Expression Interrupted

Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskının öncelikli hedefi gazeteciler ve akademisyenler. Yüzlerce gazeteci ve akademisyen hakkında soruşturma açıldı, birçoğu tutuklandı. Bu site ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip etmektedir.

Cihan Acar

Cihan Acar

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Bugün ve Özgür Düşünce gazetelerinde muhabirlik yapmış olan Cihan Acar, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası gazetecilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 29 Temmuz 2016 tarihinde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

 

13 Şubat 2017 tarihinde İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi çoğunluğu gazeteci olan 29 sanık hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. İddianamede Acar’ın “FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. 

 

Acar ve çoğunluğu gazeteci 28 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması Mart 2017’de görüldü. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mart 2017 tarihli duruşmada aralarında Acar’ın da bulunduğu 21 kişinin tahliyesine karar verdi. Ancak Acar ve 12 diğer gazeteci, haklarında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" iddialarıyla açılan başka bir soruşturma kapsamında cezaevi çıkışında gözaltına alındı.

 

“Medya yapılanması davasının” ikinci ve üçüncü duruşmaları 27 Nisan 2017 ve 6 Temmuz 2017 tarihlerinde görüldü.

 

“Darbe” iddianamesi

 

6 Haziran 2017 tarihinde ise “darbe” suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan tarafından hazırlanan 314 sayfalık iddianamede, Acar ve diğer 12 gazeteci hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Başsavcılık, iddianameyi 29 sanıklı “Medya yapılanması davası” ile birleştirme talebiyle İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

 

Tahliye

 

Darbe suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 16-18 Ağustos 2017 tarihlerinde İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Üç günlük duruşmanın sonunda mahkeme, gazeteciler Acar ve Bünyamin Köseli’nin adlî kontrol şartıyla tahliye edilmelerine karar verdi. Mahkeme ayrıca “darbe” iddianamesinin “Medya yapılanması davası” ile birleştirilmesine karar verdi.

 

Mütalaa

 

6 Şubat 2018 günü görülen yedinci duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, 13 sanık hakkındaki “darbe” suçlamasının düşürülmesini talep ederken, Acar’ın da aralarında olduğu sanıkların “FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla cezalandırılmasını ve Acar’ın tekrar tutuklanmasını istedi.

 

Hapis cezası

 

7-8 Mart 2018 tarihlerinde görülen karar duruşmasında hükmünü açıklayan İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Acar’ın da bulunduğu 11 sanığın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla alt sınırdan 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, Acar’ın yeniden tutuklanmasına karar vermedi.

 

İstinaf mahkemesi kararı

 

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 22 Ekim 2018 tarihinde sanık avukatlarının istinaf taleplerini esastan reddetti. Avukatların duruşma taleplerine karşın duruşmasız olarak verilen istinaf kararında, dosyada mevcut delillerin suçun ispatı bakımından yerinde ve yeterli olduğu ve yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğu ifade edildi.

 

Anayasa Mahkemesi başvurusu ve tazminat kararı

 

Acar’ın avukatları Mustafa Söğütlü ve Gülşah Kaya, 22 Mayıs 2017 tarihinde  müvekkillerine uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi güvenliği hakkının, gazetecilik faaliyetlerinin tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle basın özgürlüğünün, arama kararının hukuka aykırı olması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, müdafi yardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği iddialarıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

 

Başvuruyu 2020 yılının Şubat ayında inceleyen Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Acar’ın daha sonra düşürülen “darbe” suçlamasıyla yeniden tutuklanmasının hak ihlâli olduğuna karar verdi ve Acar’a 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

 

AYM’nin Cihan Acar kararının tam metnine buradan erişilebilir

 

Yargıtay kararı

 

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 16 Mart 2020 tarihinde, aralarında Acar’ın da bulunduğu 17 gazeteci hakkında verilen hükümleri onadı. Oybirliğiyle verilen kararda “vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu” ifadelerine yer verildi. 

 

Mart ayında alınan karar, 8 Haziran 2020 tarihinde UYAP’a yüklendi.

 

Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararının tam metnine buradan erişilebilir

 

Yeniden cezaevi

Davada verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasınının Yargıtay tarafından onanmasının ardından, Cihan Acar hükmün infazı için yeniden cezaevine girdi. Avukatının verdiği bilgiye göre Acar, 23 Haziran 2020 tarihinde Edirne Cezaevi’ne girdi.

 

“Devletin yargı organlarını aşağılama” davası

 

Cihan Acar, avukat Veysel Ok ile gerçekleştirdiği “Yargıda tek renk hâkim dönemi” başlıklı bir söyleşi nedeniyle TCK 301’den yargılandı.

 

KHK ile kapatılan Özgür Düşünce gazetesinde 25 Aralık 2015 tarihinde yayımlanan söyleşi nedeniyle tutuksuz olarak yargılanan Acar ve Ok, davanın 12 Eylül 2019 tarihinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında “Devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçundan 5’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yukarı