Özgürlükçü Demokrasi davasında gazetecilere hapis cezası verildi; AYM bu hafta Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Deniz Yücel ve 9 diğer başvuruda gerekçeli kararlarını açıkladı 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin üçü tutuklu 14 çalışanının “silahlı terör örgütüne üye olmak,” “terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın karar duruşması, 28 Haziran 2019 günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme, gazeteciler Hicran Urun, Reyhan Hacıoğlu ve İshak Yasul’a “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçundan ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdi. Yasul’a ayrıca “örgüt propagandası” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası veren mahkeme, Mehmet Ali Çelebi’nin de “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.

Mahkeme, kararla birlikte Hacıoğlu, Çelebi ve Yaşar için tahliye kararı verdi ancak Çelebi’nin başka bir dosyadan cezası olması sebebiyle tahliye edilemeyeceği öğrenildi.

P24’ün izlediği duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Sendika.Org editörü Ali Ergin Demirhan gözaltına alındı

Sendika.Org editörü Ali Ergin Demirhan, 28 Haziran 2019 günü İstanbul’da GBT araması sırasında gözaltına alındı. Hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla yürütülen bir soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınan Demirhan, polislerce Aksaray Karakolu’na götürüldü. Demirhan, İstanbul Adliyesi’nde nöbetçi hakime ifade vermesinin ardından serbest bırakıldı.

Demirhan’ın 24 Haziran seçimleri sonrası Twitter’dan yaptığı bir paylaşım gerekçesiyle hakkında açılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi.

Gazeteci Haydar Ergül’ün yargılandığı dava Aralık ayına ertelendi 

Aralarında Demokratik Modernite dergisi editörü Haydar Ergül ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) üye ve yöneticilerinin de bulunduğu, beşi tutuklu 19 kişinin “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması 28 Haziran 2019 günü İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma sonunda mahkeme, dava kapsamında tutuklu yargılanan DBP ve HDP üye ve yöneticileri Eşref Yaşar, Ayşegül Turhan, Mustafa Elma, Münevver İlingi ve Aysel Diler’in tutuklu kaldıkları süreyi göz önüne alarak tahliyelerine karar verdi. Mahkeme, araya adlî tatilin girmesi nedeniyle ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için davanın bir sonraki duruşmasının 26 Aralık 2019 tarihinde görülmesine karar verdi.

AYM, Deniz Yücel için “hak ihlâli” kararı verdi

Anayasa Mahkemesi, Alman Die Welt gazetesinin eski Türkiye temsilcisi Deniz Yücel’in tutukluluğuna karşı yapılan bireysel başvuruda “hak ihlâli” kararı verdi. 

Yücel’in başvurusuna ilişkin karar, 28 Haziran 2019 günü AYM’nin internet sitesinde yayımlandı.

Yücel’in başvurusunu 28 Mayıs 2019 tarihinde görüşen AYM İkinci Bölümü, Yücel’in başvurusunda Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 26. ve 28. maddelerde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlâl edildiğine karar verdi.

AYM Osman Kavala kararının gerekçesini açıkladı

Anayasa Mahkemesi, 1 Kasım 2017’den bu yana tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın bireysel başvurusuna ilişkin 22 Mayıs’ta verdiği ret kararının gerekçesini de 28 Haziran 2019 günü yayımladı.

Gerekçeli kararda, Kavala’nın tutuklanmasının “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlâl ettiği” kanaatinde olduklarını belirten AYM Başkanı Zühtü Arslan dahil beş yargıcın, Genel Kurul’un “ihlâl yoktur” yönündeki çoğunluk kararına karşı oy kullandıkları görüldü.

Akademisyenlere destek verdiği için yargılanan Necmi Demir hâkim karşısına çıktı

Barış Akademisyenlerine destek amacıyla kendisini savcılığa ihbar eden 18 hak savunucusu arasında bulunan Necmi Demir’e “örgüt propagandası” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Haziran 2019 günü İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada Demir ve avukatı Meriç Eyüboğlu hazır bulundu. Üzerine atılı suçlamaya karşı savunması sorulan Demir, suçlamayı reddederek beraatini talep etti.

