayınlanan Bugün gazetesindeki köşe yazısında Genelkurmay kayıtlarından çıkarılarak imha edildiği tespit edilen gizli bir belgeye yer verdiği iddiasıyla “Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama” suçlamasıyla müebbet hapis istemiyle yargılanıyor.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Ilıcak, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşma savcısı, Ilıcak’ın söz konusu yazıyı görsel medyada açıklayıp açıklamadığının, sosyal medyada paylaşıp paylaşmadığının araştırılmasını talep etti.

Söz alan Ilıcak ise söz konusu yazının çıktığı tarihte Bugün gazetesinde çalıştığını belirterek, “Söz konusu yazı bir haber değil, yorumdur. Başka yerler de yararlanmış olabilir. Bu beni bağlamaz” dedi.

Basın Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen 4 aylık hak düşürücü sürenin amacının basın özgürlüğünü korumak olduğunun altını çizen Ilıcak, “Sosyal medyada benim tarafımdan paylaşılmadı. Paylaşım yapılıp yapılmadığını da bilmiyorum. Savcının talebine katılmıyorum. Davanın düşürülmesini talep ediyorum” diye konuştu. Ilıcak’ın avukatları da düşme kararı verilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı, Milli Savunma Bakanlığı avukatının davaya katılma talebinde bulunduğunu belirtti. Suçtan zarar görme ihtimali dikkate alınarak bakanlığın davaya katılma talebini kabul eden mahkeme heyeti, RTÜK’e yazı yazılarak söz konusu yazının sanığın devamlı katıldığı veya misafir olarak katıldığı programlarda açıklamada bulunup bulunmadığının araştırılmasına karar verdi.  

Dava 18 Ekim 2018 tarihine ertelendi.

Erdoğan Alayumat üçüncü duruşmasında tahliye edildi 

Kapatılan Dihaber muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman’ın “casusluk” ve “örgüt üyelği” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın üçüncü duruşması 23 Mayıs günü Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme duruşmanın sonunda verdiği ara kararında 2017 yılının Temmuz ayından bu yana tutuklu bulunan Alayumat’ın tahliyesine karar verdi.

İddianamede Alayumat ve Akman’a yöneltilen suçlamaların dayanağı yaptıkları haberler ve bilgisayarlarında bulunan haber fotoğrafları. Her iki gazeteci de 45’er yıl hapis istemi ile yargılanıyor.

Mahkeme, Genelkurmay Başkanlığı’ndan Alayumat tarafından fotoğrafı çekilen bir yerleşkenin askerî amaçla kullanıp kullanılmadığına dair yazı istemişti. 

Çarşamba günü görülen duruşmada, Genelkurmay’dan beklenen yazının aradan geçen 3,5 aya rağmen gelmediği görüldü.

Alayumat ve Akman’ın avukatı Tugay Bek, müvekkillerinin üzerinde çıkan materyaller ve önceki duruşmada mahkemece dinlenen tanık ifadelerinin müvekkillerinin gazetecilik yaptıklarını ortaya koyduğunu belirterek, Alayumat’ın tahliyesini talep etti.

Mahkeme, Alayumat’ın adlî kontrol olmaksızın tahliyesine, Akman’a uygulanan adlî kontrol uygulamasının ise devamına karar vererek davayı 19 Ekim 2018 tarihine erteledi.

Tutuklu gazeteci Sayılğan duruşmaya bağlanamadı 

Tutuklu Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri İdris Sayılgan’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın görülmesine 23 Mayıs günü Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Trabzon’da tutuklu bulunan Sayılgan, SEGBİS sistemindeki arıza nedeniyle duruşmaya bağlanamadı. Duruşma sonunda mahkeme Sayılğan’ın tutukluluğuna devam kararı verdi.

P24 tarafından izlenen duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Abdullah Kaya hakkındaki dava Eylül ayına ertelendi

Gazeteci Abdullah Kaya hakkında açılan davanın 4. duruşması 23 Mayıs günü Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kaya, Ağrı Dağı’nda 2014 yılında düzenlenen bir festivalde PKK bayrakları ve Abdullah Öcalan’ın posterlerinin bulunduğu gösteride çektiği görüntüler gerekçesiyle “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla yargılanıyor.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, duruşmada Kaya tutuklu bulunduğu Rize L Tipi Cezaevi’nden SEGBİS’le bağlanarak savunmasını yaptı. Kaya, o tarihte takip ettiği etkinliğin Ağrı Valiliği tarafından izinli olduğunu belirterek, suçlama konusu yapılan tüm hususların gazetecilik mesleği içerisinde olduğunu söyledi. Kaya suçlamaları kabul etmediği söyleyerek, beraatini talep etti.

Mahkeme heyeti ise, dosya için istenen evrakların tamamlanması için duruşmayı 24 Eylül 2018 tarihine erteledi.

Fahrettin Kılıç tahliye edilmedi 

Özgür Toplum dergisi çalışanı Fahrettin Kılıç, “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın 23 Mayıs günü Adana’da görülen ikinci duruşmasında hâkim karşısına çıktı.

Kılıç, Adana’da 28 Mart 2017 tarihinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında Kılıç ve avukatı hazır bulundu. Duruşmada tercüman aracılığıyla Kürtçe savunma yapan Kılıç suçlamaları reddetti ve dergileri kazanç sağlamak amacıyla sattığını belirterek tahliyesini talep etti. 