“Propaganda” suçunun unsurlarının oluşmadığını belirten avukat Eyüboğlu ise, suçlamaya konu edilen metnin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek derhal beraat talebinde bulundu.

Derhal beraat kararı verilmesinin koşullarının oluşmadığına hükmeden mahkeme, talebi reddetti. Bunun üzerine tekrar söz alan avukat Eyüboğlu, müvekkilinin ayrıntılı savunma hazırlayabilmesi için süre talep etti. Süre talebini kabul eden mahkeme, davaya konu metnin bir örneğinin gönderilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazının cevabının beklenmesine karar vererek, duruşmayı 31 Ekim 2019 tarihine erteledi.

AYM, Ahmet Altan ve 13 gazeteciye ilişkin gerekçeli kararlarını açıkladı

Anayasa Mahkemesi (AYM), tutuklu gazeteciler Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak ile Cumhuriyet gazetesi davasında yargılanan gazetecilerin tutukluluğa karşı yaptıkları bireysel başvurularına ilişkin Mayıs ayı başında verdiği ret kararlarının gerekçesini 26 Haziran 2019 tarihinde internet sitesinde yayımladı. AYM, soruşturma makamlarının değerlendirmelerinin ve tutuklama kararı veren mahkemelerin kararlarının “keyfî ve temelsiz” olduğunun söylenemeyeceğini savundu.

Eylül 2016’dan beri Silivri’de tutuklu bulunan Ahmet Altan’ın bireysel başvurusunda AYM Başkanı Zühtü Arslan, Başkan Vekili Engin Yıldırım ve üç üye yargıç, “hak ihlâli bulunduğu” yönünde kanaat bildirdi. 

Mahkeme, Ahmet Şık’ın başvurusunu ise “kabul edilemez” buldu.

Gerekçeli kararlar ile ilgili ayrıntılı habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Yeniden yargılanan öğretmen Ayşe Çelik beraat etti

Bir televizyon programına telefonla bağlanarak “Çocuklar ölmesin” dediği için “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan yargılanan ve 2017 yılında 1 yıl 3 ay hapse mahkûum edilen öğretmen Ayşe Çelik, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihâli kararı uyarınca 26 Haziran 2019 günü yeniden hâkim karşısına çıktı.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın sonunda Çelik, hakkındaki suçlamadan beraat etti.

Duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Beritan Canözer hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi

Gazeteci Beritan Canözer hakkında “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması, 26 Haziran 2019 günü Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Canözer ve avukatı Resul Tamur duruşmada hazır bulundu. Dosyaya gelen tanık beyanlarının okunmasının ardından söz alan Canözer, tanık beyanlarını reddederek, gazeteci olduğunu ve sadece görevini yaptığını ifade etti.

Ardından mütalaasını açıklayan savcı, haklarında “örgüt üyeliği”nden soruşturma süren Canan Ceylan, Rıfayi İpek, Mehmet Salih Ateş ve Baran Aslan’ın ifadelerinin birbiriyle tutarlı olduğunu ileri sürerek, “Örgüt üyesi olduğu, örgüt içinde faaliyet yürüttüğü, örgütün üst düzey yöneticilerinin emir ve talimatlarıyla hareket ettiği” gerekçesiyle Canözer’in TCK 314/2 ve TMK 5. maddesi uyarınca  7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Canözer’in mütalaaya karşı savunma için süre talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı Ekim ayına erteledi.

Ahmet Altan’ın 2009 yazısı nedeniyle yargılandığı dava Eylül’e ertelendi

Tutuklu edebiyatçı ve gazeteci Ahmet Altan’ın kapatılan Taraf gazetesinde 2009 yılında yayımlanan “Mafyanın Dışında Kim Kaldı” başlıklı yazısı nedeniyle yargılandığı davanın üçüncü duruşması 25 Haziran 2019 tarihinde Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sakarya eski İl Emniyet Müdürü Faruk Ünsal’ın şikâyetiyle açılan davada Altan’a “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlâl” suçlamaları yöneltiliyor.

Altan duruşmaya tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden SEGBİS’le bağlanırken, avukatı Figen Albuga Çalıkuşu ise mahkemede hazır bulundu. Altan, hakkındaki suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Davaya konu haberin halen güncel olduğunun altını çizen Altan, aynı zamanda yazıda “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüsten” bahsedilemeyeceğini söyledi.

Avukat Çalıkuşu ise, Altan’a aynı yazı nedeniyle Ünsal tarafından açılmış olan tazminat davasının mahkeme tarafından reddedildiği ve kararın 

Yargıtay tarafından 2018 yılında onanarak kesinleştiğine dikkat çekti. Atılı suçların oluşmadığını ifade eden Çalıkuşu, müvekkilinin beraatini talep etti.

Mahkeme ara kararında Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden tazminat davasına ait dosyanın istenmesine karar vererek davayı 5 Eylül 2019 tarihine erteledi.

Gezi davasının ilk duruşması görüldü 

Aralarında tutuklu iş insanı Osman Kavala ile sanatçılar ve sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu 16 kişinin 2013’teki Gezi Parkı olaylarını “planladıkları ve finanse ettikleri” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 24-25 Haziran 2019 tarihlerinde Silivri’deki mahkeme salonunda görüldü.

İki gün süren duruşmanın sonunda İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, dava kapsamında yedi aydır tutuklu bulunan Yiğit Aksakoğlu’nun yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine, Osman Kavala’nın ise tutukluluk hâlinin devamına karar vererek davayı 18-19 Temmuz 2019 tarihlerine erteledi.

Davada 16 sanık hakkında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

P24’ün izlediği duruşma ile ilgili habere bu bağlantıdan erişilebilir.

Gazeteci Meryem Yıldırım’a ilk duruşmasında hapis cezası verildi

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla hakkında dava açılan gazeteci Meryem Yıldırım’ın ilk duruşması 19 Haziran 2019 günü İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Yıldırım ve avukatı Özgür Urfa duruşmada hazır bulundu. Suçlamaya konu olan paylaşımların üzerinden iki yıl geçtiğini söyleyen Yıldırım, söz konusu paylaşımları yaptığını hatırlamadığını ifade etti. Avukat Urfa ise, Anayasa Mahkemesi’nin Ayşe Çelik kararını hatırlatarak iddia makamının mütalaa verirken bu kararı göz önünde bulundurmasını talep etti.

Savcı mütalaasında, suçlama konusu paylaşımların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, Yıldırım’ın “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını istedi. Esasa karşı beyanda bulunan Yıldırım, suçlamayı reddederek beraatini talep etti.

Yıldırım’ın avukatı soruşturma aşamasında hâkim ya da mahkeme kararı olmadan sosyal medya hesabında yapılan incelemeyle toplanan delillerin Ceza Muhakemesi Kanununa aykırı olduğunu söyledi. Avukat Urfa, müvekkilinin suç içermeyen ve şiddet çağrısı yapmayan paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurguladı. Urfa, Yıldırım’ın beraatini istedi.

Dosyada araştırılacak başkaca bir husus olmadığına kanaat getiren mahkeme, Yıldırım’a 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası verdi. Yıldırım’ın cezasında herhangi bir indirime gitmeyen mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini de uygulamadı. Yıldırım’ın avukatı kararı istinafa taşıyacak.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları listesi

Son tahliyelerin ardından, 28 Haziran 2019 tarihi itibarıyla Türkiye’de en az 140 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor.

Ayrıntılı listeye bu bağlantıdan erişilebilir.

Pineapple
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın içeriğinden tümüyle P24 sorumludur. Bu içeriğin Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtması beklenmemelidir.