Savcı Kılıç’ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Savcının talebi doğrultusunda Kılıç’ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme davayı 18 Eylül 2018 tarihine erteledi.

Ahmet Şık’ın 301’den yargılandığı dava Eylül’e ertelendi

Araştırmacı gazeteci ve Cumhuriyet gazetesi muhabiri Ahmet Şık, Twitter paylaşımları gerekçesiyle iki ayrı iddianame üzerinden yargılandığı davanın 22 Mayıs günü İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, esas hakkında savunma için süre talebinde bulunan Şık ve avukatının talepleri doğrultusunda davayı 18 Eylül 2018 tarihine erteledi.

P24 tarafından izlenen duruşmayla ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Özgürlükçü Demokrasi çalışanları Serkan ve Özkan Erdoğan beraat etti 

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanları Özkan Erdoğan ve Serkan Erdoğan, “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla tutuksuz olarak yargılandıkları davanın 22 Mayıs günü görülen duruşmasında beraat etti.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında Özkan Erdoğan ve Serkan Erdoğan ile avukatları hazır bulundu.

Özkan Erdoğan ve Serkan Erdoğan Mersin’de 29 Temmuz 2017 tarihinde polis tarafından gözaltına alınmış, “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklanmış, Ocak ayında görülen ilk duruşmalarında mahkeme tarafından tahliye edilmişlerdi.

Özkan Erdoğan ve Serkan Erdoğan savunmalarında dağıtımını yaptıkları Özgür Toplum dergisinin yasal olduğunu, derginin savcılığın onayı ile çıktığını ve kendilerinin de yasal olduğunu bildikleri derginin dağıtımını yaptıklarını dile getirerek, suçlamaları reddetti ve beraatlerini talep etti.

Savcı, dağıtımı yapılan dergilerin yasal olduğunu ve sanıkların çalışmalarını gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirdiğini belirterek beraatlerini istedi. Mahkeme savcının talebini dikkate alarak her iki gazete çalışanının beraatine karar verdi.

“Badem Bıyık” davasında gazeteci Candemir beraat etti

Gazeteci Oktay Candemir’in 22 Aralık 2017 tarihinde vanhaberdar.com adlı haber sitesinde yayınlanan “Badem Bıyık bilakis… Van Valisi bize ne anlatıyor” başlıklı yazısı üzerine Van Valisi Murat Zorluoğlu tarafından açılan “hakaret” davası sonuçlandı. Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Candemir’in yazısını düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirerek gazetecinin beraatine hükmetti.

Konu ile ilgili habere bu bağlantıdan ulaşılabilir.

Geride kalan haftanın diğer ifade özgürlüğü davaları 

  • Gırgır dergisi karikatüristi Seyfi Şahin, “Musa Kızıldeniz’i ayırır ve Yahudileri kurtarır” başlıklı karikatürüyle “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçunu işlediği gerekçesiyle 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi, “sanığın sabıkalı geçmişi ve aynı suçtan derdest davanın bulunması, kişilik özellikleri, cezanın bireyselleştirilmesi ve ıslahı kapsamında sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmaması” gerekçeleriyle cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmetti.
  • Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Eren Erdem, 22 Mayıs sabahı Almanya’ya seyahat etmek üzere gittiği Atatürk Havalimanı’ndan, hakkında 22 yıl hapis istemiyle hazırlanan iddianame kapsamında alınan yurt dışı yasağı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı. Erdem’le ilgili suçlamalar arasında MİT TIR’ları operasyonuna ilişkin tutanakların kendisinde bulunması ve bunları yayması ile Zaman gazetesine operasyon yapıldığı gün gazeteye giderek destek olmasının bulunduğu öğrenildi. Açılan davadan sonra 22 Mayıs akşamı Artı TV’de hakkındaki iddialarla ilgili açıklamalar yapan Erdem hakkında bu sözleri nedeniyle da İstanbul Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
  • Akademisyen Bülent Şık hakkında, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ve toplum sağlığını ilgilendiren yazı dizisi nedeniyle soruşturma açıldı. Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmaya gerekçe olarak “Göreve ilişkin sırrın açıklanması; yasaklanan bilgileri temin; yasaklanan bilgileri açıklama ve takdir olunacak diğer suçlar” gösterildi. Şık’ın “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi” başlıklı yazı dizisi 15 Nisan 2018 gününden itibaren dört gün boyunca yayınlanmıştı. 
  • Tutuklu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken’e “terör örgütü propagandası” ve “yürüyüş kanununa muhalefet” suçlamalarıyla verilmiş olan 9 yıl 2 aylık hapis cezası onandı. Yerel mahkemenin kararını onayan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi ayrıca avukatların tahliye talebini de reddederek Baluken’in tutukluluğunun devamına hükmetti. Baluken, 24 Haziran seçimleri için HDP aday listesinde Batman 1. sırada yer almıştı, ancak hakkındaki kararın kesinleşmesi nedeniyle aday listesinden çıkarılacak.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları listesi 

P24 tarafından açık kaynaklardan derlenen bilgilere göre, 25 Mayıs 2018 itibariyle Türkiye’de en az 174 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.

Ayrıntılı listeye buradan ulaşılabilir.